lavish - Türkçe İngilizce Sözlük

lavish

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

lavish — Definition

Anlamı ve Tanımı:
cömert, savurgan, bol
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈlævɪʃ/ – BrE /ˈlævɪʃ/)
Terim Türü:
Sıfat
Ölçünün ötesinde cömertçe verilen ya da gösterişli biçimde sunulan şeyleri niteleyen kelimedir; bolluk ve aşırılık anlamındadır. Eski Fransızca lavasse üzerinden İngilizceye geçmiştir ve savurganlık fikriyle şekillenmiştir. Güncel kullanımda lavish, hem olumlu cömertlik hem de eleştirel israf anlamlarında bağlama göre değerlendirilir.
Eş Anlamlılar:
extravagant, generous
Zıt Anlamlılar:
frugal, restrained

"lavish" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
lavish f. hesapsızca harcamak
He lavished all of his money on the project.
Tüm parasını bu projeye hesapsızca harcadı.

More Sentences
lavish s. müsrif
The young actor didn't like the lavish lifestyle.
Genç aktör müsrif yaşam tarzını sevmiyordu.

More Sentences
lavish s. savurgan
Tom lives a lavish lifestyle.
Tom savurgan bir hayat sürüyor.

More Sentences
Genel
lavish s. cömert
She was always lavish with helping her friends.
Arkadaşlarına her zaman cömertçe yardım ederdi.

More Sentences
lavish f. boşa harcamak
lavish f. bol bol harcamak
lavish f. çok harcamak
lavish f. savurmak
lavish f. israf etmek
lavish f. hesapsızca tüketmek
lavish s. bol
lavish s. ifrat
lavish s. çok
lavish s. pek çok
lavish s. tutumsuz
Osmanlıca
lavish s. mebzul

"lavish" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
lavish gifts on someone f. birini hediyelere boğmak
lavish gifts on someone f. birine bol bol hediye vermek
lavish money on f. fazla harcama yapmak
lavish of ed. bol sarfeden
Öbek Fiiller
lavish something upon someone f. birine ihsanda bulunmak
lavish something on someone f. birine ihsanda bulunmak
lavish on f. '-i (bir şeye) boğmak
lavish (someone or something) with (something) f. (birine/bir şeye bir şey) yağdırmak
lavish on f. -e (bir şey) yağdırmak
lavish (something) upon (someone or something) f. (birine/bir şeye) bolca (bir şey) sunmak
lavish (someone or something) with (something) f. (birine/bir şeye) bolca (bir şey) sunmak
lavish (something) upon (someone or something) f. (birine/bir şeye) bol keseden (bir şey) vermek
lavish (something) upon (someone or something) f. (birine/bir şeye bir şey) yağdırmak
lavish (someone or something) with (something) f. (birine/bir şeye) bol keseden (bir şey) vermek
lavish (something) on (someone or something) f. (birine/bir şeye) bol keseden (bir şey) vermek
lavish (something) on (someone or something) f. (birini/bir şeyi bir şeye) boğmak
lavish (something) on (someone or something) f. (birine/bir şeye bir şey) yağdırmak
lavish (something) on (someone or something) f. (birine/bir şeye) bolca (bir şey) sunmak
lavish (something) upon (someone or something) f. (birini/bir şeyi bir şeye) boğmak
lavish (someone or something) with (something) f. (birini/bir şeyi bir şeye) boğmak
lavish with f. (övgü) yağdırmak
lavish with f. ile güzelleştirmek
lavish with f. -e boğmak
lavish on f. '-e bol keseden (bir şey) vermek/sunmak
Mutfak
lavish meal i. ziyafet