leverage - Türkçe İngilizce Sözlük

leverage

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

leverage — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kaldıraç etkisi
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈlɛvərɪdʒ/ – BrE /ˈlɛvərɪdʒ/)
Terim Türü:
İsim
Küçük bir avantajla büyük etki yaratmayı anlatan sözcüktür; bu nedenle leverage, stratejik güç anlamına gelir. Fransızca levier (“kaldıraç”) ile bağlantılıdır.<
Eş Anlamlılar:
influence
Zıt Anlamlılar:
weakness

"leverage" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
leverage i. manivela gücü
leverage i. kaldıraç gücü
Genel
leverage i. (konumsal) avantaj
He uses his wealth as leverage to get what he wants.
İstediklerini elde etmek için servetini avantaj olarak kullanıyor.

More Sentences
leverage f. güçlendirmek
The company used funds from real estate to leverage the new firm.
Şirket, yeni kurulan firmayı güçlendirmek için gayrimenkulden elde ettiği fonları kullanmıştır.

More Sentences
leverage f. yaymak
This innovation will be leveraged across many fields.
Bu yenilik birçok alanda yayılacaktır.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
leverage i. kaldıraç
This brings greater leverage in mobilising private-sector and other public-sector funding.
Bu, özel sektör ve diğer kamu sektörü fonlarının harekete geçirilmesinde daha büyük bir kaldıraç sağlar.

More Sentences
Siyasal
leverage i. kaldıraç
This brings greater leverage in mobilising private-sector and other public-sector funding.
Bu, özel sektör ve diğer kamu sektörü fonlarının harekete geçirilmesinde daha büyük bir kaldıraç sağlar.

More Sentences
Argo
leverage i. koz
To my mind, the European Union should focus more precisely on some achievable objectives where it has leverage.
Bana göre Avrupa Birliği, elinde koz bulunan bazı ulaşılabilir hedeflere daha net bir şekilde odaklanmalıdır.

More Sentences
Genel
leverage i. piston
leverage i. manivela hareketi
leverage i. baskı
leverage i. temayül
leverage i. baskı gücü
leverage i. nüfuz
leverage i. tesir gücü
leverage i. küçük yatırımdan büyük kazanç elde edebilme
leverage i. sermaye olarak kullanmak için alınan borç
leverage f. geliştirmek
leverage f. sonuna kadar kullanmak
leverage f. sömürmek
leverage f. çıkar için kullanmak
leverage f. finansal temayülle iyileştirmek
leverage N. kaldıraç etkisi
Ticaret/Ekonomi
leverage i. borcun özsermayeye oranı
leverage i. eğilim
leverage i. manivela
leverage i. temayül
Otomotiv
leverage i. kaldıraçla kaldırma
İstatistik
leverage i. manivela gücü
Silah/Atıcılık
leverage i. manivela kuvveti

"leverage" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
put leverage on somebody f. baskı yapmak
gain leverage f. avantaj elde etmek/sağlamak
Ticaret/Ekonomi
operating leverage i. faaliyet kaldıracı
operating leverage i. işletme kaldıracı
financial leverage i. finansal kaldıraç
leverage ratios i. kaldıraç katsayıları
combined leverage effect i. bileşik kaldıraç etkisi
financial leverage i. mali kaldıraç
degree of operating leverage i. işletme kaldıracı derecesi
capital leverage i. sermaye kaldıracı
extreme leverage i. aşırı kaldıraç
operating leverage i. işletme temayülü
capital leverage i. kuvvetli sermaye
capital leverage i. sermaye eğilimi
financial leverage ratio i. finansal kaldıraç oranı
leverage coefficient i. kaldıraç katsayısı
leverage procedure i. kaldıraç işlemi
leverage leasing i. kaldıraçlı kiralama
financial leverage i. finansal temayül
leverage-based required reserves system i. kaldıraca dayalı zorunlu karşılık uygulaması
total leverage i. toplam kaldıraç
Siyasal
diplomatic leverage i. diplomatik nüfuz
diplomatic leverage i. diplomatik baskı/etkileme (gücü)
excessive leverage i. aşırı finansal kaldıraç
leverage ratio i. kaldıraç oranı
Teknik
leverage of a force i. kaldıraç kuvveti
leverage of a couple i. paralel ve zıt yönlere giden iki kuvvetin tesir hatları arasındaki düşey mesafe
Otomotiv
high leverage diagonal cutter i. ağır yan keski
high leverage end cutter i. ağır tepe keski