| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | mingle f. | katılmak | ||
|
Zoey mingled with the rest of the class quickly. Zoey kısa süre içerisinde sınıfın geri kalanına katılmıştı. More Sentences |
||||
| Genel | mingle f. | karıştırmak | ||
|
These false teachers were mingling Jewish traditions with the truths of the gospel. Bu sahte öğretmenler Yahudi geleneklerini müjdenin gerçekleriyle karıştırıyorlardı. More Sentences |
||||
| Genel | mingle f. | karışmak | ||
|
The smell of fresh coffee mingled with that of the carrot cake. Taze kahvenin kokusu havuçlu kekin kokusuna karışıyordu. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | mingle f. | karıştırmak | ||
|
These false teachers were mingling Jewish traditions with the truths of the gospel. Bu sahte öğretmenler Yahudi geleneklerini müjdenin gerçekleriyle karıştırıyorlardı. More Sentences |
||||
| Teknik | mingle f. | karışmak | ||
|
The smell of fresh coffee mingled with that of the carrot cake. Taze kahvenin kokusu havuçlu kekin kokusuna karışıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | mingle i. | insanların etkileşim içinde olacağı sosyal faaliyet | ||
| Genel | mingle f. | birbirine karıştırmak | ||
| Genel | mingle f. | katıp karıştırmak | ||
| Genel | mingle f. | katmak | ||
| Genel | mingle f. | dolaşıp durmak | ||
| Genel | mingle f. | birleştirmek | ||
| Genel | mingle f. | bitiştirmek | ||
| Genel | mingle f. | birlikte vakit geçirmek | ||
| Genel | mingle f. | kaynaşmak | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | mingle f. | iç içe geçmek | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | mingle i. | karışma | ||
| Eski Kullanım | mingle i. | karışma durumu | ||
| Eski Kullanım | mingle i. | karıştırılmış şey | ||
| Eski Kullanım | mingle i. | karışım | ||