| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | oath i. | yemin | ||
|
The president took the oath of office. Başkan yemin ederek göreve başladı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | oath i. | ant | ||
| Genel | ||||
| Genel | oath i. | yemin | ||
|
The president took the oath of office. Başkan yemin ederek göreve başladı. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | oath i. | yemin | ||
|
The president took the oath of office. Başkan yemin ederek göreve başladı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | oath i. | lanet | ||
| Genel | oath i. | ahit | ||
| Genel | oath i. | küfür | ||
| Genel | oath i. | yemin ile doğrulanan şey | ||
| Genel | oath i. | yemin ederken kullanılan ifade | ||
| Genel | oath i. | kutsal görülen şeyin adının saygısızca kullanılması | ||
| Genel | oath i. | kutsal görülen bir şeyin adıyla aynı olan, ondan türetilmiş veya o şeyin adını içeren ifade | ||
| Genel | oath i. | haykırma | ||
| Genel | oath i. | bağırma | ||
| Genel | oath zf. | yeminliyken | ||
| Genel | oath zf. | yemin altında | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | oath i. | ant | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | oath i. | kesin yemin | ||
| Hukuk | oath s. | (incil'e el basarak) gerçeği söylemeye yemin eden | ||
| Medya | ||||
| Medya | oath i. | verizon şirketinin medya tekliflerinin eski adı | ||
| Dini | ||||
| Dini | oath i. | kasem | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | oath f. | yemin etmek | ||
| Eski Kullanım | oath f. | ant içmek | ||
| Eski Kullanım | oath f. | lanet okumak | ||
| Eski Kullanım | oath f. | sövmek | ||