pity - Türkçe İngilizce Sözlük

pity

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

pity — Definition

Anlamı ve Tanımı:
acıma, merhamet
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpɪti/ – BrE /ˈpɪti/)
Terim Türü:
İsim: pity (pities); Fiil: pity (pities – pitied – pitying)
Başkasının acısına karşı duyulan şefkatli duyguyu ve bu duygunun ifadesini tanımlar. Latince pietas üzerinden evrilen kök, ahlaki duyarlılıkla bağlantılıdır. Etik tartışmalar, edebî çözümlemeler ve psikolojik empati bağlamlarında temel bir duygusal kavram olarak kullanılır.
Eş Anlamlılar:
compassion, mercy
Zıt Anlamlılar:
cruelty

"pity" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
pity i. acıma
He felt nothing but pity for the old woman.
Yaşlı kadına acıma duygusundan başka bir şey hissetmiyordu.

More Sentences
pity i. merhamet
They need to teach their children pity, patience and love.
Çocuklarına merhameti, sabrı ve sevgiyi öğretmeleri gerekiyor.

More Sentences
pity i. yazık
It is a pity, but that is the way it is.
Yazık ama durum bu.

More Sentences
Genel
pity f. acımak
I pity the poor workers who work in this mine.
Bu madende çalışan zavallı işçilere acıyorum.

More Sentences
pity f. merhamet etmek
Tom wants people to pity him.
Tom insanların ona merhamet etmesini istiyor.

More Sentences
pity s. acıyan
Everyone was looking at me with pity eyes.
Herkes bana acıyan gözlerle bakıyordu.

More Sentences
pity i. acınacak şey
pity i. şefkat
pity i. acıma duygusu
pity i. pişmanlık nedeni
pity i. pişmanlık duyulan durum
pity i. talihsizlik
pity f. (birinin) haline üzülmek

"pity" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 90 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
self-pity i. kendini zavallı hissetme
self-pity i. kendine acıma
self-pity i. kendi kendine acıma
pity on f. merhamet etmek
take pity on f. merhamet etmek
pity somebody f. acımak
take pity on f. insaf etmek
pity one's fate f. derdine yanmak
arouse pity for f. acındırmak
take pity f. insaf etmek
have no pity on somebody f. gözünün yaşına bakmamak
have no pity f. gözünün yaşına bakmamak
feel pity for f. acımak
kill without pity f. canına kıymak
kill without pity f. gözünün yaşına bakmadan canına kıymak
feel pity for f. -e acımak
take pity on f. -e acımak
have a pity on f. acımak
take a pity on f. acımak
plead for pity f. merhamet dilemek
be a pity f. yazık olmak
have pity f. merhamete gelmek
have pity f. merhamet göstermek
have pity f. yumuşamak
full of pity s. acıyıcı
out of pity zf. merhameten
out of pity zf. acıyarak
more's the pity zf. ne yazık ki
without pity zf. acımadan
for pity's sake ünl. allah aşkına
İfadeler
out of pity expr. acıyarak
out of pity expr. merhameten
Konuşma Dili
pity party i. bir insanın kendine acıması veya başkalarının kendine acımasını istemesi durumu
have pity on someone f. güç durumdaki birine acımak
have pity on someone f. merhamet duymak
have pity on someone f. onun için üzülmek
drown in self-pity s. tükenmiş
drown in self-pity s. kedere/üzüntüye boğulmuş
drown in self-pity s. bitmiş
drown in self-pity s. kendini bırakmış/salmış
drown in self-pity s. boş vermiş
more's the pity expr. maalesef
more's the pity expr. yazık ki
for pity's sake! expr. aman tanrım!
have pity on us! expr. acı bize!
that's a pity expr. çok yazık
that's a pity expr. ne yazık
that's a pity expr. çok üzücü
that's a pity expr. yazık
Deyim
take pity on someone f. acımak
have pity on someone f. acımak
take pity on someone f. merhamet etmek
take pity on someone f. merhamet göstermek
have pity on someone f. merhamet etmek
have pity on someone f. merhamet göstermek
have pity on (one) f. (birine) merhamet etmek
have pity on f. '-e merhamet göstermek
have pity on (one) f. (birine) merhamet göstermek
have pity on (one) f. (biri) için üzülmek
have pity on f. '-e merhamet duymak
have pity on f. '-e merhamet etmek
have pity on f. -e acımak
have pity on f. için üzülmek
have pity on (one) f. güç durumdaki (birine) acımak
have pity on (one) f. (birine) merhamet duymak
take pity on (someone or something) f. (birine/bir şeye) merhamet göstermek
take pity on (someone or something) f. (birine/bir şeye) acımak
take pity on (someone or something) f. (birine/bir şeye) insaf etmek
take pity on (someone or something) f. (birine/bir şeye) merhamet etmek
Konuşma
may god have pity on him expr. allah acısın
it's a real pity! expr. çok yazık!
what a pity! expr. vah!
what a pity! expr. ne yazık!
what a pity! expr. yazık
what a pity expr. ne yazık
what a pity! expr. vah vah
what a pity expr. ne kötü
what a pity expr. vah vah!
have pity on us! expr. bize acı!
it is a pity expr. yazık
it's a pity expr. çok yazık
it's a pity expr. yazık
it's a pity expr. ne yazık
it is a pity expr. çok yazık
it is a pity expr. ne yazık
I pity you expr. sana acıyorum
what a pity expr. ne yazık
Argo
what a pity i. hay anasını
Star Wars
boz pity base i. boz merhameti üssü
boz pity salient i. boz çukuru çıkıntısı