popular - Türkçe İngilizce Sözlük

popular

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

popular — Definition

Anlamı ve Tanımı:
popüler, sevilen
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpɑːpjələr/ – BrE /ˈpɒpjʊlə/)
Terim Türü:
Sıfat: popular
Geniş kitlelerce benimsenmiş ve ilgi gören durumu niteleyen sıfattır. Populus kök ailesinden gelir. Medya, kültür endüstrisi ve pazarlamada kitle beğenisini ifade etmek için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
well-liked, common
Zıt Anlamlılar:
unpopular

"popular" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
popular s. popüler
The band's new track was a huge hit in American popular culture.
Grubun yeni parçası Amerikan popüler kültüründe büyük bir hit oldu.

More Sentences
Genel
popular i. popüler öğrenci
At college, he was one of the populars and everyone wanted to be his friend.
Üniversitedeyken popüler öğrencilerden biriydi ve herkes onunla arkadaş olmak istiyordu.

More Sentences
popular s. sevilen
This new music app is very popular with teens.
Bu yeni müzik uygulaması gençler arasında çok seviliyor.

More Sentences
popular s. halk
The government has little popular support among men voters.
Hükümetin erkek seçmenler arasında çok az halk desteği var.

More Sentences
popular s. popüler
The band's new track was a huge hit in American popular culture.
Grubun yeni parçası Amerikan popüler kültüründe büyük bir hit oldu.

More Sentences
popular s. yaygın
Being cold, sick is the most popular among these.
Üşümek, hasta olmak bunlar arasında en yaygın olandır.

More Sentences
popular s. halk
The government has little popular support among men voters.
Hükümetin erkek seçmenler arasında çok az halk desteği var.

More Sentences
Siyasal
popular s. popüler
The band's new track was a huge hit in American popular culture.
Grubun yeni parçası Amerikan popüler kültüründe büyük bir hit oldu.

More Sentences
Teknik
popular s. popüler
The band's new track was a huge hit in American popular culture.
Grubun yeni parçası Amerikan popüler kültüründe büyük bir hit oldu.

More Sentences
popular s. yaygın
Being cold, sick is the most popular among these.
Üşümek, hasta olmak bunlar arasında en yaygın olandır.

More Sentences
Genel
popular s. halkın zevkine uygun
popular s. ucuz
popular s. herkesçe sevilen
popular s. uygun
popular s. beğenilen
popular s. genel
popular s. rağbette olan
popular s. gözde
popular s. halka hitap eden
popular s. herkesçe anlaşılabilir
popular s. halka özgü
popular s. halka ait
popular s. tutulan
popular s. halkın kesesine uygun
Hukuk
popular s. halkı ilgilendiren
popular s. kamusal
Siyasal
popular s. halka ait
popular s. halkı temsil eden
popular s. halk tarafından seçilen
Medya
popular i. popüler basın
popular i. geniş sirkülasyonlu ucuz gazeteler
Teknik
popular s. tutulan
Eski Kullanım
popular i. halk konseri
popular s. genel geçer zevkleri olan
popular s. rafine zevkleri olmayan
popular s. sıradan zevkleri olan

"popular" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 124 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
remain popular f. gündemde kalmak
Genel
the popular vote i. halkoyu
buddhism popular works i. budizm popüler çalışmaları
popular medicine i. genel tıp
popular music i. popüler müzik
success in popular culture i. popüler kültürde başarı
popular opinion i. popüler fikir
popular culture i. halk kültürü
happiness popular works i. mutluluk popüler çalışmaları
popular literature i. popüler edebiyat
popular works i. popüler çalışmalar
popular culture i. popüler kültür
popular belief i. genel inanç
direct popular vote i. doğrudan halk oylaması
popular heroes i. halk kahramanları
popular newspaper i. çok okunan gazete
popular education i. popüler eğitim
popular vote i. geçerli oylar
popular vote i. halkın oyu
turkish popular poet-singer i. ozan
turkish popular poet-singer i. aşık
turkish popular poet-singer i. saz şairi
popular support i. halk desteği
popular science i. popüler bilim
most popular jukebox model of all time i. tüm zamanların en çok tutulan müzik kutusu
popular wisdom i. yaygın kanı/inanış/bilgi
popular uprising i. halk ayaklanması
popular mobilization i. halk seferberliği
popular will i. halk iradesi
british popular music i. ingiltere pop müziği
popular videos i. popüler videolar
popular legend i. şehir efsanesi
a popular saying i. halk deyişi
popular press i. popüler basın
be popular with the public f. halk tarafından sevilmek
be immensely popular among people f. halk tarafından sevilmek
be popular f. halk tarafından sevilmek
become popular f. sesini duyurmak
become popular f. adından söz ettirmek
become popular f. yaygınlaşmaya başlamak
become more popular f. daha ünlü olmak
be more popular f. daha ünlü olmak
become a popular place to go f. uğrak mekan olmak
become a popular place to go f. uğrak mekan halini almak
become a popular hangout f. uğrak mekan olmak
become a popular place f. uğrak mekan halini almak
become a popular hangout f. uğrak mekan haline gelmek
become a popular place f. uğrak mekan haline gelmek
become a popular place f. uğrak mekan olmak
become a popular hangout f. uğrak mekan halini almak
become a popular place to go f. uğrak mekan haline gelmek
stay popular f. popülerliğini korumak
become popular f. şöhreti yakalamak
become popular f. yaygınlaşmak
aged in popular culture s. popüler kültürde yaşlı
popular with tourists s. turistik
most popular s. en popüler
extremely popular s. son derece popüler
popular [obsolete] s. pleb
popular [obsolete] s. yoğun nüfuslu
popular [obsolete] s. halktan
popular [obsolete] s. kalabalık
popular [obsolete] s. avam
by popular demand zf. genel istek üzerine
contrary to popular myth zf. bilinenin aksine
by popular demand zf. yoğun istek üzerine
İfadeler
contrary to popular belief expr. bilinenin aksine
contrary to popular belief expr. düşünülenin aksine
contrary to popular belief expr. inanılanın aksine
contrary to popular belief expr. sanılanın aksine
as opposed to popular belief expr. sanılanın aksine
as opposed to popular belief expr. inanılanın aksine
contrary to popular opinion expr. düşünülenin aksine
contrary to popular opinion expr. bilinenin aksine
Konuşma Dili
contrary to popular belief/opinion expr. bilinenin aksine
contrary to popular belief/opinion expr. sanılanın aksine
contrary to popular belief/opinion expr. düşünülenin aksine
contrary to popular belief/opinion expr. inanılanın aksine
contrary to popular belief/opinion expr. genel kanının aksine
Konuşma
super popular expr. çok popüler
why do you think it’s so popular? expr. sence neden bu kadar popüler?
why do you think it’s so popular? expr. sence niye bu kadar popüler?
hats are so popular these days expr. şapkalar bugünlerde çok popüler
hats are very popular these days expr. şapkalar bugünlerde çok popüler
Ticaret/Ekonomi
popular bank i. halk bankası
Hukuk
popular action i. kanun davası
Siyasal
popular sovereignty i. halk egemenliği
popular sovereignty i. halk iradesi
popular opinion i. kamuoyu
popular opinion i. halk oyu
popular election i. genel seçim
popular front i. (solcu) halk cephesi
popular vote i. halk oyu
popular sovereignty i. halkın elinde bulundurduğu egemenlik
popular assembly i. yerel yasama organı
popular government i. seçimle iş başına gelen hükümet
popular initiative i. halkın girişimi
popular revolution i. halk devrimi
popular front for the liberation of palestine i. filistin halk kurtuluş cephesi
azerbaijani popular front party i. azerbaycan halk cephesi partisi
popular assembly i. halk meclisi
lautaro popular rebel forces i. lautaro gençlik hareketi
lautaro faction of the united popular action movement i. lautaro gençlik hareketi
popular democratic front for the liberation of palestine i. filistin'in ideallerine ancak devrimle ulaşabileceğini savunan marksist-leninist bir grup
popular democratic front for the liberation of palestine i. filistin demokratik halk kurtuluş cephesi
popular struggle front i. filistin'e özgü radikal bir terör örgütü
popular front for the liberation of palestine-general command i. filistin halk kurtuluş cephesi genel komutanlığı
popular struggle front i. filistin halk mücadelesi cephesi
mpla (movimento popular de libertacão de angola) kısalt. angola'da bir siyasi parti
pdflp (popular democratic front for the liberation of palestine) kısalt. filistin'in ideallerine ancak devrimle ulaşabileceğini savunan marksist-leninist bir grup
pdflp (popular democratic front for the liberation of palestine) kısalt. filistin demokratik halk kurtuluş cephesi
psf (popular struggle front) kısalt. filistin halk mücadelesi cephesi
pflp (popular front for the liberation of palestine) kısalt. filistin halk kurtuluş cephesi
Kurum/Kuruluş
international federation of popular sports i. uluslararası halk sporları birliği
Psikoloji
sex in popular culture i. popüler kültürde cinsellik
Eğitim
world popular music i. dünya popüler müziği
Dilbilim
popular etymology i. halk kökenlemesi
Tarih
popular sovereignty i. yeni toprakların iç meselelerde federal müdahaleden muaf bulunması gerektiğini savunan doktrin
Dini
popular religion i. halk dini
popular piety i. halk dini
Coğrafya
democratic and popular republic of algeria i. cezayir
Sanat
popular arts i. popüler sanat
Müzik
popular music genre i. popüler müzik türü
popular music genre i. popüler müzik