quick! - Türkçe İngilizce Sözlük

quick!

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"quick!" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
quick-witted s. cin gibi
quick s. süratli
quick s. hızlı
quick zf. çabuk
quick expr. çabuk
Genel
quick death i. ani ölüm
quick i. his
quick i. can evi
quick i. öz
quick release i. hızla çıkarılabilen bir kemer türü
quick i. tırnak altındaki hassas et
quick break i. kısa ara
quick motion i. hızlı hareket
quick of comprehension i. zeki
quick wit i. zeka
the quick and the dead i. diriler ve ölüler
quick i. can alıcı nokta
quick wittedness i. zekilik
quick objection i. acele itiraz
quick reply i. acele cevap
quick answer i. acele cevap
quick delivery i. hızlı teslim
quick evaluation i. hızlı değerlendirme
get-rich-quick scheme i. küçük yatırımla çabuk zengin olma planı
double-quick i. hızlı yürüyüş
quick-wit i. pratik zeka
quick-wit i. kıvrak zeka
quick charge i. çabuk şarj
quick charge i. hızlı şarj
quick fix i. kestirme çözüm
quick fix i. kestirme ve hızlı çözüm
quick reply i. hızlı cevap
quick answer i. hızlı cevap
quick reflex i. hızlı refleks
quick transport i. çabuk nakliye
quick temper i. asabiyet
quick donning mask i. çabuk takılan maske
quick learner i. çabuk öğrenen
quick learner i. hızlı öğrenen
quick response i. hızlı cevap
quick response i. çabuk cevap
quick response i. hızlı yanıt
quick response i. çabuk yanıt
a quick announcement i. hızlı bir duyuru
quick response team i. acil müdahale timi
quick getaway i. acil/hızlı kaçış
quick thinking i. hızlı düşünme
quick response i. çabuk tepki
quick fact i. kısa özet bilgi
quick facts i. kısa özet bilgiler
quick judgements i. hızlı kararlar
quick dial i. hızlı arama
quick i. en önemli şey
quick-wittedness i. çabuk anlama
quick i. en derin duygular
quick i. ayrık otu
quick i. merkez
quick i. kalp
quick i. hassas nokta
quick i. hassas bölge
quick i. en güçlü hassasiyetler
quick water i. yaldızlamada kullanılan cıva nitrat çözeltisi
quick i. orta
quick fix i. geçici çözüm
quick fix i. geçici önlem
quick vinegar i. canlı sirke
double quick i. hızlı tempo
double quick i. hızlı ritim
double quick i. iki kat hızlı tempo
quick buck i. uğraşmadan kazanılmış para
quick buck i. hızlı kazanılmış para
quick buck i. kolay kazanılmış para
quick buck i. kolay para
quick survey i. kısa anket
quick fact i. özet bilgi
quick fact i. kısa bilgi
quick fact i. hap bilgi
have a quick mind f. kafası çalışmak
cut someone to the quick f. birisini çok fazla eleştirerek üzmek
wish somebody a quick recovery f. acil şifalar dilemek
be quick f. aceleci davranmak
cut to the quick f. zoruna gitmek
get rich quick f. çabuk zengin olmak
have a quick mind f. kafası işlemek
cut one's nails to the quick f. tırnaklarını dibine kadar kesmek
cut someone to the quick f. birini acı sözlerle derinden yaralamak
hurt to the quick f. can evinden vurulmak
be quick to retort f. söz altında kalmamak
cut to the quick f. içini yakmak
walk with a quick step f. hızla yürümek
be quick to take advantage of an opportunity f. açıkgözlük etmek
be quick f. çabuk olmak
have a quick look around f. etrafı kolaçan etmek
be quick f. acele etmek
cut to the quick f. can evinden vurmak
do a quick sketch of f. çiziktirmek
take a quick look at something f. çabuk bakmak
have a quick recovery f. çabuk iyileşmek
be quick on the draw f. erken davranmak
double-quick f. hızlı yürümek
find a quick market f. seri sürüm imkanı bulmak
give it a quick read f. kitaba/dergiye hızlıca bir göz gezdirmek
have a quick temper f. kolay sinirlenmek
have a quick temper f. çabuk sinirlenmek
follow in quick succession f. art arda olmak/gelmek
follow in quick succession f. birbirini izlemek
double-quick f. hızlı çalıştırmak
double-quick f. hızlı hareket etmek
double-quick f. hızlı hareket ettirmek
as quick as s. kadar hızlı
quick s. keskin
quick at repartee s. hazırcevap
quick s. hızla
quick s. tez
quick s. çabuk kavrayan
quick s. seri
quick s. kavrayışlı
quick s. alevli (ateş)
quick s. hamile
quick to fall in love s. şıpsevdi
quick s. hayat dolu
quick s. işlek
quick witted s. zeki
quick enough s. yeterince çabuk
quick tempered s. çabuk öfkelenen
quick s. çevik
quick s. anlayışlı
quick s. kıvrak
quick s. sıcak (ocak)
quick s. hazır
quick s. hassas
quick s. diri
hurt to the quick s. can evinden vurulmuş
quick s. şipşak
quick at understanding s. kavrayışlı
quick s. faal
quick s. canlı
quick s. gebe
quick s. atik
quick s. yaşayan
quick s. çabuk
quick s. hızlı
double-quick s. çabucak
double-quick s. hemencecik
double-quick s. çok çabuk
double-quick s. rüzgar gibi
double-quick s. jet gibi
double-quick s. hızlı
quick-tempered s. sinirli
quick-tempered s. dövüşken

"quick!" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Irregular Verb
quick-froze - quick-frozen quick-freeze f.