rectifies - Türkçe İngilizce Sözlük

rectifies

rectifies — Definition

Anlamı ve Tanımı:
düzeltmek, gidermek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈrɛktɪfaɪ/ – BrE /ˈrɛktɪfaɪ/)
Terim Türü:
Fiil: rectify (rectifies – rectified – rectifying)
Hatalı veya bozuk bir durumu doğru hâle getirmeyi belirten fiildir. Latince rectificare (“doğru yapmak”) kökünden gelir. Hukuk, mühendislik ve editoryal süreçlerde hata giderme eylemi olarak kullanılır.
Eş Anlamlılar:
correct, amend
Zıt Anlamlılar:
worsen

"rectifies" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
rectify f. düzeltmek
The manager's struggle to rectify the situation was in vain.
Müdürün durumu düzeltme çabaları nafileydi.

More Sentences
rectify f. rektifıye etmek
Teknik
rectify f. düzeltmek
The manager's struggle to rectify the situation was in vain.
Müdürün durumu düzeltme çabaları nafileydi.

More Sentences
Genel
rectify f. taşlamak
rectify f. tasfiye etmek
rectify f. doğrultmak
rectify f. tashih etmek
rectify f. adam etmek
rectify f. damıtarak arıtmak
rectify f. arıtmak
rectify f. damıtmak
rectify f. tamir etmek
rectify f. ayarlamak
rectify f. normale döndürmek
rectify f. sağlamlaştırmak
rectify f. gidermek
Hukuk
rectify f. tashih etmek
Teknik
rectify f. alternatif akımı doğru akıma çevirmek
rectify f. doğru hale getirmek
rectify f. dalgalı akımı doğru akıma çevirmek
Elektrik
rectify f. dalgalı akımı doğru akıma çevirmek
rectify f. doğru akıma çevirmek (dalgalı akımı)
rectify f. doğru akıma çevirmek
Otomotiv
rectify f. doğru akıma çevirmek
rectify f. rektifiye etmek
Mutfak
rectify f. (içkiyi) seyrelterek alkol derecesini düşürmek
Geometri
rectify f. eğrinin yay uzunluğunu belirlemek
rectify f. (eğrinin) yay uzunluğunu bulmak
rectify f. (eğrinin) yay uzunluğunu ölçmek
Kimya
rectify f. arıtmak

"rectifies" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
rectify the error f. hatayı gidermek
rectify the mistake f. hatayı düzeltmek
rectify the fault f. hatayı gidermek
rectify one's errors f. hatalarını gidermek
rectify the mistake f. hatayı gidermek
rectify one's faults f. hatalarını gidermek
rectify a mistake f. kusur düzeltmek
rectify a mistake f. kusuru gidermek
rectify the mistake f. yanlışlığı düzeltmek
rectify the damage f. hasar gidermek
rectify the defect f. ayıbı gidermek
rectify [obsolete] f. yanlış fikirlerden ve hatalardan arındırmak
rectify [obsolete] f. yanlışlarını düzeltmek
rectify [obsolete] f. yanlış fikirlerden ve hatalardan kurtarmak
rectify a globe f. küreyi bir problemin çözümüne uygun şekilde yerleştirmek
Hukuk
rectify a decision f. bir kararı düzeltmek