ridden - Türkçe İngilizce Sözlük

ridden

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

ridden — Definition

Anlamı ve Tanımı:
musallat olmuş, dolu
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈrɪdən/ – BrE /ˈrɪdən/)
Terim Türü:
Sıfat: ridden
Bir durumun veya sorunun yoğun biçimde etkisi altına girmiş olmayı betimleyen sıfattır. Ride fiilinin geçmiş zaman ortaç biçiminden mecazi kullanıma evrilmiştir. Akademik ve gazetecilik dilinde yaygın sorunları tanımlamak için değerlendirilir.
Eş Anlamlılar:
plagued, afflicted
Zıt Anlamlılar:
free

"ridden" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
ridden s. … ile dolu
We passed a mosquito-ridden path to arrive at the campsite.
Kamp alanına varmak için sivrisineklerle dolu bir yoldan geçtik.

More Sentences
ridden s. istilaya uğramış
ridden s. (bir şeye) maruz kalmış
ridden s. boyunduruk altına giren
ridden s. hükmedilen
ridden s. tacize uğramış
ridden s. rahatsız edilmiş
ridden s. tedirgin edilmiş
ridden s. takıntı haline getirilmiş
ridden s. mazlum
ridden s. baskı gören
ridden s. ezilen
ridden s. … ile dolup taşan
ridden s. … ile donatılan
ridden s. toplanmış
ridden s. birikmiş
ridden s. üşüşmüş
ridden s. dolu
ridden s. musallat olmuş

"ridden" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 60 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be ridden with f. ile dolu olmak
bring justice to a crime-ridden city f. suçun kol gezdiği bir şehre adalet getirmek
ridden with contradictions s. çeliskilerle dolu
crisis ridden s. kriz içinde
debt-ridden s. borç batağına saplanmış
flea-ridden s. pireli
hag-ridden s. büyüye kapılmış
war-ridden s. savaşçı
conflict-ridden s. çatışma/anlaşmazlık dolu
guilt ridden s. suçluluk duygusundan muzdarip
guilt ridden s. suçluluk duygusu içinde
wife-ridden s. kılıbık (koca)
scandal-ridden s. skandal dolu
angst-ridden s. dehşet içinde
hag-ridden s. sihirle işkence görmüş
hag-ridden s. büyüye uğramış
hag-ridden s. kadınlarca işkence edilmiş (adam)
hag-ridden s. kabuslar veya anlamsız korkular nedeniyle tükenmiş
hag-ridden s. büyülenerek kedere gark olmuş
bug-ridden s. böcekle dolu
demon-ridden s. cin çarpmış gibi olan
demon-ridden s. iblislerce ele geçirilmiş gibi olan
flea-ridden s. pis
flea-ridden s. iğrenç
flea-ridden s. kirli
flea-ridden s. tiksinç
strife-ridden s. kavgacı
strife-ridden s. dövüşken
strife-ridden s. huysuz
strife-ridden s. mücadeleci
İfadeler
deficit-ridden s. borç batağına saplanmış
Deyim
guilt-ridden s. suçluluk duygusuyla dolu
ridden hard and put up wet [us] s. (at) terletene kadar sürülüp/koşturulup kurutulmadan ahıra konmuş
ridden hard and put away wet [us] s. bakımsız bırakılmış
ridden hard and put up wet [us] s. hor kullanılmış
ridden hard and put up wet [us] s. fiziksel olarak/duygusal olarak/zihnen kötü muamele görmüş
ridden hard and put up wet [us] s. (at) terletilip soğutulmadan ahıra konmuş
ridden hard and put away wet [us] s. hırpalanmış
ridden hard and put away wet [us] s. fiziksel olarak/duygusal olarak/zihnen yorgun
ridden hard and put away wet [us] s. (at) terletene kadar sürülüp/koşturulup kurutulmadan ahıra konmuş
ridden hard and put away wet [us] s. kötü bakılmış
ridden hard and put up wet [us] s. fiziksel olarak/duygusal olarak/zihnen yorgun
ridden hard and put away wet [us] s. hor kullanılmış
ridden hard and put away wet [us] s. fiziksel olarak/duygusal olarak/zihnen hırpalanmış
ridden hard and put up wet [us] s. hırpalanmış
ridden hard and put up wet [us] s. bitkin
ridden hard and put away wet [us] s. fiziksel olarak/duygusal olarak/zihnen kötü muamele görmüş
ridden hard and put up wet [us] s. fiziksel olarak/duygusal olarak/zihnen hırpalanmış
ridden hard and put away wet [us] s. (at) terletilip soğutulmadan ahıra konmuş
ridden hard and put up wet [us] s. kötü bakılmış
ridden hard and put away wet [us] s. haşat edilmiş
ridden hard and put up wet [us] s. bakımsız bırakılmış
ridden hard and put up wet [us] s. haşat edilmiş
Konuşma
have you ever ridden a horse? expr. hiç ata bindin mi?
have you ever ridden a horse? expr. hiç at bindin mi?
Hukuk
crime ridden area i. suçun yoğun oldugu bölge
Siyasal
priest-ridden s. rahip yönetimine bağlı
priest-ridden s. papazların hükmü altında
Bilgisayar
bug-ridden s. (bilgisayar programı) hatayla dolu
Patoloji
plague-ridden i. vebalı