toplanmış - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

toplanmış



"toplanmış" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 20 sonuç

Türkçe İngilizce
General
toplanmış agglomerate s.
toplanmış picked s.
toplanmış bunched s.
toplanmış agglomerated s.
toplanmış accumulative s.
toplanmış totaled s.
toplanmış assembled s.
toplanmış summed s.
toplanmış conglomerate s.
toplanmış aggregate s.
toplanmış amassed s.
toplanmış totalled s.
toplanmış accumulated s.
toplanmış aggregational s.
toplanmış agminate s.
Law
toplanmış cumulative
Technical
toplanmış collected
Computer
toplanmış picked up
toplanmış pooled
Chemistry
toplanmış cumulative

"toplanmış" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 39 sonuç

Türkçe İngilizce
General
toplanmış sürü roundup i.
at kuyruğu şeklinde toplanmış saç queue i.
toplanmış yardım collection i.
toplanmış şey lump i.
şık bir şekilde toplanmış saç updo i.
su toplanmış kabarcık blister i.
acele ile toplanmış scratch s.
toplanmış (bir yere) crowded s.
elle toplanmış handpicked s.
su toplanmış olan dropsied s.
tepede toplanmış (saç) upswept s.
sürü olmuş toplanmış shoaled s.
toplanmış (topluluk vb) leagued s.
kan toplanmış congested s.
bir araya toplanmış agminate s.
kan toplanmış bir halde congestedly zf.
toplanmış halde addedly zf.
toplanmış olarak accumulatively zf.
Trade/Economic
toplanmış giderler accrued expenses
piyasadan toplanmış decommissioned
Law
haksız toplanmış kanıt fruit of the poisonous tree
yasal olmayan yollarla toplanmış delil fruit of the poisonous tree
Politics
(hindistan) gelir toplanması amacıyla bir merkezde toplanmış köyler taluk i.
(hindistan) gelir toplanması amacıyla bir merkezde toplanmış köyler taluka i.
(hindistan) gelir toplanması amacıyla bir merkezde toplanmış köyler talooka i.
ortak amaç etrafında toplanmış siyasi parti veya örgütlerin birleşimi cartel i.
olağanüstü yetkilerin toplanmış olduğu makam vested with extraordinary powers
Technical
yeniden toplanmış örnekler reassembled samples
Botanic
inceleme yapılmak üzere toplanmış botanised
inceleme yapılmak üzere toplanmış botanized
inceleme yapılmak üzere toplanmış herborized
Tobacco
bir tutucuda toplanmış bulunan tütün dumanının katı ve sıvı fazı condensate
Environment
havzada toplanmış su catchment i.
Geology
bir noktanın çevresinde toplanmış küçük sferoid kristal toplulukları spherulitic
bir noktanın çevresinde toplanmış küçük sferoid kristal toplulukları spherulite
Military
toplanmış ateş fixed fire
toplanmış ateş point fire
toplanmış ateş converging fire
Sport
üçgen çerçeve ile toplanmış bilardo topları rack