rolling! - Türkçe İngilizce Sözlük

rolling!

"rolling!" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
rolling pin i. oklava
rolling i. yuvarlanma
Genel
measuring and rolling machine i. ölçme sarma makinesi
rolling mill i. un değirmeni
rolling i. yuvarlama
rolling and scoring machine i. merdane ve ertme makinesi
rolling i. yuvarlanış
rolling mill i. hadde
rolling i. sallantı
rolling and scoring machine i. merdane ve kertme makinesi
rolling into a ball i. dertop
rolling stock i. bir şirketin karayolu taşıtları
rolling i. gürleme
rolling i. yalpa
rolling i. yalpalama
rolling stock i. katar
rolling stone i. bir baltaya sap olmayan tip
rolling stone i. bir dalda durmayan kimse
rolling stone i. yuvarlanan taş
rolling stone i. çok gezen kişi
rolling stone i. durup dinlenmeden orada burada gezinen kimse
rolling stone i. avare avare dolaşan kimse
cold rolling mill i. soğuk haddehane
rolling stock i. demiryolu levazımı
rolling cylinder i. merdane
rolling ladders i. kayar merdiven
rolling horizon i. yuvarlanan ufuk
rolling horizon i. dönen planlama ufku
rolling paper i. çarşaf
rolling paper i. sigara sarma kağıdı
rolling paper i. sigara kağıdı
rolling hills i. inişli çıkışlı tepeler
rolling boil i. suyun fokurdaması
rolling hitch i. çok ilmekli düğüm
rolling stone i. bir baltaya sap olmayan kimse
rolling blackout i. (tasarruf olarak) bir dizi kasıtlı elektrik kesintisi
rolling stone i. sık sık iş değiştiren kimse
rolling stone i. sık sık yer değiştiren kimse
rolling i. derin ve uzun süren ses
rolling bridge i. açılır kapanır köprü
rolling bridge i. açılıp kapanan köprü
rolling stone i. gezgin kimse
rolling i. bir şeyi tekerleklerle itme
rolling bridge i. açılır asma köprü
rolling terrain i. engebeli arazi
keep the ball rolling f. devam ettirmek
look at with rolling eyes f. fıldır fıldır bakmak
keep the ball rolling f. sürdürmek
keep the ball rolling f. iyi bir işi sürdürmek
start the ball rolling f. işi başlatmak
get rolling f. yuvarlanmak
get the ball rolling f. işleri başlatmak
rolling s. yuvarlanan
rolling s. inişli yokuşlu (arazi)
rolling s. dalgalı (deniz)
rolling s. dalgalı
rocking and rolling s. rock'n roll'dan
rolling s. titrek
rolling s. yankılanan
rolling s. yukarı aşağı hareket eden
rolling s. çınlayan
rolling s. yansıyan
rolling s. yükselen
rolling s. kademeli yüzey titreşimlerine sahip olan
rolling s. yuvarlayarak telaffuz edilen
rolling s. kendisine doğru dönen
rolling s. bir yandan öbür yana sallanan
rolling s. bir yandan öbür yana hareket eden
rolling s. yinelenen
rolling s. tekrar eden
rolling s. elektrik dağıtımın farklı bölgelerde çeşitli süreler boyunca durdurulduğu (kesinti)
rolling s. dalgalanan
rolling s. kendi üzerine katlanan
rolling s. çalkalanan
rolling s. kademeli yüzey dalgalanmalarına sahip olan
rolling s. bir yandan öbür yana savrulan
İfadeler
in a rolling year expr. takip eden bir yıl içinde
Atasözü
a rolling stone gathers no moss sürekli hareket halinde olan/göçüp konan/yeri yurdu olmayan kişinin kökü/yeri/yuvası/birikimi olamaz
a rolling stone gathers no moss yuvarlanan taş yosun tutmaz
rolling stones gather no moss yuvarlanan taş yosun tutmaz
Konuşma Dili
get the ball rolling f. işleri kaldığı yerden devam ettirmek
keep the ball rolling f. işleri kaldığı yerden devam ettirmek
set the ball rolling f. işleri kaldığı yerden devam ettirmek
rolling in money s. servet içinde yüzen
rolling in money s. para içinde yüzen
rolling in money expr. çok zengin
rolling stones gather no moss expr. çok gezen az bağlanır
easy as rolling off a log expr. çok kolay
get rolling expr. elini çabuk tut
get rolling expr. çabuk ol
get rolling expr. acele et
Deyim
rolling stone i. seyyah
rolling stone i. bir dalda durmayan kimse
loose cannon on rolling deck i. nerede ne yapacağı belli olmayan çevresine zarar veren kimse
a rolling stone i. göçüp konan kimse
a rolling stone i. yeri yurdu olmayan kimse
a rolling stone i. bir yerde uzun süre kalmayan kimse
a rolling stone i. belli bir yeri olmayan kimse
a rolling stone i. sürekli hareket halinde olan kimse
a rolling stone i. yerleşik bir hayatı olmayan kimse
rolling in the aisles i. gülmekten yerlere yatma
rolling in (something) i. (bir şey) içinde yüzme
rolling in (something) i. (bir şey) içinde yuvarlanma
have them rolling in the aisles f. gülmekten yerlere yatırmak
get them rolling in the aisles f. gülmekten yerlere yatırmak
have somebody rolling in the aisles f. gülmekten yerlere yatırmak
be rolling in the aisles f. gülmekten yerlere yatmak
leave them rolling in the aisles f. gülmekten yerlere yatırmak
keep the ball rolling f. yürütmek
start the ball rolling f. önayak olmak
set the ball rolling f. önayak olmak
get the ball rolling f. (bir şeylerin başlamasına) önayak olmak
get the ball rolling f. bir şeyleri başlatmak
start the ball rolling f. bir şeyleri başlatmak
start the ball rolling f. (bir şeylerin başlamasına) önayak olmak
get rolling f. işe koyulmak
get something rolling f. (bir işi vb) başlatmak
get rolling f. başlamak
leave them rolling in the aisles f. kahkahalara boğmak
get them rolling in the aisles f. kahkahalara boğmak
have them rolling in the aisles f. kahkahalara boğmak
be rolling in money f. para içinde yüzmek
be rolling in the aisles f. gülmekten yarılmak
be rolling in the aisles f. gül gül ölmek
be rolling in the aisles f. gülmekten ölmek
be rolling high f. alkol/uyuşturucu etkisi altındaki mutluluk hali
be rolling high f. alkolün/uyuşturucunun verdiği uzun süreli neşe
be rolling high f. alkol veya uyuşturucu etkisi altında uçmak
be rolling in wealth f. varlık içinde yüzmek
be rolling in wealth f. lüks içinde yüzmek
be rolling in wealth f. çok zengin olmak
be rolling in wealth f. para içinde yüzmek
be rolling in wealth f. bolluk içinde yüzmek
be (as) easy as rolling off (of) a log f. çantada keklik olmak
be (as) easy as rolling off (of) a log f. çok basit olmak
be (as) easy as rolling off (of) a log f. işten bile olmamak
be (as) easy as rolling off (of) a log f. pek beceri/çaba gerektirmemek
be (as) easy as rolling off (of) a log f. çocuk oyuncağı olmak
be (as) easy as rolling off (of) a log f. çok kolay olmak
be rolling in dough f. çok zengin olmak
be rolling in dough f. çok varlıklı olmak
be rolling in it f. çok varlıklı olmak
be rolling in it f. para içinde yüzmek
be rolling in dough f. para içinde yüzmek
be rolling f. yuvarlanmak
be rolling in it f. çok zengin olmak
be rolling in it f. çok parası olmak
be rolling in dough f. çok parası olmak
be rolling in dough f. varlık/zenginlik içinde yüzmek
be rolling in it f. varlık/zenginlik içinde yüzmek