romantic - Türkçe İngilizce Sözlük

romantic

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

romantic — Definition

Anlamı ve Tanımı:
romantik, duygusal
Okunuş (IPA):
(AmE /roʊˈmæntɪk/ – BrE /rəʊˈmæntɪk/)
Terim Türü:
Sıfat: romantic
İdealize edilmiş duygu ve beklentileri öne çıkaran tutumları betimleyen sıfattır. Romance kökünden türeyerek nitelik kazanmıştır. Sanat ve ilişki söyleminde hayal gücü ve duygusallığı ifade eder.
Eş Anlamlılar:
idealistic, sentimental
Zıt Anlamlılar:
pragmatic

"romantic" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
romantic s. romantik
The city has a romantic land scene.
Şehrin romantik bir kara manzarası var.

More Sentences
romantic s. duygusal
Genel
romantic i. romantik kimse
I'm a hopeless romantic.
Ben umutsuz bir romantiğim.

More Sentences
romantic i. romantik mizacı olan kimse
The movie is suitable for romantics.
Romantik mizacı olanlara uygun bir film.

More Sentences
romantic i. (sanatta, edebiyatta, müzikte) romantizm hareketini destekleyen kimse
The artist is the most well-known romantic.
Sanatçı, romantizm hareketini destekleyenler arasında en tanınmış olanıdır.

More Sentences
romantic s. aşk ve macera dolu
They went on a romantic cruise by boat.
Tekneyle aşk ve macera dolu bir gezintiye çıktılar.

More Sentences
romantic s. hayalperest
Most immigrants come here with the romantic American Dream.
Göçmenlerin çoğu buraya hayalperest Amerikan Rüyası yüzünden geliyor.

More Sentences
romantic s. aşki
All my romantic stories are a scrambled version of that first one.
Bütün aşk hikayelerim ilkinin karıştırılmış versiyonu.

More Sentences
Edebiyat
romantic s. romantik
The city has a romantic land scene.
Şehrin romantik bir kara manzarası var.

More Sentences
Genel
romantic i. romantizme özgü bileşen
romantic i. romantik eserlere özgü özellik
romantic i. hayalperest (kimse)
romantic s. fantastik
romantic s. düşsel
romantic s. hulyalı
romantic s. romanesk
romantic s. içli
romantic s. şairane
romantic s. hayali
romantic s. coşumcu
romantic s. pratik olmayan
romantic s. gerçekçi olmayan
romantic s. fikir ve ifade özgürlüğüyle karakterize olan
romantic s. doğaçlama içeren
romantic s. ateşli
romantic s. şevkli
romantic s. gayretli
romantic s. hararetli
romantic s. cinsel tutku ile karakterize olan
romantic s. romantik komedi kahramanına ait veya ilgili
romantic s. aşk
Edebiyat
romantic s. romantizme özgü

"romantic" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 33 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
romantic quality i. romantiklik
the romantic movement i. romantizm
romantic relationship i. romantik ilişki
romantic relationship i. aşk ilişkisi
romantic comedy i. romantik-komedi
a romantic escape i. romantik kaçamak
romantic marriage proposal i. romantik evlenme teklifi
romantic proposal i. romantik evlenme teklifi
romantic cruise i. romantik gemi turu
romantic interest i. duygusal ilgi
romantic relationship i. gönül ilişkisi
tell romantic lies f. romantik yalanlar söylemek
extremely romantic s. aşırı romantik
intensely romantic s. aşırı romantik
super-romantic s. fazla romantik
super-romantic s. aşırı romantik
pseudo-romantic s. çakma romantik
pseudo-romantic s. romantizm gibi duran
Konuşma Dili
hopeless romantic i. ümitsizce romantizmden vazgeçmeyen kimse
hopeless romantic i. aşka aşık olmuş kimse
Konuşma
it sounds so romantic expr. kulağa çok romantik geliyor
Bilgisayar
romantic couple i. romantik çift
Psikoloji
romantic love i. romantik aşk
Sosyal Bilimler
gender, sexual, and romantic minorities i. cinsiyet kimlikleri azınlıkları
gender, sexual, and romantic minorities i. cinsel ve romantik azınlıklar
Edebiyat
romantic novel i. romantik roman
romantic fiction [uk] i. romantik roman
romantic fiction [uk] i. aşk romanı
Tarih
romantic movement i. (sanat ve edebiyatta) romantizm hareketi
Sanat
romantic realism i. eski bir amerikan sanat okulu
Tiyatro
romantic drama i. romantik dram
romantic theater i. romantik tiyatro
Sinema
romantic comedy i. romantik komedi