rooted - Türkçe İngilizce Sözlük

rooted

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"rooted" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
rooted s. köklü
The problem is therefore, clearly a deeply rooted one and cannot be solved without concerted action by all parties.
Bu nedenle sorunun köklü bir sorun olduğu ve tüm tarafların ortak eylemi olmadan çözülemeyeceği açıktır.

More Sentences
rooted s. kökleşmiş
Genel
rooted s. köklü
The problem is therefore, clearly a deeply rooted one and cannot be solved without concerted action by all parties.
Bu nedenle sorunun köklü bir sorun olduğu ve tüm tarafların ortak eylemi olmadan çözülemeyeceği açıktır.

More Sentences
rooted s. kemikleşmiş
rooted s. yerleşmiş
rooted s. yer etmiş
Telekom
rooted s. root atılmış
Diş Hekimliği
rooted s. kökü pulpa boşluğunu neredeyse kapatarak daha fazla büyümesini önleyen (diş)

"rooted" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 84 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
deep rooted tradition i. kökleri eskiye dayanan gelenek
deep-rooted tradition i. öteden beri süregelen gelenek
a deep-rooted history i. köklü bir tarih
deep-rooted history i. köklü tarih
deep-rooted cultural code i. kökleşmiş kültürel kural
be rooted in f. -den kaynaklanmak
be rooted in f. köken almak
be rooted in f. kaynağını ...'den almak
deep rooted s. kökleşmiş
anatolian-rooted s. anadolu köklü
deep-rooted s. kökleşmiş (inanç)
deep-rooted s. derin köklü
deep-rooted s. kökleri derinlere inen (ağaç)
deep-rooted s. kökleşmiş
deep-rooted s. köklü
Öbek Fiiller
be rooted in f. -den çıkmak
Deyim
be rooted to the spot f. olduğu yere çakılıp kalmak
be rooted to the spot f. çakılıp kalmak
rooted to the spot f. (şaşkınlıktan) donakalmak
become rooted to the spot f. olduğu yere çakılıp kalmak
be rooted in (something) f. kökü (bir şeyden) gelmek
be rooted in (something) f. (bir şeyden) ileri gelmek
be rooted in (something) f. (bir şeyden) gelmek
be rooted in (something) f. kaynağını (bir şeyden) almak
be rooted in (something) f. (bir şeyden) kaynaklanmak
be rooted in (something) f. (bir şeyden) çıkmak
rooted to the spot s. (korkudan/şaşkınlıktan) bir yere mıhlanmış
rooted to the spot s. kök salmış gibi
rooted to the spot s. bir yere mıhlanmış
rooted to the spot s. bir yere çakılıp kalmış
rooted to the spot s. bir yere çakılı kalmış
rooted to (something or some place) s. (bir şeye/yere) sıkıca bağlı
rooted to (something or some place) s. (bir şeye/yere) sıkıca tutunmuş
rooted to (something or some place) s. (bir şeyde/yerde) sabit kalmış
rooted to (something or some place) s. (bir şeyle/yerle) güçlü bağı/bağlantısı olan
rooted to something s. (bir şeye/yere) sıkıca tutunmuş
rooted to (something or some place) s. (bir şeyle/yerle) güçlü bir ilişkisi olan
rooted to something s. (bir şeye/yere) kök salmış
rooted to (something or some place) s. (bir şeye/yere) mıhlanmış
rooted to (something or some place) s. (bir şeyde/yerde) köklenmiş
rooted to (something or some place) s. (bir şeye/yere) yerleşmiş
rooted to (something or some place) s. (bir şeye/yere) çakılıp kalmış
rooted to (something or some place) s. (bir şeye/yere) takılı kalmış
rooted to something s. bir şeye/yere sıkıca bağlı
rooted to (something or some place) s. (bir şeye/yere) sıkıca tutturulmuş
rooted to (something or some place) s. (bir şeye/yere) kök salmış
rooted in something s. bir şeye dayalı
rooted in something s. bir şeye bağlı
rooted in something s. bir şey üzerine kurulu
rooted in something s. temelini bir şeyden alan
rooted to s. -e kök salmış
rooted to s. -e çakılıp kalmış
rooted in s. -e bağlı
rooted in s. üzerine kurulu
rooted in s. -e dayalı
rooted to s. -e çakılı kalmış
rooted to s. -de sabit kalmış
rooted in s. temelini bir şeyden alan
rooted to the spot expr. donakalmış
Ticaret/Ekonomi
deep rooted history i. köklü geçmiş
deep-rooted past i. köklü geçmiş
Siyasal
islamist-rooted s. islam kökenli
religious-rooted s. dini kökenli
Diş Hekimliği
single-rooted maxillary anterior teeth i. tek köklü maksiller ön grup dişler
single-rooted s. tek köklü
Botanik
red-rooted pigweed i. kırmızı köklü tilki kuyruğu
turnip-rooted celery (apium graveolens rapaceum) i. kereviz kökü
turnip-rooted celery (apium graveolens rapaceum) i. kereviz
turnip-rooted parsley (petroselinum crispum tuberosum) i. pürüzsüz yaprakları ve yenebilir kökü olan bir maydanoz
turnip-rooted parsley (petroselinum crispum tuberosum) i. yumru maydanoz
tuberous-rooted chervil i. avrupa'da yetişen kovan biçimli yumrusu yenebilir iki yıllık bir bitki
turnip-rooted radish i. alabaş
turnip-rooted chervil i. frenk maydanozu
tuberous-rooted chervil i. frenk maydanozu
turnip-rooted chervil i. avrupa'da yetişen kovan biçimli yumrusu yenebilir iki yıllık bir bitki
turnip-rooted radish i. kısmen yuvarlak kökleri olan turp bitkisi
fibrous-rooted begonia i. lifli köklü begonya
tuberous-rooted s. yumru köklü
turnip-rooted s. yuvarlak ve altı düz bir kökü olan
Tarım
rooted-cuttings i. köklü çelikler
Argo
rooted [new zealand/australia] s. bozuk
rooted [new zealand/australia] s. işlevsiz
rooted [new zealand/australia] s. hasarlı
Star Wars
rooted moon i. köklü ay