sağ - Türkçe İngilizce Sözlük

sağ

"sağ" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 53 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
sag f. (fiyat) düşmek
sag f. ağırlık yüzünden çökmek
Genel
sag i. çöküntü
sag i. bel verme
sag i. sarkma
sag i. çökme
sag i. eğilme
sag i. sehim
sag i. belverme
sag i. bükülme
sag i. (azim, coşku, cesaret) kırılma
sag i. düşme (fiyat)
sag f. farketmek
sag f. eğilmek
sag f. kağşamak
sag f. azalmak
sag f. ayırt etmek
sag f. düşmek (fiyat)
sag f. bükülmek
sag f. çökmek
sag f. bel vermek
sag f. sarkmak
sag f. (azim, coşku, cesaret) kırılmak
sag f. sıkmak
sag f. sıkıcı olmak
sag f. rastgele sallanmak
sag f. gevşekçe sarkmak
sag f. sıkılığını, kuvvetini veya yoğunluğunu kaybetmek
sag f. yıpranma, zaman gibi nedenlerle güçsüzleşmek
sag f. kuvvetten düşmek
sag f. güçsüz ve isteksiz bir tempoda ilerlemek
Konuşma Dili
sag f. bel kısmı sarkan bir pantolon giymek
Ticaret/Ekonomi
sag f. değer kaybetmek
sag f. yumuşamak (piyasa)
Teknik
sag i. iki direk arasındaki iletkenin aşağıya sarkma miktarı
sag i. tekne
sag i. genellikle bir veya daha fazla cephesinde kusur olan aşağı bükülmüş yapı
sag i. uçağın ortasının öne eğilip iki ucunun yukarıya kalkması şeklindeki deformasyon
sag i. yol temelinde veya boru hattında bulunan çökük alan
sag i. cismin kendi ağırlığıyla veya uygulanan baskı ile bükülmesi
sag i. rüzgar veya akıntı sebebiyle nehir bariyerindeki kütük zincirinde meydana gelen kavis
sag f. bel vermek
sag f. çukurlaşmak
sag f. sarkmak
Elektrik
sag i. güç kaynağındaki gerilimde anlık düşüş
Otomotiv
sag f. akmak
Fizyoloji
sag f. kas kontrolünü kaybederek düşmek
Coğrafya
sag i. dağ sırası veya sırtta bulunan geçit veya açıklık
sag i. iki tepe arasında yer alan eğer biçimindeki sırt
sag i. düz veya hafif eğimli bir arazide bulunan çöküntü
Askeri
sag i. satıh taarruz grubu
sag i. savaş gemilerinin geçici düzeni
Basketbol
sag i. savunmada kendi adamını bırakıp ikili sıkıştırma için arkadaşına yardıma gitme

"sağ" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 27 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
sağ right i.
Even for the centre right it makes sense.
Merkez sağ için bile bu anlamlı.

More Sentences
sağ alive s.
You'll want for nothing while I am alive.
Ben sağken hiçbir şeye muhtaç olmayacaksın.

More Sentences
Genel
sağ right i.
Even for the centre right it makes sense.
Merkez sağ için bile bu anlamlı.

More Sentences
sağ right-hand i.
They are manufactured in right-hand and left-hand configurations.
Sağ ve sol el konfigürasyonlarında üretilirler.

More Sentences
sağ survivor i.
Many survivors were rescued from the wreckage.
Enkazdan birçok kişi sağ olarak kurtarıldı.

More Sentences
sağ alive s.
You'll want for nothing while I am alive.
Ben sağken hiçbir şeye muhtaç olmayacaksın.

More Sentences
sağ right s.
He injured his right ankle.
Sağ ayak bileğinden sakatlandı.

More Sentences
Siyasal
sağ the right i.
Enter the right boundary of the plotting area.
Çizim alanının sağ sınırını girin.

More Sentences
sağ the right i.
Enter the right boundary of the plotting area.
Çizim alanının sağ sınırını girin.

More Sentences
Genel
sağ hoof i.
sağ right-wing i.
sağ healthy s.
sağ whole s.
sağ sound s.
sağ offside s.
sağ living s.
sağ unadulterated s.
sağ unmixed s.
sağ pure s.
sağ dexter s.
sağ dextral s.
sağ rh (right-hand) kısalt.
Konuşma Dili
sağ vivor (survivor) i.
Deyim
sağ in the land of the living expr.
Teknik
sağ right wing i.
Otomotiv
sağ direction indicator i.
Biyokimya
sağ right handed s.