sag - Türkçe İngilizce Sözlük

sag

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sag — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sarkmak, çökmek
Okunuş (IPA):
(AmE /sæg/ – BrE /sæg/)
Terim Türü:
Fiil: sag (sags – sagged – sagging)
Bir şeyin ağırlık veya yıpranma nedeniyle aşağı doğru eğilmesini tanımlayan fiildir. Eski İngilizce saggan kökünden evrilmiştir. Fiziksel yapı ve mecazi anlatımlarda destek kaybını betimler.
Eş Anlamlılar:
droop, slump
Zıt Anlamlılar:
rise

"sag" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 53 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
sag f. (fiyat) düşmek
sag f. ağırlık yüzünden çökmek
Genel
sag i. çöküntü
There was a sag in the mattress as the rope wasn't tightened properly.
İp düzgün sıkılmadığı için şiltede bir çöküntü vardı.

More Sentences
sag i. çökme
The sag in the roof due to the weight of snow had to be fixed.
Karın ağırlığı nedeniyle çatıda meydana gelen çökmenin giderilmesi gerekiyordu.

More Sentences
sag i. düşme (fiyat)
The possibility of the Wall Street Crash led to sag in the marketing season.
Wall Street Çöküşü'nün yaşanma olasılığı pazarlama sezonunda fiyat düşmesine yol açtı.

More Sentences
sag f. düşmek (fiyat)
The Euro has been sagging, whereas the dollar has seen a sharp rise.
Euro düşerken, dolar keskin bir yükselişe geçti.

More Sentences
sag f. bükülmek
A heavy load is causing the plank to sag in the middle.
Ağır yük, kalasın ortasının bükülmesine neden oluyor.

More Sentences
sag f. sarkmak
Massages are alternative to cosmetic procedures for skin that is sagging.
Masajlar, sarkan ciltler için kozmetik prosedürlere alternatiftir.

More Sentences
Teknik
sag f. sarkmak
Massages are alternative to cosmetic procedures for skin that is sagging.
Masajlar, sarkan ciltler için kozmetik prosedürlere alternatiftir.

More Sentences
Genel
sag i. sarkma
sag i. bel verme
sag i. eğilme
sag i. belverme
sag i. sehim
sag i. bükülme
sag i. (azim, coşku, cesaret) kırılma
sag f. kağşamak
sag f. azalmak
sag f. farketmek
sag f. ayırt etmek
sag f. eğilmek
sag f. çökmek
sag f. bel vermek
sag f. (azim, coşku, cesaret) kırılmak
sag f. sıkmak
sag f. sıkıcı olmak
sag f. rastgele sallanmak
sag f. gevşekçe sarkmak
sag f. sıkılığını, kuvvetini veya yoğunluğunu kaybetmek
sag f. yıpranma, zaman gibi nedenlerle güçsüzleşmek
sag f. kuvvetten düşmek
sag f. güçsüz ve isteksiz bir tempoda ilerlemek
Konuşma Dili
sag f. bel kısmı sarkan bir pantolon giymek
Ticaret/Ekonomi
sag f. değer kaybetmek
sag f. yumuşamak (piyasa)
Teknik
sag i. iki direk arasındaki iletkenin aşağıya sarkma miktarı
sag i. tekne
sag i. genellikle bir veya daha fazla cephesinde kusur olan aşağı bükülmüş yapı
sag i. uçağın ortasının öne eğilip iki ucunun yukarıya kalkması şeklindeki deformasyon
sag i. yol temelinde veya boru hattında bulunan çökük alan
sag i. cismin kendi ağırlığıyla veya uygulanan baskı ile bükülmesi
sag i. rüzgar veya akıntı sebebiyle nehir bariyerindeki kütük zincirinde meydana gelen kavis
sag f. bel vermek
sag f. çukurlaşmak
Elektrik
sag i. güç kaynağındaki gerilimde anlık düşüş
Otomotiv
sag f. akmak
Fizyoloji
sag f. kas kontrolünü kaybederek düşmek
Coğrafya
sag i. dağ sırası veya sırtta bulunan geçit veya açıklık
sag i. iki tepe arasında yer alan eğer biçimindeki sırt
sag i. düz veya hafif eğimli bir arazide bulunan çöküntü
Askeri
sag i. satıh taarruz grubu
sag i. savaş gemilerinin geçici düzeni
Basketbol
sag i. savunmada kendi adamını bırakıp ikili sıkıştırma için arkadaşına yardıma gitme

"sag" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 27 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
sağ right i.
sağ alive s.
Genel
sağ hoof i.
sağ right i.
sağ right-hand i.
sağ right-wing i.
sağ survivor i.
sağ whole s.
sağ offside s.
sağ sound s.
sağ alive s.
sağ unmixed s.
sağ healthy s.
sağ unadulterated s.
sağ dexter s.
sağ pure s.
sağ living s.
sağ dextral s.
sağ right s.
sağ rh (right-hand) kısalt.
Konuşma Dili
sağ vivor (survivor) i.
Deyim
sağ in the land of the living expr.
Siyasal
sağ the right i.
sağ the right i.
Teknik
sağ right wing i.
Otomotiv
sağ direction indicator i.
Biyokimya
sağ right handed s.

"sag" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 51 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
sag of wire i. tel sarkması
sag of span i. açıklık sarkması
sugar sag i. şeker çuvalı
Öbek Fiiller
sag away from f. ucundan sarkmak
sag away from f. sarkmak
sag under something f. (bir şeyin ağırlığından) sarkmak/eğilmek
sag down f. düşmek
sag down f. çökmek
sag down f. sarkmak
sag down f. aşağı sarkmak/eğilmek/bükülmek
sag down f. sarkıtmak
sag away f. sarkmak alçalmak
sag away f. düşmek (sarkmak)
sag away f. rüzgarda sürüklenmek
sag away f. çökmek
sag away f. rüzgara kapılıp gitmek
Konuşma Dili
sag off [uk] f. işten kaytarmak
sag off [uk] f. dersleri kırmak
sag off [uk] f. dersi asmak
sag off [uk] f. erken ayrılmak
sag off [uk] f. okulu asmak
sag off [uk] f. okuldan kaçmak
sag off [uk] f. okulu kırmak
sag off [uk] f. erken çıkmak
sag off [uk] f. vazifeden kaçmak
Teknik
sudden sag i. ani çökme
sag correction i. sarkma düzeltmesi
sag line i. sarkma hattı
rod sag i. tij eğilmesi
sudden sag i. birden çökme
sag correction i. belvermeyi düzeltme
furnace sag i. külhan çökmesi
cable sag i. kablo sarkması
track sag i. palet sarkması
rope sag i. halat sarkması
sag point i. sarkma noktası
shaft sag i. şaftın bel vermesi
semi-autogenous (sag) mill i. yarı otojen değirmen
Elektrik
voltage sag i. gerilim çökmesi
voltage sag i. gerilim düşümü
Mobilya
sag bag i. minder koltuk
sag bag i. armut koltuk
Otomotiv
spring sag i. yay çökmesi
pump sag i. pompalamada gecikme
Denizcilik
sag to leeward f. (gemi) akıntı nedeniyle rüzgaraltına doğru sürüklenmek
Fizik
sag resistance i. sarkma direnci
Çevre
oxygen sag i. oksijen çukuru
Coğrafya
sag harbor i. güneydoğu new york'ta bulunan long island'ın doğu kesiminde bir tatil beldesi
Jeoloji
sag pond i. batık göl
Spor
sag wagon i. (bisiklet yarışında) yarışmacıları arkadan takip edip yarışı bırakanları toplayan ve ekipman taşıyan araç
Sinema
screen actors guild (sag) i. beyaz perde aktörleri derneği