scoop - Türkçe İngilizce Sözlük

scoop

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

scoop — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kepçe, özel haber
Okunuş (IPA):
(AmE /skuːp/ – BrE /skuːp/)
Terim Türü:
İsim: scoop (scoops); Fiil: scoop (scoops – scooped – scooping)
Bir şeyi içinden almayı sağlayan araç ya da gazetecilikte özel haber anlamına gelir. Hollandaca schoop kökünden evrilmiştir. Medya ve gündelik dilde bilgiye ilk ulaşma anlamında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
ladle, exclusive
Zıt Anlamlılar:
concealment

"scoop" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 67 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
scoop i. kepçe
Can you pass me the scoop?
Kepçeyi bana verebilir misin?

More Sentences
Genel
scoop i. atlatma (gazete)
The local newspaper is very good at scooping its rivals.
Yerel gazete rakiplerini atlatma konusunda çok iyi.

More Sentences
scoop i. haberi ilk verme (gazete)
There is an interesting scoop on the first page of today's newspaper.
Bugünkü gazetenin baş sayfasında ilk defa verilen ilginç bir haber var.

More Sentences
scoop i. son dakika bilgisi
The boss gave Jessica an inside scoop about the meeting.
Patron Jessica'ya toplantı hakkında içeriden bir son dakika bilgisi verdi.

More Sentences
scoop f. kepçe ile çıkarmak
The man scooped ice creams on the cones.
Adam dondurmaları külahlara kepçe ile çıkararak koydu.

More Sentences
scoop f. kazanmak
The actor scooped the Oscar prize.
Aktör Oscar ödülünü kazandı.

More Sentences
scoop f. atlatma (gazete)
The local newspaper is very good at scooping its rivals.
Yerel gazete rakiplerini atlatma konusunda çok iyi.

More Sentences
Teknik
scoop i. kepçe
Can you pass me the scoop?
Kepçeyi bana verebilir misin?

More Sentences
scoop i. kaşık
I want three scoops of mashed potatoes.
Üç kaşık patates püresi istiyorum.

More Sentences
Genel
scoop i. kürek
scoop i. hamle
scoop i. vurgun
scoop i. vuruş
scoop i. büyük kepçe
scoop i. voli
scoop i. çukur
scoop i. büyük kazanç
scoop i. şaşula
scoop i. (gazetecilikte) haber atlatma
scoop i. derin kürek
scoop i. kepçe dolusu miktar
scoop i. kaşık dolusu miktar
scoop i. kepçeleme
scoop i. kepçe ile toplama
scoop i. aciliyeti olan bilgi
scoop i. kadın giysisinde yuvarlak yaka
scoop f. kepçe ile boşaltmak
scoop f. diğer gazeteleri atlatmak
scoop f. haber atlatmak
scoop f. oymak
scoop f. kepçeyle çıkarmak
scoop f. çıkarmak
scoop f. kaşıkla çıkarmak
scoop f. çekip çıkarmak
scoop f. kavisli çizgi boyunca kesmek
scoop f. galibiyet kazanmak
scoop f. yenmek
scoop f. üstün gelmek
scoop f. hakkından gelmek
scoop f. elde etmek
scoop f. hak kazanmak
scoop f. alkollü içki tüketmek
scoop f. içki içmek
scoop s. yuvarlağımsı ve düşük (yaka)
scoop N. özel haber
Teknik
scoop i. spatül
scoop i. tarama makinesinin kepçesi
scoop i. toprak kazı makinesinin kepçesi
scoop i. kepçeli toprak kazı makinesi
scoop i. sıvıyı (hava veya yağ olarak) istenen yere yönlendiren huni şeklinde açıklık
scoop f. kepçe ile almak
Otomotiv
scoop i. kaput veya gövde panelinde hava girişini sağlayan açıklık
Medikal
scoop i. vücuttan yabancı maddeleri almaya yarayan kaşığımsı bir cerrahi alet
Biyoloji
scoop i. parazitik olmayan arılarda polen taşıma veya toplama uzvu
Tarım
scoop i. turnayemişi tırmığı
scoop i. kızılcık tırmığı
Balıkçılık
scoop i. dip tarama ağı
scoop i. gırgır
Spor
scoop i. bir tür çim hokeyi vuruşu
scoop f. çim hokeyinde ön vuruş yapmadan (topu) sopayla havalandırmak
İskambil
scoop i. masadaki tüm kağıtları tek seferde alma
Müzik
scoop i. notaları belirterek çalma
scoop i. sürekli kaydırma
scoop f. (bir tondan) diğerine geçiş yapmak
scoop f. tona geçmek
Sinema
scoop i. film ve televizyon stüdyolarında kullanılan bir tür projektör
Kuşbilim
scoop i. kuşların yuvalarına temel olarak hazırladıkları toprak çöküntüsü

"scoop" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 93 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
scoop net i. kepçe
ice-cream scoop i. dondurma kepçesi
ice cube scoop i. buz küreği
ice scoop i. buz küreği
triple-scoop ice cream cone i. üç top dondurma
poop scoop i. dışkı toplama küreği
scoop shovel i. taraklı makinanın küreği veya kepçesi
scoop shovel i. dip tarama aracının küreği veya kepçesi
scoop up f. toplamak
scoop up f. kepçe ile çıkarmak
scoop out f. çukur açmak
scoop out f. oymak
scoop up f. kapmak
scoop up f. kaldırmak
scoop out f. kepçe ile çıkarmak
scoop the news f. haber atlatmak
miss a news scoop f. haber atlamak
get a scoop on the news f. haber atlatmak
scoop up f. çıkarmak
scoop up f. çekip çıkarmak
scoop out f. kepçeyle çıkarmak
scoop out f. kaşıkla çıkarmak
scoop out f. çıkarmak
scoop out f. çekip çıkarmak
scoop out the inside of the eggplant f. patlıcan oymak
at one scoop zf. bir vuruşta
at one scoop zf. bir darbede
at one scoop zf. bir hamlede
Öbek Fiiller
scoop something out of something f. bir şeyi bir şeyin içinden kepçeyle/kaşıkla çıkarmak
scoop something out of something f. bir şeyi bir şeyin içinden çıkarmak
scoop something out of something f. bir şeyi bir şeyin içinden çekip çıkarmak
scoop something out f. bir şeyi bir şeyin içinden kepçeyi/kaşığı daldırıp çıkarmak
scoop (something) out of (something else) f. (bir şeyi bir şeyin içinden) kepçeyle/kaşıkla çıkarmak
scoop something out f. bir şeyi bir şeyin içinden kepçeyle/kaşıkla çıkarmak
scoop (something) out of (something else) f. (bir şeyi bir şeyin içinden) çıkarmak
scoop something out f. bir şeyi bir şeyin içinden çıkarmak
scoop (something) out of (something else) f. (bir şeyi bir şeyin içinden) çekip çıkarmak
scoop something out f. bir şeyi bir şeyin içinden çekip çıkarmak
scoop something out of something f. bir şeyi bir şeyin içinden kepçeyi/kaşığı daldırıp çıkarmak
scoop out of f. -den) kepçeyle/kaşıkla çıkarmak
scoop out of f. -den) çekip çıkarmak
scoop out of f. -den kepçeyi/kaşığı daldırıp çıkarmak
scoop out of f. -den) çıkarmak
Konuşma Dili
the scoop [usa] i. trend
the scoop [usa] i. ilginç haber
Deyim
scoop the kitty [uk/australia] f. ödüllerin hepsini/çoğunu toplamak
scoop the kitty [uk/australia] f. en önemli/çok istenen ödülü kapmak
scoop the kitty [uk/australia] f. malı götürmek
scoop the kitty [uk/australia] f. bir yarışmada tüm ödülleri kazanmak
scoop the kitty f. her şeyi kazanmak
scoop the pool [uk/australia] f. ödülleri silip süpürmek
scoop the kitty f. tam bir başarı elde etmek
scoop the pool f. parsayı toplamak
scoop the pool f. tam bir başarı elde etmek
scoop the kitty f. parsayı toplamak
scoop the pool f. her şeyi kazanmak
scoop the pool [uk/australia] f. tüm ödülleri/iyi ödüllerin çoğunu almak
Konuşma
what's the scoop? expr. son durum nedir?
what's the scoop? expr. naber/noldu?
what's the scoop? expr. neler oluyor?
here's the scoop expr. olay şu
Teknik
scoop system i. kepçe sistemi
scoop condenser i. kepçeli kondenser
aggregate scoop i. agrega küreği
scoop wheel i. kepçeli çark
scoop holder i. kepçe sapı
Tekstil
scoop neck i. açık yuvarlak yaka
scoop neck/neckline i. derin yuvarlak yaka
Otomotiv
oil scoop ring i. yağ deflektör halkası
side scoop i. yan hava girişi
air scoop i. hava girişi
hood scoop i. kaput hava girişi
Havacılık
air scoop i. hava deliği
Denizcilik
scoop net i. dip tarama ağı
scoop net i. gırgır
Medikal
scoop stretcher i. kaşık sedye
scoop stretcher i. faraş sedye
Deniz Biyolojisi
scoop net i. kepçe ağı
gill scoop i. skafognatit
Ormancılık
scoop knife i. ağaç işaretleyici
scoop knife i. kereste çizici
scoop knife i. keresteyi işaretlemeye yarayan metal nesne
scoop knife i. kereste işaretleyici
scoop knife i. kereste işaretleme bıçağı
Askeri
air scoop i. hava alığı
Basketbol
scoop pass i. tek elle alttan çabuk atılan pas
scoop shot i. kepçe atış
scoop shot i. tek elle alttan yapılan atış
Argo
make a scoop f. parayı götürmek
make a scoop f. malı götürmek
make a scoop f. parayı bulmak
make a scoop f. parayı indirmek
Star Wars
scoop ship i. kepçe gemisi