sebze - Türkçe İngilizce Sözlük

sebze

"sebze" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 11 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
sebze vegetable i.
You need to eat more vegetables for your health.
Sağlığın için daha fazla sebze tüketmelisin.

More Sentences
Genel
sebze vegetable i.
You need to eat more vegetables for your health.
Sağlığın için daha fazla sebze tüketmelisin.

More Sentences
Argo
sebze veggie i.
I ordered a veggie burger.
Sebzeli burger sipariş ettim.

More Sentences
sebze veggie i.
I ordered a veggie burger.
Sebzeli burger sipariş ettim.

More Sentences
Genel
sebze vegetables i.
sebze juice i.
sebze produce i.
sebze wort i.
sebze esculent i.
Teknik
sebze vegetation i.
Argo
sebze veggy i.

"sebze" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
lahana familyasından kıvırcık yapraklı bir sebze kail i.
koçan (sebze) stem i.
sebze ve meyve produce i.
sebze bahçesi vegetable garden i.
sebze parçası vegetable patch i.
sebze çorbası vegetable soup i.
sebze suları vegetable juices i.
sebze yağı vegetable oil i.
sebze bahçesi kitchen garden i.
çiğ sebze raw vegetable i.
sebze istiridyesi vegetable oyster i.
sebze ticareti vegetable trade i.
sebze kabuğu peel i.
sebze kabuğu (soyulmuş) peeling i.
et, sebze ya da benzer malzemelerin karışımından hazırlanan sıvı yiyecek soup i.
yanık hayvan veya sebze kokusu ya da tadı empyreuma i.
birkaç tohumu bulunan sebze ya da meyve seedpod i.
sebze suyu juice i.
yaş sebze raw vegetable i.
sebze hali fruit market i.
sebze hali vegetable market i.
sebze hali wholesale market hall i.
sebze-meyve garden stuff i.
sebze-meyve greengrocery i.
sebze rejimi vegetable diet i.
bostanda yetiştirilen sebze ve meyve truck i.
meyve-sebze dükkanı grocery i.
sebze fırçası vegetable brush i.
organik sebze organic vegetable i.
özellikle ispanyolca konuşulan ülkelerde hizmet veren şarap ve meyve-sebze satan dükkan bodega i.
meyve sebze satılan pazar wet market i.
sebze bahçesi vegetable patch i.
yerel meyve sebze yiyen locavore i.
meyve ve sebze mamulleri fruit and vegetable products i.
pişmemiş/çiğ sebze rabbit food i.
pişmemiş/çiğ sebze uncooked vegetable i.
pişmemiş/çiğ sebze raw vegetable i.
plastik kasa (sebze vb taşımak için) plastic crate i.
sebze yetiştiriciliği olericulture i.
sebze yetiştiriciliği vegetable growing i.
sümer ve babillerin bitki ve sebze tanrısı tammuz i.
meyve-sebze satıcısı chandler [obsolete] i.
sebze bahçesi vegetable plot i.
faydalı sebze ya da meyve eater i.
seyyar meyve sebze satıcısı barrow-man i.
seyyar meyve sebze satıcısı barrow-boy i.
sebze satan kadın kalewife i.
sebze bahçesi kail yard i.
sebze bahçesi kaleyard [scotland] i.
birinci dünya savaşı'nda askerlere verilen konserve et yahnisi ve sebze maconochie i.
sebze kasası vegetable rack i.
sebze rafı vegetable rack i.
mantarlar nedeniyle oluşan yumuşak, sulu sebze veya meyve küfü leak i.
işlenme sonucu ortası delikli meyve veya sebze bloater i.
erken olgunlaşan sebze hasting i.
sebze kasası lug i.
sebze olarak haşlanarak veya buharda pişirilen yapraklı otlar greens i.
taze sebze meyve standı green-stall i.
yeşil sebze greens i.
küçük sebze bahçesi potager i.
(günlük tavsiye edilen) beş öğün meyve ve sebze five-a-day i.
bir çeşit kök sebze crummock [scotland] i.
(kısaca) sebze veggie i.
çekmek (mutfak robotunda sebze vb'ni) grind f.
sebze yetiştirmek grow vegetable f.
sebze ekmek plant vegetable f.
meyve ve sebze tüketmek consume fruits and vegetables f.
meyve sebze satmak sell vegetables and fruits f.
(yemeğe) maya ve sebze ekstresi eklemek marmite f.
(sebze veya meyveleri) elle seçmek handpick f.
toprağa gömmek (bitki, sebze) earth up f.
yanık hayvan veya sebze kokusu ya da tadında olan empyreumatical s.
yanık hayvan veya sebze kokusu ya da tadında olan empyreumatic s.
(meyve, sebze) fazla pişmiş overripe s.
(sebze) tam pişmiş squashy s.
kök sebze parsnip N.
Konuşma Dili
sebze bahçesi kailyard [scotland] i.
(kısaca) sebze veg i.
evden eve gezip sebze meyve satan hintli seyyar satıcı sammy [south africa] i.
Deyim
(meyve, sebze) ziyan olmak be dead on the vine f.
hayvan mı, sebze mi, mineral mi? animal, vegetable, or mineral? expr.
Konuşma
taze meyve sebze yiyor musunuz? do you eat fresh fruit and vegetables? expr.
Ticaret/Ekonomi
meyve ve sebze konserve endüstrisi canned fruits and vegetables industry i.
yaş meyve ve sebze toptancı halleri wholesale markets for fresh fruits and vegetables i.
meyve ve sebze saklamak için kullanılan hava geçirmez kapaklı bir kavanoz markası kilner jar® i.
Siyasal
işlenmiş sebze ürünleri processed vegetable products i.
işlenmiş sebze ve meyve ürünleri yönetim komitesi management committee for products processed from fruit and vegetables i.
Teknik
sebze özü vegetable wax i.
yakıt olarak kullanılan sebze yağı vegoil i.
sebze ve meyve ölçüm birimi barrel i.
yanık hayvan veya sebze kokusu ya da tadı ile ilgili empyreumatic [obsolete] s.
Bilgisayar
bfg oyununda geçen salatalık benzeri bir sebze snozzcumber i.
Boyacılık
(sebze lifine benzerlik gösteren ve mordan gerektirmeyen) yapay boya grubu congo group i.
(sebze lifine benzerlik gösteren ve mordan gerektirmeyen) yapay boya grubu benzidine dyes i.
Demiryolu
turfanda sebze nakil vagonu covered wagon for the conveyance of early produce i.
Denizcilik
sebze ve peksimet ile pişirilen bir et yemeği lobscouse i.
gemicilerin yediği et, sebze ve peksimetten oluşan bir tür güveç lobscuse i.
Anatomi
sebze ve meyve tüyü villus i.
Eczacılık
güney amerika'ya özgü bir ağacın kabuğundan elde edildiği düşünülen sebze özü monesia i.
Veterinerlik
sindirilmemiş sebze lifinden oluşan bezir phytobezoar i.
Gıda
uç kesme (sebze) trimming i.
meyve-sebze suyu juice i.
tekstüre edilmiş sebze proteini texturized vegetable protein i.
tekstüre sebze proteini texturized vegetable protein i.
tekstürize sebze proteini texturized vegetable protein i.
tekstürize sebze proteini textured vegetable protein i.
tekstüre edilmiş sebze proteini textured vegetable protein i.
tekstüre sebze proteini textured vegetable protein i.
meyve ve sebze suları fruit and vegetable juices i.
sebze ihtiva eden bebek ve çocuk gıdalarında nitrat muhtevasının enzimatik belirlenmesi enzymatic determination of nitrate content of vegetable-containing food for babies and infants i.
sebze doğrama makinesi vegetable cutting machine i.
meyve ve sebze ürünleri fruit and vegetable products i.
tüketime hazır (meyve sebze) fresh-cut s.
Mutfak
sebze yemekleri vegetable dishes i.
kızartma sebze fried vegetable i.
sebze çorbası hotchpotch i.
sebze suları vegetable juice i.
kremalı sebze çorbası cream of vegetable soup i.
karışık sebze mixed vegetables i.
meyve sebze soymak için küçük bıçak paring knife i.
sebze suyu vegetable juice i.
balıklı sebze çorbası chowder i.
sebze suyu juice i.
sebze çorbası minestrone i.
et suyunda sebze çorbası stock i.
makarnalı sebze çorbası minestrone soup i.
sebze yemeği vegetable dish i.
taze sebze fresh vegetable i.
çiğ sebze ve meyvelerden hazırlanan yemek vegetarian raw meal i.
sebze ve meyvelerden yapılan baharatlı bir asya yemeği chaat i.
sebze sote vegetable saute i.
fırında sebze sote oven roasted vegetables i.
sebze doğrayıcı vegetable cutter i.
meyve ve sebze konsantreleri concentrated fruits and vegetables i.
sebze soyucu vegetable peeler i.
atıştırmalık sebze tabağı crudités platter i.
buharlı sebze pişirici vegetable steamer i.
sebze suyu vegetable stock i.
sebze güveç vegetable casserole i.
buharda sebze steamed vegetables i.
et, tavuk, sebze ve kuru meyvelerle hazırlanan ve kendisiyle aynı adı taşıyan toprak kapta pişirilen bir tür yahni tajine i.
et, tavuk, sebze ve kuru meyvelerle hazırlanan ve kendisiyle aynı adı taşıyan toprak kapta pişirilen bir tür yahni tagine i.
yoğurt ve doğranmış sebze veya meyveler ile yapılan bir hint salatası raita i.
et, peynir ve sebze ile doldurulmuş kare şekilli makarna cappelletti i.
kızarmış tortilla ekmeği arasına et, peynir, doğranmış sebze ve yeşillik koyularak hazırlanan yemek chalupa i.
hint inciri kaktüsünün sebze olarak yenebilen dalları nopal i.
kaynanadili kaktüsünün sebze olarak yenebilen dalları nopalito i.
fındık, sebze veya pirinçten yapılan, tuzlu bir tür yemek sonrası yiyeceği nutloaf i.
japon mutfağında, doğranmış dana eti, tavuk, karides veya sebze gibi yiyeceklerin ızgarada pişirildiği bir teknik teppanyaki i.
japon mutfağında, doğranmış dana eti, tavuk, karides veya sebze gibi yiyeceklerin ızgarada pişirildiği bir teknik teppan-yaki i.