shallow - Türkçe İngilizce Sözlük

shallow

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

shallow — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sığ, yüzeysel
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈʃæloʊ/ – BrE /ˈʃæləʊ/)
Terim Türü:
Sıfat: shallow
Derinliği az olan fiziksel alanı veya mecazen derinlikten yoksun düşünceyi betimler. Eski İngilizce sceald kökünden evrilmiştir. Eleştirel anlatımlarda sınırlılık vurgusu taşır.
Eş Anlamlılar:
superficial
Zıt Anlamlılar:
deep

"shallow" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
shallow s. sığ
The children were playing in the shallow end of the pool.
Çocuklar havuzun sığ kısmında oynuyorlardı.

More Sentences
Genel
shallow s. sığ
The children were playing in the shallow end of the pool.
Çocuklar havuzun sığ kısmında oynuyorlardı.

More Sentences
shallow s. yüzeysel
Do people ever accuse you of being shallow?
İnsanlar seni hiç yüzeysel olmakla suçlar mı?

More Sentences
shallow i. sığ yer
shallow i. 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başında erkeklerin giydiği bir şapka modeli
shallow f. düzlemek
shallow f. sığlaşmak
shallow f. derinliğini azaltmak
shallow f. sığ hale getirmek
shallow f. sığ hale gelmek
shallow s. derine inmeyen
shallow s. basit
shallow s. sığlık
shallow s. üstünkörü
shallow s. derin olmayan
shallow s. derin olmayan (teneffüs)
shallow s. nispeten az hava alışverişi gerçekleşen (teneffüs)
shallow zf. sığ yere doğru
shallow zf. sığ yerde
Teknik
shallow f. sığlaştırmak
shallow s. iç bükeyliği bozuk
Optik
shallow s. hafif tümsek veya çukur (mercek)
Jeoloji
shallow s. kaya üzerinde ince tabaka oluşturan (toprak)
Beysbol
shallow s. koşucunun puan almak için dokunması gereken köşeye nispeten yakın olan
shallow zf. koşucunun puan almak için dokunması gereken köşeye nispeten yakın olarak
Müzik
shallow s. titreşimsiz (ton)
shallow s. rezonanssız (ton)

"shallow" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 94 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
shallow frying-pan i. sahan
shallow water i. sığ su
the shallow end of the pool i. havuzun sığ kenarı
shallow knowledge i. sığ bilgi
shallow foundation i. yüzeysel temel
shallow [uk] i. işportacı arabası
shallow [uk] i. seyyar satıcıların kullandığı sepet veya tepsi
shallow character i. sığ karakter
shallow character i. derinliği olmayan ve hikaye boyunca değişime uğramayan karakter
shallow sleep i. derin olmayan uyku
become shallow f. sığlaşmak
get shallow f. sığlaşmak
shallow increase f. ufak artış
broad and shallow s. yayvan
shallow-brained s. kuş beyinli
shallow-minded s. yüzeysel
shallow-minded s. ince düşünemeyen
shallow-minded s. entelektüel derinliği olmayan
shallow-pated s. aklı kıt
shallow-pated s. kuş beyinli
Deyim
shallow-brained s. aklı kıt
Ticaret/Ekonomi
shallow market i. borsanın derinlik kazanmamış olması
shallow market i. sığ piyasa
Teknik
shallow foundation i. sığ temel
shallow footing i. sığ temel
shallow foundation i. yüzeysel temel
shallow depth i. sığ derinlik
shallow well i. sığ kuyu
shallow beam i. alçak kiriş
shallow beam i. basık kiriş
shallow crusted snow i. kabuk tutmuş kar
shallow drawing i. sığ çekme
shallow hardening steels i. sığ sertleşen çelikler
shallow hardenable steels i. sığ sertleşen çelikler
shallow hardened steel i. sığ sertleşmiş çelik
shallow hardened i. sığ sertleşme
shallow hardening i. sığ sertleşme
shallow fording i. sığ yerden geçme
shallow hardenable s. sığ sertleşen
shallow hardening s. sığ sertleşen
Bilgisayar
given enough eyeballs, all bugs are shallow expr. bir yazılım yeterince geliştirici tarafından test edilirse, tüm açıklar su yüzüne çıkar
İnşaat
frost-protected shallow footing i. don korumalı sığ temel
Otomotiv
shallow cycling i. sığdeşarj
Denizcilik
shallow water i. sığ su
shallow sea i. sığ deniz
surface waves in shallow sea i. sığ suda yüzey dalgaları
shallow draft quay i. küçük tekne rıhtımı
very shallow water waves i. çok sığ su dalgaları
shallow water quay i. sığ su rıhtımı
shallow beach i. sığ sahil
shallow karst i. sığ karst
planning of development of fishing ground in shallow water i. sığ deniz balıkçılığını geliştirme planı
shallow water waves i. sığ su dalgaları
shallow fog i. sığ sis
shallow water wharf i. sığ su rıhtımı
shallow water tide i. sığ su gel-giti
shallow-bodied s. güverte altındaki kısmı orta yükseklikte olan (gemi)
shallow-waisted s. ortasında hafif bir çukurluk bulunan (gemi)
shallow-draught s. karinası su hattının fazla altında olmayan (gemi)
shallow-waisted s. silme güverteli (gemi)
shallow-draft s. karinası su hattının fazla altında olmayan (gemi)
Maden
shallow depths i. sığ derinlikler
shallow depth i. sığ derinlik
Medikal
rapid shallow breathing index (rsbi) i. hızlı yüzeyel solunum endeksi
Psikoloji
shallow processing i. sığ işleme
Mutfak
a shallow pan with two handles i. sahan
shallow fry f. az yağda kızartmak
shallow fry f. az yağda kızarmak
Deniz Biyolojisi
shallow fresh waters i. sığ tatlı sular
Tarım
shallow tillage equipment i. yüzey toprak işleme aletleri
shallow tillage i. yüzeysel toprak işleme
shallow ploughing i. yüzeysel pullukla işleme
shallow root system i. sığ kök yapısı
shallow root system i. sığ kök sistemi
Arıcılık
shallow frame i. yarım ballık çerçevesi
shallow box i. yarım ballık
Eğitim
shallow learning i. sığ öğrenme
Çevre
shallow earthquake i. sığ deprem
shallow dose equivalent i. sığ doz eşdeğeri
shallow water wave i. sığ su dalgası
shallow dose i. sığ doz
Coğrafya
shallow marine facies i. sığ deniz fasiyezi
shallow marine sediment i. sığ deniz çökeli
Meteoroloji
shallow fog i. hafif sis
Jeoloji
shallow marine carbonates i. sığ denizel karbonatlar
shallow marine sediments i. sığ denizel çökeller
shallow subsurface structures i. sığ yeraltı yapıları
shallow s-wave truncation i. sığ s-dalgası kesitinin çıkarılması
shallow seismic i. sığ sismik
shallow marine environment i. sığ denizel ortam
shallow marine clastics i. sığ denizel kırıntılılar
Askeri
shallow fording capability i. sığ sudan geçme kabiliyeti
shallow connecting trench i. sürünme hendeği
Star Wars
shallow march supply depot i. sığ marş tedarik deposu