similar - Türkçe İngilizce Sözlük

similar

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

similar — Definition

Anlamı ve Tanımı:
benzer
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsɪmələr/ – BrE /ˈsɪmɪlə/)
Terim Türü:
Sıfat: similar
Bu sıfat, ortak özellikler taşıyan şeyleri betimler. Latince similis kökünden evrilmiştir. Karşılaştırma ve sınıflandırma anlatımlarında temel bir niteleme aracıdır.
Eş Anlamlılar:
alike
Zıt Anlamlılar:
different

"similar" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
similar s. benzer
The two tables seem similar to me.
İki masa da bana benzer görünüyor.

More Sentences
Genel
similar i. aynısı
The salt rate is not similar in every part of the lake.
Tuz oranı gölün her yerinde aynı değildir.

More Sentences
similar s. benzer
The two tables seem similar to me.
İki masa da bana benzer görünüyor.

More Sentences
Teknik
similar s. benzer
The two tables seem similar to me.
İki masa da bana benzer görünüyor.

More Sentences
Genel
similar i. bir diğerine benzeyen şey
similar i. mukabil
similar i. muadil
similar i. benzeri
similar i. tıpkısı
similar s. benzeşen
similar s. müşabih
similar s. eş
similar s. ayrımsız
similar s. benzeş
similar s. aynı
Müzik
similar s. perde bakımından aynı yönde ilerleyen
Osmanlıca
similar s. mümasil

"similar" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 120 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
a similar one i. misil
similar thought i. benzer düşünce
similar opinions i. benzer görüşler
similar cases i. benzeri durumlar
samples of something similar i. örneğe en uygun
similar situation i. benzer durum
similar trend i. benzer eğilim
similar effects i. benzer etkiler
similar job i. benzer iş
similar feature i. benzer özellik
a similar tendency i. benzer bir eğilim
similar option i. benzer seçenek
similar opinion i. benzer görüş
similar nature i. benzer nitelik
similar nature i. benzer özellik
similar dialogue i. benzer diyalog
make similar f. benzer hale getirmek
be similar f. benzerlik göstermek
have a similar fate f. aynı kaderi paylaşmak
hold similar views f. aynı görüşlere sahip olmak
make similar point f. aynı noktaya değinmek
appear similar f. benzemek
appear similar f. benzer görünmek
share a similar feature f. benzer bir özelliği paylaşmak
very similar s. çok benzer
fairly similar s. oldukça benzer
similar with s. ile benzer
quite similar s. oldukça benzer
structurally similar to s. yapısal olarak benzeyen
of similar nature s. benzer nitelikte/özellikte
self-similar s. benzeş
self-similar s. bütün ile özdeş parçası olan
self-similar s. ait olduğu yapı ile aynı olan
vaguely similar s. hafiften benzer
eerily similar s. korkutucu derecede benzer
vaguely similar s. az buçuk benzer
eerily similar s. ürkütücü bir şekilde benzer
due to similar reasons zf. aynı nedenlerle
due to similar reasons zf. aynı sebeplerle
in a similar vein zf. benzer bir anlayışla
in a similar vein zf. benzer şekilde
under similar circumstances zf. benzer şartlar altında
under similar conditions zf. benzer şartlarda
under similar conditions zf. benzer şartlar altında
under similar circumstances zf. benzer şartlarda
in similar cases zf. benzer durumlarda
in similar cases zf. benzer vakalarda
in a similar way zf. benzer biçimde
in a similar way zf. benzer bir yolla
in a similar way zf. aynı biçimde
in a similar way zf. benzer şekilde
in a similar way zf. aynı şekilde
in a similar manner zf. benzer şekilde
in a similar manner zf. aynı şekilde
İfadeler
confusingly similar to the products expr. ürünlere karışıklık yaratacak derece benzer
due to similar reason expr. aynı nedenle
Konuşma Dili
in a fashion similar to expr. -e benzer bir tarzda
Deyim
along similar lines expr. benzer bir bağlamda
along similar lines expr. benzer şekilde
Konuşma
I’ve experienced something similar expr. ben de buna benzer şeyler yaşadım
I’ve been through similar things expr. ben de buna benzer şeyler yaşadım
I’ve had similar experiences expr. ben de buna benzer şeyler yaşadım
Ticaret/Ekonomi
taxes and similar charges paid i. ödenen vergi ve benzerleri
cost of an asset acquired in exchange or part exchange for similar asset i. benzer bir varlıkla tamamen veya kısmen takas edilen varlığın maliyeti
provisions for pensions and similar obligations i. emeklilik ve benzer yükümlülükler karşılıkları
cost of an asset acquired in exchange or part exchange for similar asset i. benzer varlıkla tamamen veya kısmen değiştirilen varlığın maliyeti
similar preferences i. benzer tercihler
similar transformation curve i. benzer dönüşüm eğrisi
cost of an asset acquired in exchange or part exchange for similar asset i. benzer bir varlıkla tamamen veya kısmen takas edilen/değiştirilen varlığın maliyeti
provisions for pensions and similar obligations i. emeklilik ve diğer yükümlülüklere ilişkin karşılıklar
fixed assets held under leasing and other similar rights i. kiralama ve benzeri haklar altında duran varlıklar
leasing and other similar obligations i. kiralama veya diğer benzeri yükümlülükler
identical and similar goods i. aynı tür ve benzer mallar
similar-to-me effect i. benzerlik etkisi
Hukuk
confusingly similar s. karışıklık yaratacak derecede benzeyen
Siyasal
arrangements having similar effect i. eş etkili düzenlemeler
similar product i. benzer ürün
supplementary convention on the abolition of slavery, the slave trade, and institutions and practices similar to slavery i. kölelik, köle ticareti ve köleliğe benzer kurum ve uygulamaların lağvına dair ek sözleşme
Teknik
similar figures i. benzeş şekiller
similar matrices i. benzeş matrisler
stone and similar materials i. taş ve benzeri malzemeler
electrical lighting and similar equipment i. elektriksel aydınlatma ve benzeri cihazlar
safety of household and similar electrical appliances i. ev ve benzeri yerlerde kullanılan elektrikli cihazların güvenlik kuralları
comparison of resistance to light of colored pigments of similar types i. benzer tip pigmentlerin ışığa karşı haslıklarının karşılaştırılması
determination of airborne acoustical noise emitted by household and similar electrical appliances i. ev ve benzeri yerlerde kullanılan elektrikli cihazlar tarafından havada yayılan gürültünün belirlenmesi
similar solids i. benzerlik prensibine göre ilişkili katı cisimler
a variance similar to expr. -e benzer bir varyans
under similar conditions of production expr. aynı üretim koşulları altında
Bilgisayar
similar matrices i. benzeş dizeyler
similar topics i. benzer konular
similar figures i. benzer şekiller
similar to s. benzer
find similar expr. benzerini bul
find similar expr. benzer bul
not similar expr. benzer değil
Bilişim
similar figures i. benzeş şekiller
self-similar process i. özbenzeş süreç
similar triangles i. benzeş üçgenler
similar matrices i. benzeş matrisler
Telekom
similar radio frequency audio link equipment i. benzer radyo frekans ses link donanımı
Otomotiv
speed limitation devices or similar speed limitation on-board systems of certain categories of motor vehicles i. motorlu araçların hız sınırlayıcı donanımları ve bunların takılması
Medikal
essentially similar products i. temel benzer ürün
respiratory symptoms similar to those of asthma i. astıma benzer respiratuar semptomlar
clinically similar picture i. benzer klinik tablo
similar clinical picture i. benzer klinik durum
statistically similar s. istatistiksel olarak benzer
Psikoloji
similar psychotic symptoms i. benzer psikotik semptomlar
Gıda
fruit juices and certain similar products i. meyve suyu ve benzeri ürünler
Mutfak
tomato salad or cold soup similar to gazpacho i. ezme salata
a food somewhat similar to ravioli i. tatarböreği
soft uncured goat’s cheese similar to cottage cheese i. lor peyniri
Matematik
similar matrices i. benzer matrisler
similar triangles i. benzer üçgenler
similar figures i. benzer geometrik şekiller
similar polygons i. benzer çokgenler
similar matrices i. benzer dizeyler
similar sets i. benzer kümeler
Geometri
similar rectilineal figures i. benzerlik prensibine göre ilişkili doğrusal şekiller
İstatistik
similar action i. benzer hareket
similar regions i. benzer bölgeler