sporting - Türkçe İngilizce Sözlük

sporting

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sporting — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sportif, centilmence
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈspɔːrtɪŋ/ – BrE /ˈspɔːtɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat: sporting
Bu sıfat, adil ve oyun ruhuna uygun davranışı betimler. Sport kökünden türemiştir. Etik ve rekabet anlatımlarında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
fair-minded
Zıt Anlamlılar:
unsporting

"sporting" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
sporting s. sportif
Is it up to Europe to concern itself with sporting activities in universities?
Üniversitelerdeki sportif faaliyetlerle ilgilenmek Avrupa'nın görevi midir?

More Sentences
sporting s. sportmence
Despite their intense rivalry, the teams displayed a sporting attitude.
Aralarındaki yoğun rekabete rağmen takımlar sportmence bir tavır sergiledi.

More Sentences
sporting s. spor
The local community centre offers a variety of sporting activities.
Yerel toplum merkezi çeşitli spor aktivitelerine katılma imkanı sağlıyor.

More Sentences
sporting s. spor
The local community centre offers a variety of sporting activities.
Yerel toplum merkezi çeşitli spor aktivitelerine katılma imkanı sağlıyor.

More Sentences
sporting i. av
sporting i. avcılık
sporting s. dürüst
sporting s. sportmen
sporting s. sporla ilgili
sporting s. başarı ihtimali yüksek olan
sporting s. hovardalık yapan
sporting s. hovardalığa ait
sporting s. hovardalık ile ilgili
sporting s. kumara ait
sporting s. kumar ile ilgili
sporting s. kumar ile meşgul
sporting s. kumar oynayan
sporting s. meşgul
sporting s. hızlı
sporting s. süratli
sporting s. seks işçiliği yapan
sporting s. seks işçiliğinde kullanılan
sporting s. orospu
sporting s. fahişe
sporting s. centilmence
Spor
sporting i. spor ile ilgili
Bahisçilik
sporting s. kumara ilgi duyan
sporting s. kumar merakıyla ilgili
sporting s. kumar merakından kaynaklanan

"sporting" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 40 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
sporting attraction i. spor atraksiyonu
sporting attraction i. ziyaretçilerin bir spor veya rekreasyon etkinliğine katılma veya ondan keyif almasına odaklanan etkinlik
sporting goods i. spor eşyaları
sporting house i. genelev
sporting house i. randevu evi
sporting man i. mutlu eden kimse
sporting man i. kumarbaz kimse
sporting life i. bahis bağımlılığı
sporting book i. bahis defteri
sporting man i. sportif kimse
sporting man i. açık hava faaliyetlerini seven kimse
sporting man i. neşe kaynağı kimse
sporting dog i. av köpeği
sporting life i. bahisçilik
Konuşma Dili
sporting chance i. umut ışığı
sporting blood i. risk almaya gönüllü
sporting blood i. maceracı ruh
Deyim
sporting chance i. yeterli kazanma şansı
a sporting chance i. başarma şansı
a sporting chance i. başarma ihtimali
a sporting chance i. başarı şansı
have sporting blood f. risk almaya gönüllü olmak
have sporting blood f. maceracı bir ruhu olmak
Otomotiv
international sporting code i. uluslararası spor yasası
Botanik
sporting plant i. kendi cinsinden farklı özellikler geliştiren bitki
sporting plant i. mutasyona uğramış bitki
Askeri
sporting gun i. uzun namlulu av tüfeği
Silah/Atıcılık
sporting rifle i. av tüfeği
Spor
sporting competition i. spor müsabakası
sporting goods i. spor ürünleri
sporting goods i. sporcu ürünleri
sporting press i. spor basını
sporting paper i. spor gazetesi
without sporting just cause i. salt spor dışı sebep/faaliyet ile
sporting goods manufacturers association (sgma) i. spor giyim üreticileri birliği
mega sporting events i. büyük spor organizasyonları
Eski Kullanım
sporting house i. kumarhane
sporting house i. (kumar oynanan) eğlence salonu
Argo
sporting lady i. fahişe
sporting lady i. orospu