standby - Türkçe İngilizce Sözlük

standby

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

standby — Definition

Anlamı ve Tanımı:
beklemede, yedek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈstændbaɪ/ – BrE /ˈstændbaɪ/)
Terim Türü:
Sıfat/İsim: standby
Bu sözcük, gerektiğinde devreye girecek hazır durumu tanımlar. Stand by ifadesinden kalıplaşmıştır. Teknik ve operasyonel dilde kullanılır

"standby" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 41 sonuç

İngilizce Türkçe
Teknik
standby i. bekleme
The energy-star label should help to promote energy efficient standby equipment.
Enerji yıldızı etiketi, enerji tasarruflu bekleme ekipmanlarının teşvik edilmesine yardımcı olmalıdır.

More Sentences
standby s. hazır
Workers must be on standby whenever and for however long their employers choose.
İşçiler, işverenleri ne zaman ve ne kadar süreyle isterse o zaman hazır olmalıdır.

More Sentences
standby s. yedek
I could only be able to find a standby ticket to the concert.
Konser için ancak yedek bilet bulabildim.

More Sentences
standby s. yedek
I could only be able to find a standby ticket to the concert.
Konser için ancak yedek bilet bulabildim.

More Sentences
Genel
standby i. sırt dayanan kimse
standby i. acil durumlarda güvenilen kimse
standby i. güvenilir kimse
standby i. güvenilir kaynak
standby i. güvenilir tercih
standby i. favori seçenek
standby i. favori kaynak
standby i. favori tercih
standby i. el altında tutulan şey
standby i. yedek şey
standby i. alternatif
standby i. standby yolcu
standby i. bekleme listesinde yer alan yolcu
standby i. son dakika bilet bulmaya çalışan yolcu
standby i. bekleme modu
standby i. uyku modu
standby i. standart şey
standby i. sıklıkla kullanılan şey
standby i. denenmiş şey
standby i. kanıtlanmış şey
standby f. beklemek
standby f. beklemede olmak
standby s. son dakikada olan (rezervasyon)
standby s. son dakika rezervasyonu ile ilgili
standby s. standby yolcuya özgü
standby s. standby yolcu ile ilgili
standby s. bekleme listesinde yer alan (yolcu)
standby s. standby yolcuyu kabul eden (araç)
standby s. bekleyen
standby s. bekleme sürecine ait
standby s. bekleme süreci ile ilgili
standby zf. hemen
standby zf. kullanıma hazır bir şekilde
standby zf. hazır olarak
Teknik
standby i. destek
standby s. hazırda bekleyen
Bilgisayar
standby i. bekleme konumu

"standby" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 82 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
old standby i. eskiden beri kullanılıp popüler olan şey
standby fare i. standby tarifesi
standby equipment i. yedek teçhizat
hot standby i. favori yedek
hot standby i. en iyi yedek
even at standby state zf. bekleme durumunda bile
even at standby state zf. bekleme durumunda dahi
Konuşma Dili
on standby expr. hazır ve nazır
on standby expr. el altında
on standby expr. hazır konumda
on standby expr. uçakta/trende/otobüste yer açılmasını bekleyerek
on standby expr. yer boşalmasını bekleyerek
on standby expr. tetikte
on standby expr. yedekte
on standby expr. sıra bekleyerek
on standby expr. yedek yolcu olarak
on standby expr. elde
on standby expr. mevcutta
Deyim
on standby expr. beklemede/hazırda
Ticaret/Ekonomi
standby letters of credit i. geçerli kredi teminat mektubu
standby agreements i. destekleme anlaşması
standby letters of credit i. sınırlı süreli teminat akredifi
standby equipment i. belirli üretim hacminde ya da belirli zamanlarda kullanılan makine ve teçhizat
standby fare i. yedek yolcu ücreti
standby arrangement i. taahhüt sözleşmesi
standby credit i. destek kredisi
standby underwriting i. destekleme alımı
standby cost i. sabit masraf
standby underwriting i. menkul değerlerin satın alınacağını taahhüt
standby underwriting i. kesin satış yükümlülüğü
standby cost i. sabit gider
standby letter of credit i. standby akreditif
standby letter of credit i. teminat akreditifi
Teknik
standby time i. hazırlık zamanı
standby register i. hazırlık yazmacı
standby block i. hazır blok
standby system i. yedek dizge
standby power unit i. yedek güç ünitesi
standby system i. yedek sistem
standby register i. yedek yazmaç
standby redundancy i. yedek artıklık
standby block i. hazır öbek
standby state i. hazır bekleme durumu
standby power unit i. standby güç ünitesi
cold standby i. soğuk yedekte bekleme
standby pump i. yedek pompa
standby fan i. yedek vantilatör
standby fan i. yedek yelvuran
standby battery i. yardımcı akümülatör
hot standby i. sıcak bekleme
Bilgisayar
system standby i. sistem bekleme konumu
cold standby i. kapalı yedekte bekleme
computer standby i. sistem beklemesi
hot standby i. otomatik yedekleme
standby time i. hazırlık zamanı
standby block i. hazır öbek
standby register i. yedek yazmaç
standby system i. yedek sistem
standby register i. hazırlık yazmacı
standby system i. yedek dizge
standby block i. hazır blok
standby server i. yedek sunucu
standby now expr. şimdi beklemeye geç
cancel standby expr. beklemeyi iptal et
Bilişim
standby power system i. yedek güç sistemi
standby mode i. bekleme kipi
standby line i. yedek hat
Telekom
standby time i. bekleme süresi
standby and receive mode i. bekleme ve alma modu
standby output power i. bekleme konumundaki çıkış gücü
standby mode i. bekleme modu
standby state i. bekleme durumu
standby line i. yedek hat
Ulaştırma
standby fare i. (yedek yolculara yönelik) indirimli tarife
Havacılık
local standby point i. mahalli bekleme noktası
full emergency standby point i. tam acil bekleme noktası
Medikal
doctor on standby duty i. icapçı doktor
doctor on standby i. icapçı doktor
standby doctor i. icapçı doktor
doctor on standby service i. icapçı doktor
Askeri
standby reserve i. ikinci derecede hazır ihtiyat
standby force i. ihtiyat kuvveti