tent - Türkçe İngilizce Sözlük

tent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

tent — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çadır
Okunuş (IPA):
(AmE /tɛnt/ – BrE /tɛnt/)
Terim Türü:
İsim: tent (tents)
Geçici barınma amacıyla kurulan taşınabilir yapı. Latince tendere (“germek”) kökü, gerili kumaş fikrini yansıtır. Kamp, askeri ve acil durum bağlamlarında temel barınma unsuru olarak görülür

"tent" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
tent i. çadır
This revolutionary tent can be pitched in two seconds.
Bu devrim niteliğindeki çadır iki saniye içinde kurulabilmektedir.

More Sentences
Teknik
tent i. çadır
This revolutionary tent can be pitched in two seconds.
Bu devrim niteliğindeki çadır iki saniye içinde kurulabilmektedir.

More Sentences
Tekstil
tent i. çadır
This revolutionary tent can be pitched in two seconds.
Bu devrim niteliğindeki çadır iki saniye içinde kurulabilmektedir.

More Sentences
Genel
tent i. otağ
tent i. oba
tent i. sayvan
tent i. yara mili
tent i. tente
tent i. hane
tent i. mekan
tent i. mesken
tent i. kulübe
tent i. baraka
tent f. çadırda yaşamak
tent f. çadır kurmak
tent f. barınak olarak çadır sağlamak
tent f. kısa süreliğine kalmak
tent f. konaklamak
Teknik
tent i. oba
tent i. tente
Tekstil
tent i. çadır elbise
tent i. bel pensi veya bel kısmı olmayan bol elbise
Medikal
tent i. operasyon sırasında buhar veya oksijeni tutmak için hastanın başı ve omuzlarına yerleştirilen hava geçirmez kapak
tent i. cerrah mili
tent i. yara fitili
tent f. cerrah mili ile yoklamak
tent f. fitil ile yarayı işletmek
Dini
tent i. incil'de geçen bir tarikat olan rechabite'lerden oluşan bir örgüt
Böcek Bilimi
tent i. çadır tırtılının ördüğü ağ

"tent" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
tent building i. çadırcılık
Genel
tent stitch i. çadır dikişi
tent fly i. çadır sineği
wall tent i. çadır
small makeshift tent i. çergi
tent pole i. çadır direği
tent peg i. çadır kazığı
oxygen tent i. oksijen çadırı
pup tent i. ufak çadır
state tent i. otağ
tent flap i. çadır kanadı
tent flap i. çadır kapağı
shelter tent i. çadır
tent canvas i. çadır bezi
large nomad tent i. oba
pup tent i. iki kişilik ufak çadır
yoruk tent i. yörük çadırı
yuruk tent i. yörük çadırı
tent-seller i. çergici
tent-maker i. çergici
tent cover i. çadır örtüsü
party tent i. eğlence çadırı
tent stake i. çadır kazığı
camping tent i. kamp çadırı
car tent i. araba çadırı
circus tent i. sirk çadırı
aid tent i. yardım çadırı
nylon tent i. naylon çadır
tent city i. çadırkent
white tent i. beyaz çadır
haircloth tent i. kıl çadır
haircloth tent i. hayvan kıllarından dokunarak elde edilen kumaştan yapılan çadır
backpacking tent i. sırt çantasında taşınan hafif çadır
canvas tent i. branda bezinden yapılmış çadır
tent [dialect] i. dikkat
tent bed i. çadır yatağı
tent [dialect] i. özen
tent [dialect] i. önemseme
tent bed i. açık arazide kullanılan yatak
tent bed i. çadır gibi gölgeliği olan yatak
tent [scottish] i. açık hava vaazı için yapılmış tahta kürsü
tent trailer i. brandadan sundurması olan, 2 tekerlekli, araba ile çekilen römork
tent slip i. çadırın germe halatının gerginliğini ayarlamakta kullanılan cihaz
tent slide i. çadırın germe halatının gerginliğini ayarlamakta kullanılan cihaz
big tent i. büyük çadır
sealskin tent i. eskimo yaz evi
two-man tent i. iki kişilik çadır
umbrella tent i. tek bir direk üstüne kurulan, şemsiyeye benzeyen küçük bir çadır
umbrella tent i. şemsiye çadır
bell tent i. çan şeklinde çadır
bender tent [uk] i. ağaç dalları üzerine branda geçirilerek yapılan basit sığınak
lean-to tent i. binaya yaslı çadır
mountain tent i. zemini ve fermuarlı girişi bulunan, genellikle takoz biçiminde olan hafif bir tür çadır
earthquake tent i. deprem çadırı
tent building i. çadırcılık
pack tent i. sırt çantasında taşınabilir çadır
pop tent i. taşıma kamp çadırı
field tent i. branda bezinden yapılmış arazi çadırı
fly tent i. fermuarlı girişi olan çadır
sibley tent i. sibley çadır
sibley tent i. konik biçimli kanvas bir çadır türü
pyramidal tent i. piramit şeklinde geniş kapasiteli çadır
pitch a tent f. çadır kurmak
set up a tent f. çadır kurmak
put up a tent f. çadır kurmak
erect a tent f. çadır dikmek
pitch a tent f. çadır dikmek
take down the tent f. çadırı bozmak
dismantle the tent f. çadırı bozmak
set up a tent f. çadırı kurmak
pack away a tent f. çadırı toplamak
put up a tent f. çadırı kurmak
erect a tent f. çadırı kurmak
pack up a tent f. çadır toplamak
pack away a tent f. çadır toplamak
erect a tent f. çadır kurmak
pack up a tent f. çadırı toplamak
dismantle a tent f. çadırı sökmek
take down a tent f. çadırı sökmek
pitch a tent f. çadırı kurmak
sit in the tent f. çadırda oturmak
go into the tent f. çadıra girmek
stay in a tent f. çadırda kalmak
tent [scottish] f. göz kulak olmak
tent [scottish] f. önemsemek
tent [scottish] f. gözetlemek
tent [scottish] f. beklemek
tent [scottish] f. katılmak
tent [scottish] f. dikkat etmek
Öbek Fiiller
tent out f. çadırda kalmak/uyumak
Deyim
a camel's nose (under the tent) i. istenmeyen sonuçlara yol açan önemsiz karar/eylem
big tent i. herkese hitap eden
a big tent i. herkese hitap eden
a big tent i. herkesi kuşatan
a camel's nose (under the tent) i. felakete yol açan zararsız eylem/karar
big tent i. herkesi kuşatan
big tent i. herkes içine alan
a big tent i. herkes içine alan
a big tent i. geniş kapsamlı grup
a big tent i. çok geniş siyasi görüşleri bünyesinde toplayan siyasi parti benzeri bir grup
big tent i. herkesi içine alan/kapsayan hareket ya da felsefe
a big tent i. herkesi içine alan grup
a camel's nose (under the tent) i. daha büyük, istenmeyen bir duruma yol açabilecek küçük, zararsız eylem
a camel's nose (under the tent) i. sonu ciddiye dönüşebilecek, masum görünen küçük eylem
pitch a tent f. çadır kurmak
pitch a tent f. kamp çadırı kurmak
fold (up) (one's) tent f. toparlanmak
fold (up) (one's) tent f. çekilmek
fold (up) (one's) tent f. toplanmak
fold one's tent f. toplanmak
fold one's tent f. bırakmak
fold one's tent f. toparlanmak
fold (up) (one's) tent f. bırakmak
fold one's tent f. pes etmek
fold one's tent f. çekilmek
fold one's tent f. pılısını pırtısını toplamak
fold (up) (one's) tent f. pes etmek
fold (up) (one's) tent f. pılısını pırtısını toplamak
big tent s. şümullü
big tent s. en geniş kapsamlı
big tent s. herkesi içine alan
were you born in a tent? expr. ahırda mı büyüdün?
were you born in a tent? expr. kapısız köyden mi geldin?
were you born in a tent? expr. çadırda mı büyüdün?
were you born in a tent? expr. dağdan mı geldin?
Konuşma
did you stay in a tent? expr. çadırda mı kaldınız?
did you stay in a tent? expr. çadırda mı kaldın?
Siyasal
tent camp i. çadır kampı
tent city i. çadır kent
iftar tent i. iftar çadırı
Teknik
oxygen tent i. oksijen çadırı
large tent i. büyük çadır
Bilgisayar
tent card i. çadır kartı
tent card i. çadır kart
blank tent card i. boş çadır kart
tent fold s. ortadan katlanmış
Tekstil
tent fly i. çadır kapısı
tent stitch i. çadır dikişi
Mimarlık
cottage tent i. aile çadırı
Medikal
tent stitch i. cerrah mili ile yoklama
tent stitch i. fitil ile yara işletme
Mutfak
tent [obsolete] i. ispanya'nın alicante şehrinden kırmızı bir sofra şarabı
Deniz Biyolojisi
tent shell i. deniz salyangozu
Tarih
nomad tent i. göçebe çadırı
Dini
tent of meeting i. israiloğulları tarafından kutsal sayılan bir tapınak
Jeoloji
tent rock i. peri bacası
Askeri
hot tent i. sıcak çadır
orderly tent i. bölük çadırı
sheet tent i. çadır yaprağı
sheet tent i. çadır parçası