Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
without difficulty
initial charge
depth interview
application techniques
blatted
backpacker
weight changes
bank statement
undershirt
mutually synchronized network
exercise commander
depositadora
desempajado
double portion
performance parameters
disassemblies
bio-availability
corn bread
job classification
windsurfer
suet
basic commodity
execute command
synchesis
technical acknowledgement
to keep
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"to keep"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
keep to
f.
bağlı kalmak
2
Genel
keep to the right
f.
yolun sağında kalmak
3
Genel
keep an ear to the ground
f.
kulağı kirişte olmak
4
Genel
keep to
f.
uymak
5
Genel
keep to
f.
tutmak
6
Genel
keep an ear to the ground
f.
kulağı tetikte olmak
7
Genel
keep to
f.
kalmak
8
Genel
keep to oneself
f.
içine kapanmak
9
Genel
keep to oneself
f.
kendi halinde olmak
10
Genel
keep to oneself
f.
sır saklamak
11
Genel
keep to oneself
f.
insanlardan uzak durmak
12
Genel
keep to oneself
f.
sokulgan olmamak
13
Genel
fail to keep possession of
f.
kaybetmek
14
Genel
fail to keep possession of
f.
sahipliğini yitirmek
15
Genel
fail to keep possession of
f.
elinden kaçırmak
16
Genel
keep to the agreement
f.
anlaşmaya bağlı kalmak
17
Genel
keep to the agreement
f.
anlaşmaya uymak
18
Genel
keep to the agreement
f.
sözleşmeye uymak
19
Genel
keep one's true thoughts and feelings to oneself
f.
rengini belli etmemek
20
Genel
keep one's true thoughts and feelings to oneself
f.
renk vermemek
21
Genel
keep (something) close to one's chest
f.
bir şeyi sır olarak tutmak
22
Genel
keep (something) close to one's chest
f.
bir şeyi gizli tutmak
23
Genel
be unable to keep up
f.
dikiş tutturamamak
24
Genel
keep up-to-date
f.
güncelliğini korumak
25
Genel
keep up-to-date
f.
güncel tutmak
26
Genel
keep to the straight and narrow
f.
doğru yoldan ayrılmamak
27
Genel
keep oneself to oneself
f.
başka insanların arasına karışmadan sakin bir yaşam sürmek
28
Genel
keep to the straight and narrow
f.
doğru yoldan sapmamak
29
Genel
keep something up to date
f.
çağdaşlaştırmak
30
Genel
keep something up to date
f.
modernleştirmek
31
Genel
keep something up to date
f.
güncelleştirmek
32
Genel
not to keep clean
f.
temiz tutmamak
33
Genel
keep oneself up-to-date with the latest developments
f.
son gelişmeleri takip etmek
34
Genel
keep oneself up-to-date with the latest developments
f.
yenilikleri takip etmek
35
Genel
fail to keep in contact
f.
görüşememek
36
Genel
keep to the right
f.
yolun sağından gitmek
Öbek Fiiller
37
Öbek Fiiller
keep to (something)
f.
(bir şey) sınırları içerisinde olduğundan emin olmak
38
Öbek Fiiller
keep to (something)
f.
(bir düzeyde) tutmak
39
Öbek Fiiller
keep to (something)
f.
(bir şeyi) uyumlu hale getirmek
40
Öbek Fiiller
keep to (something)
f.
(bir şeyi) uydurmak
41
Öbek Fiiller
keep to (something)
f.
(bir şeye) sadık kalmasını sağlamak
42
Öbek Fiiller
keep to (something)
f.
(bir şeyi) uygulamak
43
Öbek Fiiller
keep to (something)
f.
(bir düzeyde) kalmasını sağlamak
44
Öbek Fiiller
keep to (something)
f.
(bir yerden) çıkmamak
45
Öbek Fiiller
keep to (something)
f.
(bir yerde) kalmak
46
Öbek Fiiller
keep to (something)
f.
(bir tarzda) olmasını sağlamak
47
Öbek Fiiller
keep to (something)
f.
(bir şeyi) yerine getirmek
48
Öbek Fiiller
keep to (something)
f.
(bir şeye) uymak
İfadeler
49
İfadeler
keep to the right
expr.
sağdan gidiniz
Konuşma Dili
50
Konuşma Dili
keep to oneself
f.
gizli tutmak
51
Konuşma Dili
keep to oneself
f.
kendine saklamak
52
Konuşma Dili
keep on at somebody (to do something)
f.
(bir şey yapması için) birinin başının etini yemek
53
Konuşma Dili
keep on at somebody (to do something)
f.
(bir şey yapması için) birinin üstüne varmak/gitmek
54
Konuşma Dili
keep your intentions to yourself
expr.
içinden geçeni kendine sakla
55
Konuşma Dili
keep your intentions to yourself
expr.
niyetini kendine sakla
56
Konuşma Dili
keep your hands to yourself!
expr.
dokunma!
57
Konuşma Dili
keep your hands to yourself!
expr.
ellerine hakim ol!
58
Konuşma Dili
keep your opinions to yourself!
expr.
görüşlerini kendine sakla!
59
Konuşma Dili
keep your opinions to yourself!
expr.
fikirlerini kendine sakla!
60
Konuşma Dili
it is in our hands to keep our items organized
expr.
eşyalarımızı düzenli tutmak bizim elimizde
Deyim
61
Deyim
just enough to keep body and soul together
i.
bir lokma bir hırka
62
Deyim
keep one's nose to the grindstone
f.
didinmek
63
Deyim
keep one's nose to the grindstone
f.
dirsek çürütmek
64
Deyim
keep one's nose to the grindstone
f.
durup dinlenmeden çalışmak
65
Deyim
keep one's nose to the grindstone
f.
durmadan çalışmak
66
Deyim
keep one's ear to the ground
f.
kulak kesilmek
67
Deyim
keep oneself to oneself
f.
kendi izole etmek
68
Deyim
keep oneself to oneself
f.
kendi halinde olmak
69
Deyim
keep oneself to oneself
f.
içine kapanmak
70
Deyim
keep an ear close to the ground
f.
ayakları yere basmak
71
Deyim
keep an ear close to the ground
f.
durumun farkında olmak
72
Deyim
keep an ear close to the ground
f.
olayların bilincinde olmak
73
Deyim
keep one's ear to the ground
f.
her yerde kulağı olmak
74
Deyim
keep one's ear to the ground
f.
kulağı delik olmak
75
Deyim
keep one's nose to the grindstone
f.
çok çalışmak
76
Deyim
keep one's nose to the grindstone
f.
eşek gibi çalışmak
77
Deyim
keep one's cards close to one's chest
f.
gizli tutmak
78
Deyim
keep one's cards close to one's chest
f.
kapalı oynamak
79
Deyim
keep one's cards close to one's chest
f.
ne planladığını anlatmamak
80
Deyim
keep one's shoulder to the wheel
f.
durmadan çalışmak
81
Deyim
keep one's shoulder to the wheel
f.
gece gündüz demeden çalışmak
82
Deyim
keep one's shoulder to the wheel
f.
dur durak bilmeden çalışmak
83
Deyim
keep one's nose to the grindstone
f.
dur durak bilmeden çalışmak
84
Deyim
keep one's shoulder to the wheel
f.
gözünü kırpmadan çalışmak
85
Deyim
keep one's nose to the grindstone
f.
sürekli çalışmak
86
Deyim
keep one's nose to the grindstone
f.
gayretle çalışmak
87
Deyim
keep one's cards close to one's vest
f.
kapalı oynamak
88
Deyim
keep one's cards close to one's vest
f.
saman altından su yürütmek
89
Deyim
keep one's cards close to one's chest
f.
açık davranmamak
90
Deyim
keep one's cards close to one's vest
f.
açık davranmamak
91
Deyim
keep one's cards close to one's chest
f.
saman altından su yürütmek
92
Deyim
keep one's cards close to one's vest
f.
ne planladığını anlatmamak
93
Deyim
keep one's ear to the ground
f.
dikkat kesilmek
94
Deyim
keep one's hands to oneself
f.
ellerine hakim olmak (ellerine hakim ol!)
95
Deyim
keep one's shoulder to the wheel
f.
kendini işe vermek
96
Deyim
keep one's shoulder to the wheel
f.
kendini işine vermek
97
Deyim
keep one's shoulder to the wheel
f.
işine dört elle sarılmak
98
Deyim
keep one's shoulder to the wheel
f.
işine sıkı sıkı sarılmak
99
Deyim
keep one's ear to the ground
f.
kulağı tetikte olmak
100
Deyim
keep an ear to the ground
f.
kulağı tetikte olmak
101
Deyim
keep one's ear to the ground
f.
kulağını (gözünü ) dört açmak
102
Deyim
keep an ear to the ground
f.
kulağını (gözünü ) dört açmak
103
Deyim
keep one's nose to the grindstone
f.
harıl harıl çalışmak
104
Deyim
keep one's nose to the grindstone
f.
çalışıp didinmek
105
Deyim
keep one's opinions to oneself
f.
fikirlerini/görüşlerini kendine saklamak
106
Deyim
keep an ear to the ground
f.
kulak kesilmek
107
Deyim
keep an ear to the ground
f.
dikkat kesilmek
108
Deyim
keep something to a minimum
f.
bir şeyi asgaride tutmak
109
Deyim
keep something to a minimum
f.
bir şeyi minimumda tutmak
110
Deyim
keep to one's course
f.
yolundan şaşmamak
111
Deyim
keep to one's ground
f.
yolundan şaşmamak
112
Deyim
keep it down to a dull roar
f.
çok ses çıkarmamak
113
Deyim
keep it down to a dull roar
f.
sessiz olmak
114
Deyim
keep it down to a dull roar
f.
kısık sesle/fısıltıyla konuşmak
115
Deyim
keep to the straight and narrow
f.
cennete giden yoldan şaşmamak
116
Deyim
keep to the straight and narrow
f.
doğru yoldan şaşmamak
117
Deyim
keep to the straight and narrow
f.
katı ahlaki prensiplere göre yaşamak
118
Deyim
keep it down (to a dull roar)
f.
olabildiğince sessiz olmak
119
Deyim
keep to straight and narrow
f.
hep doğru olanı yapmak
120
Deyim
keep to straight and narrow
f.
doğru yoldan şaşmamak
121
Deyim
keep to straight and narrow
f.
katı ahlaki prensiplere göre yaşamak
122
Deyim
keep to straight and narrow
f.
doğru yoldan ayrılmamak/sapmamak
123
Deyim
keep to straight and narrow
f.
cennete giden yoldan şaşmamak
124
Deyim
keep to straight and narrow
f.
hep/yalnızca doğru yolu seçmek
125
Deyim
keep your ear (close) to the ground
f.
uyanık olmak
126
Deyim
keep your ear (close) to the ground
f.
radarları/algıları açık olmak
127
Deyim
keep an ear (close) to the ground
f.
haberdar olmak
128
Deyim
have (or keep) an ear to the ground
f.
yenilikleri takip etmek
129
Deyim
have (or keep) an ear to the ground
f.
her şeyden haberi olmak
130
Deyim
keep an ear (close) to the ground
f.
yenilikleri takip etmek
131
Deyim
keep an ear (close) to the ground
f.
her şeyden haberi olmak
132
Deyim
have (or keep) an ear to the ground
f.
haberdar olmak
133
Deyim
keep your ear (close) to the ground
f.
yenilikleri takip etmek
134
Deyim
keep your ear (close) to the ground
f.
haberdar olmak
135
Deyim
have (or keep) an ear to the ground
f.
radarları/algıları açık olmak
136
Deyim
keep your ear (close) to the ground
f.
gözü/kulağı açık olmak
137
Deyim
keep an ear (close) to the ground
f.
gözü/kulağı açık olmak
138
Deyim
have (or keep) an ear to the ground
f.
yeni bilgileri takip etmek
139
Deyim
keep an ear (close) to the ground
f.
yeni bilgileri takip etmek
140
Deyim
keep your ear (close) to the ground
f.
her şeyden haberi olmak
141
Deyim
have (or keep) an ear to the ground
f.
uyanık olmak
142
Deyim
have (or keep) an ear to the ground
f.
gözü/kulağı açık olmak
143
Deyim
keep an ear (close) to the ground
f.
radarları/algıları açık olmak
144
Deyim
keep an ear (close) to the ground
f.
uyanık olmak
145
Deyim
keep your ear (close) to the ground
f.
yeni bilgileri takip etmek
146
Deyim
keep on at somebody (to do something)
f.
(bir şey yapması için) birini eleştirmek
147
Deyim
keep on at somebody (to do something)
f.
(bir şey yapması için) birinin başının etini yemek
148
Deyim
keep on at somebody (to do something)
f.
(bir şey yapması için) birinin üstüne gitmek/varmak
149
Deyim
keep on at somebody (to do something)
f.
(bir şey yapması için) birinin ensesinde boza pişirmek
150
Deyim
keep on at somebody (to do something)
f.
(bir şey yapması için) birini üstelemek
"to keep"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç
Kategori
Türkçe
İngilizce
Konuşma Dili
1
Konuşma Dili
keep your hands to yourself!
ellerini kendine sakla!
expr.
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of to keep
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy