topluca - Türkçe İngilizce Sözlük

topluca

"topluca" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 9 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
topluca en masse zf.
He would kill them en masse and throw them into the sea.
Onları topluca öldürüp denize atacaktı.

More Sentences
topluca as a whole zf.
topluca all together zf.
topluca agreat zf.
topluca en bloc zf.
topluca flockmel zf.
topluca collectively zf.
İfadeler
topluca as one expr.
Deyim
topluca all told expr.

"topluca" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 44 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
yürüyüş (topluca) march i.
yürüyüş yapmak (topluca) march f.
Genel
topluca söylenen şarkı catch i.
inşa için topluca hareket etme raising bee i.
inşa için topluca hareket etme barn raising i.
bir şeyin inşasında topluca iş yapıp birbirine yardım etme barn raising i.
bir şeyin inşasında topluca iş yapıp birbirine yardım etme raising bee i.
topluca eğlenerek söylenen meyhane şarkısı drinking song i.
topluca eğlenerek söylenen meyhane şarkısı trinklied i.
topluca ikamet edilen evler mansonry i.
(topluca) yürüyüş yapma marching i.
(topluca) bürokratlar officialdom i.
topluca desteklenen değerler bütünü party line i.
topluca söylemek chorus f.
topluca ilerlemek press f.
topluca ilerlemek troop f.
topluca saldırmak mob f.
topluca öldürmek massacre f.
topluca göç etmek swarm f.
topluca üretilmiş mass produced s.
topluca yapılan processional s.
topluca üretilen mass produced s.
topluca alınan taken collectively s.
Öbek Fiiller
topluca (bir şeye/yere) girmek troop in (something or some place) f.
topluca (bir şeye/yere) girmek troop into (something or some place) f.
topluca (bir şeye) girmek troop into (something) f.
topluca (bir şeye) girmek troop in (something) f.
bir şeyin ya da bir yerin üzerinden topluca geçmek troop across someone or something f.
topluca ilahi okumak give out f.
Deyim
tavşanların topluca bulunduğu yer rabbit warren i.
topluca yenen bir yemeğe katılanların hazırlayıp yanında getirdiği yiyecekler pot luck [us] i.
topluca varmak reach (some place) in a body f.
topluca gitmek travel in a body f.
topluca saldırmak come thick and fast f.
Askeri
birliklerin topluca eğitilmesi multiple drill i.
birliklerin topluca eğitilmesi multiple unit training assemblies i.
Müzik
(protestan kiliselerinde topluca söylenen parçadan önce seslendirilen) doğaçlama müzik parçası chorale prelude i.
şarkının topluca söylenen bölümü owrecome i.
topluca ilahi söyleme community singing i.
topluca çalan müzisyen grubu concert i.
Tiyatro
(topluca) broadway dışında gerçekleştirilip genellikle avangard veya deneysel eserler içeren tiyatro yapımları off-off-broadway i.
Eski Kullanım
topluca ilahi okunurken uygun bir melodi çalmak give out f.
Kuşbilim
balıkçılların topluca avlandıkları yer sedge i.
Argo
topluca esrar içme çemberi cipher i.