| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | troop i. | birlik | ||
|
NATO dictated the terms of troop withdrawal from the region. NATO, askeri birliklerin bölgeden çekilme şartlarını belirlemiştir. More Sentences |
||||
| Genel | troop i. | grup | ||
|
But we are about to destroy the bridge, and these are very green troops. Fakat köprüyü havaya uçurmak üzereyiz ve bunlar oldukça acemi bir grup. More Sentences |
||||
| Genel | troop f. | topluca ilerlemek | ||
|
The spectators trooped out of the stadium after the match. Seyirciler maçtan sonra stadyumdan çıkarak topluca ilerledi. More Sentences |
||||
| Askeri | ||||
| Askeri | troop i. | birlik | ||
|
NATO dictated the terms of troop withdrawal from the region. NATO, askeri birliklerin bölgeden çekilme şartlarını belirlemiştir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | troop i. | kıta | ||
| Genel | troop i. | küme | ||
| Genel | troop i. | tabur | ||
| Genel | troop i. | takım | ||
| Genel | troop i. | cemaat | ||
| Genel | troop i. | topluluk | ||
| Genel | troop i. | oymak (izcilikte) | ||
| Genel | troop i. | bölük | ||
| Genel | troop i. | izci grubu | ||
| Genel | troop i. | alay | ||
| Genel | troop i. | sürü | ||
| Genel | troop i. | hatırı sayılır miktar | ||
| Genel | troop f. | toplanmak | ||
| Genel | troop f. | ilerlemek | ||
| Genel | troop f. | birlikte vakit geçirmek | ||
| Genel | troop N. | asker grubu | ||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | troop i. | askeri birlik | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | troop i. | askeri birlik | ||
| Askeri | troop i. | kıta | ||
| Askeri | troop i. | süvari bölüğü | ||
| Askeri | troop f. | sancak taşıyarak geçit töreni düzenlemek | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | troop i. | tiyatro topluluğu | ||
| Eski Kullanım | troop f. | arkadaşlık etmek | ||
| Argo | ||||
| Argo | troop f. | disiplin suçu işleyen askeri rapor etmek | ||