contingent - Türkçe İngilizce Sözlük

contingent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

contingent — Definition

Anlamı ve Tanımı:
koşula bağlı, olumsal, grup/kıta
Okunuş (IPA):
(AmE /kənˈtɪndʒənt/ – BrE /kənˈtɪndʒənt/)
Terim Türü:
Sıfat/İsim: contingent (contingents)
Bir sonucun belirli koşullara bağlı olduğunu veya bir topluluğun temsilci grubunu açıklayan sözcüktür; felsefede “zorunlu olmayan” karşılığıyla da kullanılır. Latince contingere kökünden gelir; “rast gelme/olma” fikri modern dilde hem şartlılık nitelik sıfatına hem de “delegation/contingent” gibi grup adlandırmasına dönüşmüştür.
Eş Anlamlılar:
conditional, dependent
Zıt Anlamlılar:
necessary, unconditional

"contingent" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 44 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
contingent i. birlik
The Swiss contingent was dissatisfied with the organization.
İsviçre birliği örgütlenmeden memnun değildi.

More Sentences
contingent i. grup
They sent a large contingent of troops for support.
Destek için büyük bir birlik grubu gönderdiler.

More Sentences
contingent s. bağlı
His success is contingent on his performance.
Başarısı performansına bağlıdır.

More Sentences
contingent i. beklenmedik olay
contingent i. olay
contingent i. rastlantı
contingent i. temsil eden grup
contingent i. bir topluluk veya kuruluşun bünyesindeki diğerlerinden ayırt edilebilen grup
contingent i. beklenmedik şey
contingent i. beklenmedik olay
contingent i. göreve hazır yedek satış görevlisi
contingent s. zorunsuz
contingent s. muhtemel
contingent s. olasılıklı
contingent s. tesadüfi
contingent s. olasılı
contingent s. umulmadık
contingent s. olumsal
contingent s. ihtimal
contingent s. belkili
contingent s. olası
contingent s. şarta bağlı
contingent s. bağımlı
contingent s. -e bağlı
contingent s. şans eseri olan
contingent s. koşullu
contingent s. mümkün
contingent s. arızî
contingent s. koşula bağlı
contingent N. grup/kıta
Ticaret/Ekonomi
contingent i. kontenjan
contingent s. şartlı
Hukuk
contingent i. şarta bağlı
contingent s. belirli bir olayın etkisine bağlı olan
contingent s. belirli bir olayın gerçekleşmesiyle oluşacak değişime tabi olan
Tekstil
contingent i. kontenjan
Mantık
contingent s. zaruri olmayan
contingent s. sorgulamaksızın doğru olmayan
contingent s. doğruluğu veya yanlışlığı yalnızca deneyle ispatlanabilir olan (önerme)
contingent s. ampirik
contingent s. deneysel
contingent s. gerçeklere dayanan
Felsefe
contingent s. olumsal
Askeri
contingent i. askeri birlik

"contingent" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 111 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be contingent upon something f. tabi olmak
contingent upon f. bağlı olmak
be contingent upon f. bağlı olmak
be contingent upon f. bağımlı olmak
be contingent upon f. bel bağlamak
be contingent upon a future event f. şansa bağlı olmak
contingent (up)on s. yerine göre
contingent on s. -e bağlı
contingent upon s. -e bağlı
contingent [obsolete] s. temas eden
contingent [obsolete] s. temas halinde olan
Ticaret/Ekonomi
contingent projects i. ancak bir başka proje ile birlikte gerçekleştirilebilen proje
contingent project i. koşullu proje
contingent liability i. müteselsil borç
contingent method i. ithal malların miktar olarak belirli sınırlamalara tabi tutulması
contingent share agreement i. koşullu kar payı sözleşmesi
contingent asset i. şarta bağlı varlık
contingent method i. kota sistemi
contingent asset i. koşullu varlık
contingent project i. bağlı proje
contingent liability i. muhtemel borç
contingent rent i. koşullu kira
contingent liability i. koşullu borç
contingent profit i. belli koşulların gerçekleşmesi ile ortaya çıkan kar
contingent proposal i. bağımlı teklif
contingent share agreement i. koşullu yeni hisse senedi çıkarma sözleşmesi
contingent project i. diğeri gerçekleştirilmeden uygulanamayacak proje
contingent costs i. şarta bağlı masraflar
contingent interest i. şarta bağlı istihkak
contingent annuity i. arızi tediye
contingent profit i. muhtemel kar
contingent liabilities i. şarta bağlı yükümlülükler
contingent liability i. şarta bağlı yükümlülük
life-contingent annuity i. yaşam koşullu yıllık sigorta
contingent fund i. olası zararlar fonu
contingent profit i. melhuz kar
contingent charge i. melhuz masraflar
contingent liability i. olası borç
contingent reserve i. olası zararlar karşılığı
contingent annuity i. şartlı tediye
contingent order i. şartlı emir
contingent duty i. munzam gümrük resmi
contingent interest i. beklenen hak
contingent asset i. ekonomik şarta bağlı kıymet
contingent beneficiary i. muhtemel lehdar
contingent fund i. ortaya çıkması muhtemel zararlar için ayrılmış yedek akçe
contingent reserve i. meydana gelmesi muhtemel zararlar yedeği
contingent liability i. meydana gelecek borç
contingent fund i. meydana gelmesi muhtemel zararlar fonu
contingent asset i. iktisadi şarta bağlı kıymet
contingent cost i. melhuz masraf
contingent agreement i. koşullu sözleşme
contingent charge i. muhtemel maliyet
contingent charge i. muhtemel masraf
contingent agreement i. şarta bağlı anlaşma
contingent cost i. muhtemel maliyet
contingent charge i. melhuz masraf
contingent damages i. muhtemel zararlar
contingent cost i. muhtemel masraf
contingent liabilities i. muhtemel pasifler
contingent expense i. muhtemel masraf
contingent annuity i. şarta bağlı ödeme
contingent annuity i. arzi ödeme
contingent annuity i. koşullu tediye
contingent fee i. işlem başarılı biçimde sonuçlandırıldığı takdirde ödenecek ücret
contingent liabilities i. koşula bağlı borçlar
contingent tax liabilities i. beklenmeyen vergi yükümlülükleri
contingent capital i. şarta bağlı sermaye
contingent labor i. bağımlı emek
contingent labor i. ücretle çalışan işgücü
contingent labour i. bağımlı emek
contingent labour i. ücretle çalışan işgücü
contingent claims analysis i. koşullu alacak analizi
contingent asset i. koşullu varlık
contingent capital i. koşullu sermaye
contingent worker i. taşeron işçi
contingent valuation method i. koşullu değerleme yöntemi
contingent value i. koşullu değer
contingent value i. şarta bağlı değer
actual or contingent s. fiili veya şarta bağlı
Hukuk
contingent liability i. koşullu borç
contingent debt i. muhtemel borç
contingent beneficiary i. muhtemel lehdar
contingent liabilities i. muhtemel borçlar
contingent liabilities i. şarta bağlı borçlar
contingent liabilities i. melhuz borçlar
contingent right i. muntazar hak
contingent right i. müstakbel hak
contingent claim i. meydana gelmesi şüpheli bir olaya bağlı alacak hakkı
contingent claim i. bir duruma bağlı talep
contingent claim i. meydana gelmesi şüpheli bir olaya bağlı talep
contingent estate i. belirli bir olayın gerçekleşmesi sonrası intikal edecek yararlanma hakkı
contingent agreement i. koşullu sözleşme
contingent agreement i. şarta bağlı anlaşma
contingent fee i. davanın kazanılması halinde verilen avukatlık hizmeti karşılığında ödenecek avukatlık ücreti
contingent use i. mülk üzerinde bir çeşit sınırlı kullanım hakkı
Siyasal
contingent risks i. bağlantılı riskler
contingent capital i. koşullu sermaye
Sigortacılık
life contingent i. ölüm ihtimali
life-contingent annuity i. yaşam koşullu yıllık sigorta
contingent commissions i. şarta bağlı komisyon
Turizm
contingent rate agreement i. kontenjan anlaşması
Psikoloji
contingent reinforcement i. olumsal pekiştirme
Mantık
contingent fact i. şartlı/olumsal gerçek
İstatistik
contingent valuation i. koşullu değerlendirme
contingent probability i. bir olayın diğer başka olaylara bağlı olarak gerçekleşme ihtimali
Askeri
contingent barrage fire i. tali baraj ateşi
contingent zone of fire i. tali ateş bölgesi
contingent effects i. muhtemel durum etkileri
Tenis
contingent liabilities and contingent assets i. şarta bağlı borçlar ve varlıklar
contingent liabilities and contingent assets i. şarta bağlı borçlar ve şarta bağlı varlıklar