when? - Türkçe İngilizce Sözlük

when?

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"when?" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
when? zf. ne zaman?
Konuşma
when? expr. kaçta?
When did you get up that morning?
O sabah kaçta kalktın?

More Sentences
Genel
when? zf. ne zaman?
Konuşma
when? expr. hangi tarihte?

"when?" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
when zf. ne zaman
when bağ. iken
Genel
period when the courts are closed i. adli tatil
when i. zaman
exert one's strength when bearing a child or defecating f. ıkınmak
fail to pay the invoice when due f. faturanın gününü geçirmek
know when one is not wanted f. istenmediğini bilmek
quit when you are on top f. zirvede bırakmak
no matter when zf. her ne zaman olursa olsun
as and when required zf. gerektiğinde ve gerektikçe
when there zf. her nerede olsa
regardless when zf. ne zaman olduğuna bakmayarak
until when zf. ne zamana kadar
at the time when zf. vaktaki
when necessary zf. sırasında
until when zf. o zamana kadar
no matter when zf. ne zaman olursa olsun
since when zf. ne zamandan beri
when the time comes zf. zaman geldiğinde
when desired zf. dilediğinde
when required zf. gereğinde
when then zf. her ne zaman olsa
when then zf. o zaman
when zf. ne vakit
since when zf. o zamandan beri
when there zf. orada
when occasion serves zf. fırsat düşünce
until when zf. ne zamana kadar?
when there is a need zf. ihtiyaç halinde
when there is a need zf. ihtiyaç duyulduğunda
when there is a need zf. ihtiyaç olduğunda
when zf. ne zaman
when examined zf. bakıldığında
when analyzed zf. incelendiğinde
when required zf. gerekli olduğunda
when possible zf. olası olduğunda
when needed zf. gerekli olduğunda
when needed zf. gerekli olunca
when required zf. gerekli olunca
when required zf. gerektiğinde
when needed zf. gerektiğinde
when taking into consideration zf. dikkate alındığında
when taking into consideration zf. nazara alındığında
when it is considered zf. dikkate alındığında
when considered zf. düşünüldüğünde
when considered zf. dikkate alındığında
when it is considered zf. düşünüldüğünde
only when zf. ancak o zaman
only when zf. ancak o vakit
when conditions are suitable zf. şartlar uygun olduğunda
when conditions are suitable zf. koşullar münasip olduğunda
when required zf. ihtiyaç duyulduğu zaman
when needed zf. gerektiği zaman
when needed zf. ihtiyaç duyulduğu zaman
when required zf. gerektiği zaman
when it is taken into consideration zf. dikkate alındığında
when they grace us with their presence zf. teşrif buyurduklarında
barely...when zf. -er...-mez
where and when zf. nerede ve ne zaman
hardly.... when zf. -r
scarcely when zf. -emez
scarcely when zf. -er
hardly.... when zf. -maz
when you arrived zf. vardığında
when you arrive zf. vardığında
when zf. -ince
when zf. -dığında/-diğinde
when zf. -diğinde
when zf. -ebiliyorken
when zf. -diği zaman
when zf. (mümkün olduğu) halde
when zf. sırasında
regardless of when ed. ne zaman olduğuna bakmayarak
when intending to ed. derken
as and when bağ. ne zaman
when bağ. (mümkün olduğu) halde
when bağ. vakit
when bağ. sırasında
when bağ. (olması gerektiği) halde
even when bağ. -de dahi
when bağ. -de
when bağ. -diğine göre
when bağ. -diğinde
when bağ. -ince
when bağ. -ebiliyorken
when bağ. -ması gerektiği halde
when bağ. -ken
when bağ. -diği (gün)
when bağ. -diği zaman
when bağ. -ınca
when bağ. -dığı zaman
when (something to happen) bağ. olduğu zaman
when bağ. -dığında
when bağ. -dığında/-diğinde
even when bağ. -dığı zaman bile
when bağ. şu anda
when bağ. hangi vakit
when bağ. şu sırada
when bağ. hangi zaman
hit a man when he's down! ünl. vur abalıya!
Öbek Fiiller
when (one's) boat comes in expr. talihi/şansı döndüğünde
when (one's) boat comes in expr. talih yüzüne güldüğünde
when (one's) boat comes in expr. bir düze çıkayım
when (one's) ship comes in expr. bir düze çıkayım
when (one's) boat comes in expr. köşeyi döndüğünde
when (one's) ship comes in expr. köşeyi döndüğünde
when (one's) ship comes in expr. talih yüzüne güldüğünde
when (one's) ship comes in expr. talihi/şansı döndüğünde
when (one's) boat comes in expr. paraya kavuştuğunda
when (one's) ship comes in expr. paraya kavuştuğunda
İfadeler
when not otherwise specified i. aksi belirtilmedikçe
when first seen expr. ilk görüldüğünde
when the chips are down expr. zora düşüldüğünde
when one thinks expr. düşünüldüğü zaman
when occasion serves expr. fırsat olunca
when occasion serves expr. gereğinde
when examining expr. bakacak olursak
when all is said and done expr. en son
when it comes to the push expr. sorun ciddileşirse
when due expr. zamanında
when convenient expr. uygun zamanda
when the need arises expr. ihtiyaç halinde
when the need arises expr. ihtiyaç duyulduğunda
when the need arises expr. gereksinim doğduğunda
when needs be expr. gerektiğinde
when needs be expr. ihtiyaç olduğunda
when the need arises expr. ihtiyaç olduğunda
when needs be expr. ihtiyaç halinde
when the need arises expr. gereksinim olduğunda
when examining expr. bakıldığında
when appropriate expr. yeri geldiğinde
when necessary expr. gerekli olunca
when necessary expr. gerektiğinde
when due expr. vadesinde
when considered from this point of view expr. bu açıdan bakıldığında
when viewed from this aspect expr. bu açıdan bakıldığında
when the occasion arises expr. yeri geldikçe
when the occasion arises expr. sırası geldikçe
when considering expr. dikkate alındığında
when considering expr. nazara alındığında
when it comes to expr. söz konusu olduğunda
when it is taken into account expr. dikkate alındığında
when taken into account expr. dikkate alındığında
when it is taken into account expr. düşünüldüğünde
when it is thought expr. düşünüldüğünde
when taken into account expr. düşünüldüğünde
when we consider expr. göz önünde bulundurduğumuzda
when we consider expr. göz önünde bulundurursak
when it comes to expr. denince
when necessary expr. ihtiyaç olduğunda