wicks - Türkçe İngilizce Sözlük

wicks

wicks — Definition

Anlamı ve Tanımı:
fitil
Okunuş (IPA):
(AmE /wɪk/ – BrE /wɪk/)
Terim Türü:
İsim: wick (wicks)
Mum veya lambada yakıtı alevle buluşturan ipliksi parça. Eski İngilizce wīc kökünden gelir. Yanma sürecinin sürekliliğini sağlayan teknik bir bileşendir.
Eş Anlamlılar:
fuse
Zıt Anlamlılar:
extinguisher (contextual)

"wicks" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
wick i. fitil
Genel
wick i. fitil (lamba)
The wick burned to the socket until the morning.
Fitil sabaha değin dibine kadar yanmıştı.

More Sentences
wick i. fitil (mum/kandil vb'nde)
wick i. kasaba
wick i. lamba
wick i. köy
wick i. emme
wick i. sıvının çekilmesi
wick i. dışarı atma
wick f. kurutmak/yok etmek (suyunu-sıvısını)
wick f. ince ince süzülmek/akmak
wick s. canlı
wick s. hareketli
wick s. enerjik
wick s. canlı
wick s. emekleyen
wick s. sürünen
Teknik
wick i. fitil
Otomotiv
wick f. gaza basıp bırakmak
Medikal
wick i. yaraya dren görevi görecek şekilde yerleştirilmiş hortum
Fizyoloji
wick f. kılcal hareketle iletmek
wick f. kılcal hareketle iletilmek
Coğrafya
wick i. mezra
wick i. iskoçya'da bir şehir
Askeri
wick i. fitil
Spor
wick i. (körling) sahada diğer oyuncuların taşlarının çevrelediği dar bir açıklık
wick i. (körling) oynanan taşın hareketsiz bir taşa yön değiştirmeye yetecek kadar değdiği atış
wick f. (körling) (taşa) yandan vurmak
wick f. (körling) (hareketsiz duran taşa) oynanan taşın yönünü değiştirmeye yetecek kadar vurmak
Argo
wick i. penis
wick i. çük
wick i. sik

"wicks" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 54 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
candle wick i. fitil
wick [dialect] i. göz kenarı
wick [dialect] i. ağız kenarı
wick [dialect] i. hayat
wick [dialect] i. hafta
wick [dialect] i. canlılık
shire wick i. ilçe
shire wick i. idari bölge
shire wick i. kontluk
get on someone's wick i. gıcık etmek
turn up the wick f. lambayı açmak
ignite the wick f. fitili ateşlemek
get on someone’s wick f. birini sinir etmek
having a wick s. fitilli
Deyim
get on someone's wick f. birisini sıkmak
get on someone's wick f. küplere bindirmek
get on someone's wick f. sinirlerini ayağa kaldırmak
get on someone's wick f. sinirden kudurtmak
get on someone's wick f. çok öfkelendirmek
get on someone's wick f. birini çok kızdırmak
get on someone's wick f. gıcık etmek
get on somebody's wick f. birine rahatsızlık vermek
get on somebody's wick f. birini rahatsız etmek
Teknik
lamp wick i. lamba fitili
wick feed oiler i. fitilli yağdanlık
lubricating wick i. yağlama fitili
wick lubricator i. fitilli yağdanlık
wick luricator i. fitilli yağdanlık
oil wick i. yağ fitili
wick flame i. fitil alevi
wick away f. uzaklaştırmak
wick away f. nemi dışarı atmak
wick away f. emerek uzaklaştırmak
wick away f. nemi emip uzaklaştırmak
İnşaat
wick drain i. fitil drenajı
Botanik
wick [uk] i. bitkinin köklere en yakın büyüyen kısmı
Tarım
wick [uk] i. mandıra
wick [uk] i. süt çiftliği
wick [uk] i. çiftlik
Coğrafya
wick [scotland] i. küçük körfez
wick [scotland] i. küçük koy
Askeri
candle wick i. fitil
Böcek Bilimi
wick [dialect] i. kurtçuk
Argo
dip your wick f. (birini yatağa) götürmek
dip your wick f. yatağa atmak
dip your wick f. düdüklemek
dip your wick f. sikmek
İngiliz Argosu
hampton (wick) (rhyming slang on prick) i. çük
hampton (wick) (rhyming slang on prick) i. penis
dip one's wick f. vurmak
dip one's wick f. götürmek
dip one's wick f. yatağa atmak
get on one's wick f. birini çileden çıkarmak
get on one's wick f. birini sinir etmek