pure - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

pure

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"pure" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
pure s. saf
General
pure s. kötülükten uzak
pure s. kusursuz
pure s. salt
pure s. yalnız
pure s. halis
pure s. elmas gibi
pure s. safkan
pure s. teorik
pure s. katışıksız
pure s. has
pure s. saf
pure s. hilesiz
pure s. safi
pure s. pak
pure s. katıksız
pure s. soyut
pure s. sırf
pure s. masum
pure s. som
pure s. sade
pure s. kuramsal
pure s. lekesiz
pure s. tamamen
pure s. iffetli
pure s. namuslu
pure s. katkısız
pure s. nezih
pure s. sağ
pure s. temiz
Technical
pure karışık olmayan
pure saf
pure arı
pure katıksız
Philosophy
pure şal
Ottoman Turkish
pure tahir

"pure" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

Türkçe İngilizce
General
püre puree i.
püre mash i.
Technical
püre pap
Food Engineering
püre pulp
Gastronomy
püre mashed
püre purée

"pure" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
General
become pure f. arılaşmak
gaze at (him/her) with pure adoration f. içine düşmek
make pure f. saflaştırmak
reflect the pure beauty f. saf güzelliği yansıtmak
pure beauty i. sade güzellik
pure beauty i. saf güzellik
pure beauty i. duru güzellik
pure binary numeration system i. kusursuz binary numaralama sistemi
pure chance i. salt şans
pure consciousness i. saf bilinç
pure excellence i. saf mükemmellik
pure forest i. saf orman
pure gold i. saf altın
pure heartiness in one's smile i. gülüşündeki saf sıcaklık
pure insight i. bir olayı hiç bir etki olmadan görme
pure insight i. saf görme
pure law i. salt hukuk
pure life i. saf hayat
pure love i. saf aşk
pure love i. masum aşk
pure physics i. teorik fizik
pure race i. saf ırk
pure race i. ari ırk
pure recall method i. yardımsız hatırlama yöntemi
pure sciences i. abstre bilimler
pure strategy i. yalın strateji
pure substance i. arı madde
pure turkish i. öztürkçe
pure vowel i. ağızsıl ünlü
pure warmness in one's smile i. gülüşündeki saf sıcaklık
pure water i. arı su
pure water i. saf su
pure zinc i. saf çinko
pure and simple s. yalnız
pure and simple s. bal gibi
pure and simple s. tek
pure and simple s. sadece
pure enough s. yeterince saf
pure white s. apak
pure-blooded s. cins
pure-blooded s. safkan
pure-minded s. saf
pure-minded s. iyi niyetli
simon-pure s. halis
simon-pure s. saf
simon-pure s. lekesiz
simon-pure s. gerçek
from pure spite zf. inadına
Colloquial
by pure accident şans eseri
by pure accident tesadüfen
by pure chance tamamen şans eseri
by pure luck şans eseri
pure and simple bu kadar basit
Idioms
as pure as a melody nağme gibi saf/ dupduru
as pure as the driven snow çocuk gibi saf
as pure as the driven snow çocuk kadar saf
as pure as the driven snow sütten çıkmış ak kaşık
as pure as the driven snow sütten çıkma ak kaşık
pure and simple su katılmamış
pure and simple açıkça
pure in heart kalbi temiz
pure in heart temiz
pure in heart saf
pure in heart iyi yürekli
pure in heart tertemiz
pure in heart içinde hiç kötülük olmamak
Trade/Economic
pure arbitrage arbitraj
pure arbitrage risksiz işlem
pure barter economy salt trampa ekonomisi
pure capitalism denetimsiz kapitalizm
pure communication saf iletişim
pure competition tam rekabet
pure competition serbest rekabet
pure competition tam rekabet piyasası
pure complements in production üretimde güç ikame edilebilen faktörler
pure discount bond ıskontolu tahvil
pure discount instrument ıskontolu borç araçları
pure endowment assurance hayat boyu sigorta
pure gold safi altın
pure gold saf altın
pure gold standard salt altın standardı
pure interest net faiz
pure market capitalism piyasa kapitalizmi
pure monopoly tam monopol
pure monopoly tam tekel
pure monopoly saf monopol
pure oligopoly salt oligopol
pure oligopoly firmaların homojen ya da tamamen aynı malları sattıkları oligopol türü
pure play tek bir alanda hizmet sunan şirket
pure premium net prim
pure profit net kar
pure profit safi kar
pure public goods kamu malları
pure random process tam tesadüfi işlem
pure risk yalnızca zarar olasılığıyla ilgili bulunan risk
pure strategy yalın strateji
pure theory of international trade soyut uluslararası ticaret teorisi
Law
pure personalty gayrimenkuller harici menkul mallar
Politics
pure democracy saf demokrasi
pure democracy doğrudan demokrasi
pure vegetable oil saf bitkisel yağ
Institutes
international union of pure and applied chemistry (iupac) uluslararası temel ve uygulamalı kimya birliği
Technical
basic pure tone air and bone conduction threshold audiometry temel saf ton hava ve kemik iletimi eşik odyometrisi
chemically pure kimyaca arı
chemically pure kimyevi saf
chemically pure kimyaca saf
chemically pure kimyasal arılıklı
commercially pure ticari saflıkta
commercially pure tecimsel arılıkta
commercially pure aluminium tecimsel arılıkta aluminyum
commercially pure copper tecimsel arılıkta bakır
hyper-pure germanium detector aşırı saf germanyum algılayıcısı
properties of pure gases saf gazların özellikleri
pure agglomerated saf aglomera
pure air temiz hava
pure bending yalın eğilme
pure bending basit eğilme
pure coal saf kömür
pure code saf kod
pure colour saf renk
pure culture saf kültür
pure generator saf üreteç
pure grade of aluminium sulphate saf alüminyum sülfat
pure hydrocarbon saf hidrokarbon
pure impulse stage tam aksiyon kademesi
pure linen saf keten
pure linen has keten
pure memory saf bellek
pure metal arı metal
pure metal saf metal
pure metal crystals saf metal kristalleri
pure number boyutsuz sayı
pure oil saf yağ
pure oxide arı oksit
pure oxygen saf oksijen
pure procedures saf prosedürler
pure science kuramsal bilim
pure science soyut bilim
pure shear yalın kesme
pure shear saf kesme
pure silk has ipek
pure silk saf ipek
pure state saf hal
pure storage saf bellek
pure strategy yalın strateji
pure substance arı madde
pure tension yalın çekme
pure tension eksenel çekme
pure tone salt ton
pure tone air conduction threshold audiometry saf ton hava iletimi eşik odiyometrisi