tamamen - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

tamamen



"tamamen" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 127 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
tamamen completely zf.
tamamen exactly zf.
General
tamamen teetotal s.
tamamen utter s.
tamamen flat-out s.
tamamen ex s.
tamamen abject s.
tamamen mature s.
tamamen definite s.
tamamen fast s.
tamamen pure s.
tamamen full s.
tamamen precious s.
tamamen unbelieving s.
tamamen all zf.
tamamen completely zf.
tamamen in toto zf.
tamamen purely zf.
tamamen on the whole zf.
tamamen de zf.
tamamen finally zf.
tamamen hopelessly zf.
tamamen richly zf.
tamamen downright zf.
tamamen roundly zf.
tamamen bang on zf.
tamamen down the line zf.
tamamen right zf.
tamamen stark zf.
tamamen plenty zf.
tamamen altogether zf.
tamamen diametrically zf.
tamamen all the way zf.
tamamen at large zf.
tamamen definitely zf.
tamamen through and through zf.
tamamen toto zf.
tamamen wholly zf.
tamamen abundantly zf.
tamamen thro zf.
tamamen quite zf.
tamamen to the finger tips zf.
tamamen to the core zf.
tamamen out zf.
tamamen in its entirety zf.
tamamen all-out zf.
tamamen without reserve zf.
tamamen entirely zf.
tamamen precisely zf.
tamamen totally zf.
tamamen in the highest degree zf.
tamamen inextenso zf.
tamamen precise zf.
tamamen flatly zf.
tamamen decidedly zf.
tamamen up to the hilt zf.
tamamen bang-on zf.
tamamen clean zf.
tamamen heart and soul zf.
tamamen out and out zf.
tamamen wide zf.
tamamen boots and all zf.
tamamen sheerly zf.
tamamen chock zf.
tamamen up zf.
tamamen simply zf.
tamamen whole zf.
tamamen absolutely zf.
tamamen sheer zf.
tamamen out-and-out zf.
tamamen neck and crop zf.
tamamen without reservation zf.
tamamen perfectly zf.
tamamen thoroughly zf.
tamamen bodily zf.
tamamen as a whole zf.
tamamen thru zf.
tamamen down to the ground zf.
tamamen properly zf.
tamamen dead zf.
tamamen hollow zf.
tamamen clear zf.
tamamen outright zf.
tamamen the whole way zf.
tamamen inly zf.
tamamen in full zf.
tamamen throughout zf.
tamamen starkly zf.
tamamen in a complete manner zf.
tamamen fair zf.
tamamen flat out zf.
tamamen through zf.
tamamen thru and thru zf.
tamamen well zf.
tamamen bang zf.
tamamen utterly zf.
tamamen truly zf.
tamamen fully zf.
tamamen all over zf.
tamamen off zf.
Phrases
tamamen well and truly
tamamen rump and stump
Colloquial
tamamen out-and-out
tamamen every inch a something
tamamen but good
tamamen every inch the something
tamamen right down the line
Idioms
tamamen far and away
tamamen for good and all
tamamen up one side and down the other
tamamen from head to foot
tamamen good and
tamamen lock, stock and barrel
tamamen in one's heart of hearts
tamamen neck and crop
tamamen to the backbone
tamamen lock stock and barrel
tamamen from head to toe
tamamen first and last
tamamen head over heels
Trade/Economic
tamamen fully
Law
tamamen absolutely
Technical
tamamen entirely
tamamen altogether
tamamen wholly
tamamen thoroughly
British Slang
tamamen big style

"tamamen" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 368 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
tamamen ödemek pay up f.
General
(arı/karınca kolonisi) kovan veya yuvayı tamamen terk etmek abscond f.
(borcunu) tamamen ödemek pay off f.
(hastalık) tamamen gelişmek become full blown f.
bir borcu tamamen ödemek pay off f.
bir manevrayı tamamen iptal etmek knock it off f.
birbirinin tamamen zıttı olmak be poles apart f.
hükümsüz kılmak (tamamen/kısmen) vitiate f.
saldırıyı tamamen püskürtmek beat off the attack f.
tamamen ayık olmak sober as a judge f.
tamamen aynı fikirde olmak see eye to eye f.
tamamen aynı görüşte olmak be solidly for f.
tamamen başarısız olmak get nowhere f.
tamamen bitirmek go through with f.
tamamen bitirmek finish up f.
tamamen çözmek solve completely f.
tamamen değiştirmek restructure f.
tamamen değiştirmek change completely f.
tamamen değiştirmek transmute into f.
tamamen değiştirmek transmute f.
tamamen durmak come to a dead stop f.
tamamen farkında olmak appreciate f.
tamamen ıslanmak sop f.
tamamen ıslanmak soak through f.
tamamen ıslatmak sop f.
tamamen ıslatmak soak through f.
tamamen içine geçmek interpenetrate f.
tamamen ikna etmek sweep someone off one's feet f.
tamamen kurumak dry out f.
tamamen mahrum etmek denudate f.
tamamen memnun bırakmak give full satisfaction f.
tamamen ödemek pay off f.
tamamen ödemek pay down f.
tamamen ödemek pay in full f.
tamamen ödemek pay scot and lot f.
tamamen sarmak (alevler vb) engulf f.
tamamen ters düşmek contrast sharply with f.
tamamen yanıp kendi kendine sönmek burn out f.
tamamen yanmak burn up f.
tamamen yazmak write up f.
tamamen yerleşmek settle permanently in (a country) f.
tamamen yok etmek wipe off the map f.
tamamen yok olmak die out f.
yaptıklarının tamamen bilincinde olmak be fully aware of one's actions f.
bir yazıda anlatılmak istenen konuyu tamamen karşılayan ifade thesis statement i.
eski isim hallerinden kısmen ya da tamamen çıkmış fiiller nounal i.
gerçeği anlamış kişi/tamamen aydınlanmış birey fully realized person i.
görünümünü tamamen değiştirme makeover i.
hareketin tamamen durması deadlock i.
-i tamamen tiye alan a complete and utter pisstake of i.
-in tamamen/büsbütün/tam anlamıyla sıkıcılığı the sheer boredom of i.
kurşun çekirdeğin etrafında tamamen bakır kaplama olan mermi full metal jacket i.
sorumluluğu tamamen kendisinde olma sole discretion i.
tamamen ayırma complete isolation i.
tamamen bağlı olma total dependency i.
tamamen doyurma sating i.
tamamen pasifleştirme depassivation i.
tamamen şans işi lucky dip i.
tamamen yakılmış kurban holocaust i.
tamamen yanlış completely wrong i.
tamamen yasaklama complete ban i.
tamamen yeni başlayan absolute beginner i.
tamamen yıkılma ruination i.
birbirine tamamen benzeyen twin s.
biyolojik olarak tamamen bozunabilen/gübreleşebilen compostable s.
biyolojik olarak tamamen bozunabilen/gübreleşebilen biodegradable s.
-e tamamen dalmış lost in s.
-e tamamen karşı dead set against s.
tam/tamamen camlı fully glazed s.
tamamen açık (belirgin) crystal-clear s.
tamamen açılmış full blown s.
tamamen açmış full-blown s.
tamamen anlaşılmaz utterly inconceivable s.
tamamen bağımsız entirely independent s.
tamamen belirgin crystal-clear s.
tamamen bozulmuş shot to hell s.
tamamen bozulmuş shot to pieces s.
tamamen büyümüş full grown s.
tamamen çıplak completely naked s.
tamamen çıplak buck naked s.
tamamen çıplak entirely naked s.
tamamen çıplak in the altogether s.
tamamen çıplak buck-naked s.
tamamen doldurulmuş fully loaded s.
tamamen dolu fully loaded s.
tamamen farklı contrary s.
tamamen farklı disparate s.
tamamen feshedici diriment s.
tamamen giyinik fully dressed s.
tamamen hakedilmiş well-deserved s.
tamamen ingilizce kullanan all-english s.
tamamen kapatılmış (borç) paid off s.
tamamen karşıt diametrical s.
tamamen kör completely blind s.
tamamen kör stone-blind s.
tamamen olgun fully matured s.
tamamen ortadan kaldırılmış wiped out s.
tamamen ödenmiş fully paid s.
tamamen ödenmiş paid off s.
tamamen öğütülmüş whole ground s.
tamamen rahatlamış completely at ease s.
tamamen saçmalık full of shit s.
tamamen sağır deaf as a post s.
tamamen silinmiş obliterated s.
tamamen tüylenmiş fully fledged s.
tamamen uyanık wide awake s.
tamamen uyanık wide-awake s.
tamamen uygunsuz totally inappropriate s.
tamamen yanlış totally false s.
tamamen yanmış burnt down s.
tamamen yapılmış perfected s.
tamamen yasal perfectly legal s.
tamamen yeni completely new s.
tamamen yeni entirely new s.
tamamen yerine getirilmiş perfected s.
tamamen yıkanıp temizlenmiş abluted s.
tamamen yüklü fully loaded s.
tamamen yünlü all wool s.
tamamen yünlü all-wool s.
zarar görmekten veya yaralanmaktan tamamen korunmuş invulnerable s.
kısmen veya tamamen partly or wholly zf.
kısmen veya tamamen in whole or in part zf.
kısmen ya da tamamen partially or wholly zf.
mümkün olduğunca tamamen as fully as possible zf.
neredeyse tamamen almost wholly zf.
tamamen aksine quite the contrary zf.
tamamen aralarında kalmak üzere in absolute privacy zf.
tamamen doğru just so zf.
tamamen doğru bang on zf.
tamamen farklı olarak disparately zf.
tamamen kendi takdirinde at one’s sole discretion zf.
tamamen mahrem olarak in absolute privacy zf.
tamamen uzanmış vaziyette at full stretch zf.
tamamen doğru bang on ünl.
tamamen saçma yo-ho-ho ünl.
Phrasals
(bir şeyi bir yerden) tamamen çıkarmak/silmek/yok etmek obliterate someone or something from something
tamamen okumak read over
tamamen yok olmak leak away
Phrases
tamamen kendi takdirine bağlı olarak at its sole discretion
tamamen kendi takdirinize kalmış it's totally at your discretion
tamamen kendi takdirinize kalmış it's totally is up to your discretion
tamamen yalan there's not a scintilla of truth in it
Colloquial
(tamamen) kendi kendine all by oneself
bir durumun tamamen arkasında olma ten toes down
neredeyse tamamen pretty much
neredeyse tamamen almost completely
neredeyse tamamen pretty well
tamamen anlamak get into one's head
tamamen ayık stone sober
tamamen ayık stone-cold sober
tamamen ayık cold sober
tamamen bitmek be over and done with
tamamen çıplak bare-assed
tamamen doğru spot-on
tamamen doğru right on the button
tamamen doğru! bang on!
tamamen farklı different as night and day
tamamen gereksiz totally unnecessary
tamamen iyileşmek make a full recovery
tamamen kör stone blind
tamamen saçma all moonshine
tamamen sona ermek be over and done with
tamamen şans eseri by pure chance
tamamen tesadüf complete coincidence
tamamen unutulmak be over and done with
tamamen/tam anlamıyla nothing short of
Idioms
bir şeye tamamen karşı olmak one's heart is set against something
bir şeye tamamen karşı olmak one's heart is dead set against something
bir şeyi tamamen anlamak have a lock on something
bir şeyi tamamen değiştirmek stand something on its head
bir şeyi tamamen değiştirmek turn something on its head
bir şeyi tamamen kontrol altına almak have a lock on something
bir şeyi tamamen sömürmek suck something dry
bir şeyi tamamen yanlış bir şekilde kullanmak stand something on its head
bir şeyi tamamen yanlış bir şekilde kullanmak turn something on its head
birini tamamen yanlış anlamak get someone all wrong
birinin hikayesine tamamen inanmak believe one's story hook line and sinker
birisini tamamen kontrolü altına almak have by the balls
birisini tamamen kontrolü altına almak have somebody by the balls
birisini tamamen kontrolü altına almak get by the balls
birisini tamamen kontrolü altına almak get someone by the balls
bu olaya tamamen fransızım it is all greek to me
inancını tamamen değiştirmek shatter one's faith
işler tamamen kötüye gittiğinde if the worst comes to the worst
kafası tamamen karışmak be all over the lot
kafası tamamen karışmak be all over the shop
kafası tamamen karışmış/karışık olmak be at sea
kafası tamamen karışmış/karışık olmak be all at sea
tamamen amerikan özellikleri taşıyan as american as apple pie
tamamen ayrılma a clean break
tamamen bağlanmak fall for somebody hook line and sinker
tamamen başarısız olmak sink like a stone
tamamen çıldırmak be stark raving mad
tamamen çıldırmak be stark staring mad
tamamen delirmek be stark raving mad
tamamen delirmek be stark staring mad
tamamen durmak deadlock
tamamen durmak come to a full stop
tamamen farklı bir konu olmak be a different kettle of fish
tamamen farklı bir konu olmak be another kettle of fish
tamamen faydasız it's as good as a chocolate teapot
tamamen inanmak take something as gospel truth
tamamen inanmak accept something as gospel truth
tamamen inanmak pin one's faith on
tamamen katılıyorum my thoughts exactly
tamamen kaybolmuş to hell and gone
tamamen kel bald as a coot
tamamen kontrolden çıkmış like a blind dog in a meat market
tamamen mağlup etmek beat hollow
tamamen peşin cold hard cash
tamamen sağır stone-deaf
tamamen sağır as deaf as an adder
tamamen sağır olmak be as deaf as a doornail
tamamen sağır olmak be as deaf as a post
tamamen sağır olmak be as deaf as a doorknob
tamamen tüketilmiş dead beat
tamamen unutulmak sink without trace
tamamen unutulmak sink into oblivion
tamamen yabancı a perfect stranger
tamamen yabancı a total stranger
tamamen yanlış dead wrong
tamamen yanlış olmak be all wet
tamamen yanmak be burnt to a crisp
tamamen yanmak be burned to a crisp
tamamen yasaklama blanket ban
tamamen yenmek beat hollow
Speaking
ben bunun tamamen karşısındayım i am dead against it
bu tamamen bir vakit kaybıydı it was all a waste of time
bu tamamen doğru değil that's not entirely true
bu tamamen saçmalık it is all bollocks
kontrolden tamamen çıkmak no longer be controlled
neden kendinizi tamamen adayamıyorsunuz? why can't you give your all?
sen buraya tamamen kendi çabalarınla geldin you got this way all on your own
tamamen başka bir şey whole another thing
tamamen başka bir şey whole nother thing
tamamen daha iyi hissetmiyorum i don't feel completely better
tamamen güvendeyiz we're totally safe
tamamen katılıyorum i couldn't agree more
tamamen kendi takdirinize kalmış it's entirely up to you
tamamen unutmuşum i completely forgot
tamamen unutmuşum it totally slipped my mind
tamamen unuttum it totally slipped my mind
tamamen zırva it's all bullshit
yaptığım şey tamamen yasal what i'm doing is completely legal
Slang
kafası tamamen karışmış all wet
tamamen başarısız olma going over like a lead balloon
tamamen başarısız olmak go over like a lead balloon
tamamen değiştirmek pimp out
tamamen doğru (right) on the money
tamamen hatalı all wet
tamamen katılıyorum church
tamamen saçmalık full of crap
tamamen yanlış anlamak see the dinosaur
Trade/Economic
apelleri tamamen ödenmiş hisse senedi paid-up share
bedeli tamamen ödenmiş hisse senedi paid-up share
bedeli tamamen ödenmiş hisse senedi fully paid stock
bedeli tamamen ödenmiş hisse senedi fully paid share
bedeli tamamen ödenmiş hisse senedi full paid capital stock
benzer bir varlıkla tamamen veya kısmen takas edilen varlığın maliyeti cost of an asset acquired in exchange or part exchange for similar asset
benzer bir varlıkla tamamen veya kısmen takas edilen/değiştirilen varlığın maliyeti cost of an asset acquired in exchange or part exchange for similar asset
benzer olmayan bir varlıkla tamamen veya kısmen takas edilen varlığın maliyeti cost of an asset acquired in exchange or part exchange for dissimilar asset
benzer olmayan bir varlıkla tamamen veya kısmen takas edilen/değiştirilen varlığın maliyeti cost of an asset acquired in exchange or part exchange for dissimilar asset
benzer varlıkla tamamen veya kısmen değiştirilen varlığın maliyeti cost of an asset acquired in exchange or part exchange for similar asset
bir alacağın tamamen tahsil edilmesi receipt in full for account
bir hesabın tamamen tasfiyesi in full settlement of an account
bir şirket tarafından tamamı ödenmiş gibi çıkarılan fakat aslında tamamen ödenmemiş olan hisse senedi watered stock
borcu tamamen ödemek pay up
firmaların homojen ya da tamamen aynı malları sattıkları oligopol türü pure oligopoly
hesabın tamamen ödenmesi payment in full of account
hesabın tamamen tahsil edilmesi receipt in full for account
hesabın tamamen tahsili receipt in full for account
kısmen veya tamamen partly or as a whole
kısmen veya tamamen in part or whole
kısmen veya tamamen devletin sahip olduğu veya yönettiği kuruluş parastatal
paylarını tamamen ödememiş hisse senedi sahiplerini ödemeye davet call
suyunu tamamen çekmek drain
tamamen istihdam edilen fully employed
tamamen iyi kalite fully good
tamamen ödemek pay down
tamamen ödemek pay scot and lot
tamamen ödenmemiş hisse senedi not fully paid stock
tamamen ödenmemiş hisse senetleri not fully paid-up stock
tamamen ödenmemiş sermaye assessable capital stock
tamamen ödenmiş paid up
tamamen ödenmiş paid in full
tamamen ödenmiş borç fully amortized loan
tamamen ödenmiş sermaye fully paid up capital
tamamen ödenmiş sermaye nonassessable capital stock
tamamen sahip olunan bağlı ortaklık wholly-owned subsidiary
tamamen sigorta edilmiş fully insured
tamamen sökülüp takılabilir completely knocked down
tamamen veya kısmen fiili stok sayımı yapılamamasının gerekçeleri the reasons of not doing completely or partly a physical count of inventory
vergiden tamamen muaf olmak için belirli bir meblağın defaten ödenmesi commutation of taxes
Law
davaya konuyu olan bir suçun tamamen inkarı plea of the general issue
delillerin tamamen yetersiz olması durumu total failure of evidence
evliliğe tamamen mani diriment
kısmen veya tamamen feshetmek terminate in part or in whole
kiracı tarafından gayrimenkul malikinin haklarının tamamen kabul edilmesi attornment
kiracının yeni maliki ve malikin haklarını tamamen tanıdığını gösterir beyanı attornment
sözleşme süresi dolmadan tamamen ödenemeyen ipotek kredisi closed mortgage
tamamen anlamsız şey perfect nonsense
tamamen bozma disannulment
tamamen ifa entire performance
tamamen iptal edici diriment
tamamen kendi takdirine bağlı olarak in its sole discretion
tamamen kısıtlama complete restriction
tamamen tazmin full compensation
Politics
nükleer silahların tamamen ortadan kaldırılması için uluslararası kampanya international campaign to abolish nuclear weapons
tamamen hükümsüz vanitas vanitatum
Insurance
primleri tamamen ödenmiş poliçe paid-up policy
tamamen tahrip olma total destruction
Technical
dış kulağı tamamen saran circumaural
kaplanmamış çelik alt yüzeylerin önceki kaplamanın tamamen kaldırılmasından sonraki pas dereceleri rust grades of uncoated steel substrates after overall removal of previous coating
piller tamamen dolu the batteries are fully charged
tamamen doldurmak top off
tamamen doldurmak top up
tamamen düzgün uzay completely regular space
tamamen harcanmış consumed
tamamen kapalı askarel ile doldurulmuş elektrik donanımı fully enclosed askarel-filled electrical equipment
tamamen normal uzay completely normal space
tamamen nüfuz etmek interpenetrate
tamamen sarılı kompozit tüp fully wrapped composite cylinder
tamamen sarılmış kompozit tüp fully-wrapped composite cylinder
tamamen sentetik fully synthetic
tamamen yapraklanmış full leaf
uçağın tamamen durmadan kalkış yapması touch and go
Computer
baştan sona (tamamen) sıkıştırılmış (dosya vs.) over-compressed
baştan sona (tamamen) sıkıştırılmış (dosya vs.) overcompressed
dosyaların kalıcı olarak/tamamen silinmesi permanent deletion of files
iphone, adsl modem gibi yazılım yoluyla güncellenebilen elektronik cihazların tamamen kullanılamaz hale getirilmesi bricking
tamamen çıplak görüntüler frontal nudity
tamamen dolu matris fully populated matrix
tamamen kapalı fully enclosed
tamamen silme permanent deletion
Telecom
tamamen cam lif all glass fibre
tamamen cam lif all-glass fiber
tamamen kısıtlanmış genişleme completely restricted extension
tamamen silisyum lif all silica fibre
tamamen silisyumlu lif all-silica fiber
tamamen sökülmüş işaretleşme fully dissociated signalling
Railway
tamamen teçhiz edilmiş yolcu vagonları fully fitted passenger coaches
Aeronautic
tamamen kanat uçak all-wing type airplane
tamamen kanat uçak all wing type airplane
tamamen sökülmüş completely knocked down
uçağı tamamen durdurmadan yeniden kalkış yapma touch and go
Marine
gemi tamamen dolmadığında düşük tarife ile taşınan navlun distress cargo
kıçı tamamen suya batmak be down by the stern
Medical
azalmış veya tamamen kaybolmuş terleme reduced or absent sweating
beynin bir hemisferinin tamamen alınması hemispherectomy
bir uzvu (özellikle kol ya da bacak) kısmen ya da tamamen ameliyatla kesip almak amputate
insanın göz yaşının tamamen kandan oluşmasına neden olan bir tür hastalık haemolacria
uterusun tamamen çıkarılması panhysterectomy
Dentistry
tamamen dişsiz hasta edentulous patient
Food Engineering
insan tüketimine yönelik tamamen veya kısmen dehidre edilmiş süt certain partly or wholly dehydrated preserved milk for human consumption
Gastronomy
tamamen buğdaydan yapılmış wholewheat
Math
tamamen düzgün uzay completely regular space
tamamen normal uzay completely normal space
Statistics
tamamen dengeli kafes completely balanced lattice
tamamen rasgeleleştirilmiş tasarım completely randomized design
tamamen tesadüfi taslak completely randomized design
Chemistry
tamamen dönüşme transmogrification
tamamen simetrik totaly symmetric
tamamen veya kısmen amonyakla korunan preserved wholly or in part with ammonia
Astronomy
güneş ve ayın tamamen tutulması total eclipse
Linguistics
konuşma dilinde yüz ifadeleri, vücut dili, ses tonu gibi mesajın anlamını tamamen değiştirebilen öğeler paralinguistics
tamamen zıt olan antipodal
Environment
substratın tamamen tükenmesi depletion of substrate
Geology
kayaçların yeryuvarı derinliklerinde tamamen ergimesi anatexis