blow - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

blow

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"blow" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 82 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
blow f. üflemek
blow f. esmek
blow i. darbe
Irregular Verb
blow f. blew - blown
General
blow f. esmek (rüzgar)
blow f. (rüzgar) esmek
blow f. patlamak
blow f. vuruşmak
blow f. (sigorta) atmak
blow f. harcamak
blow f. düşmek
blow f. uçmak
blow f. hava vermek
blow f. sigorta atmak (elektrik)
blow f. çiçek açmak
blow f. solumak
blow f. soluk soluğa kalmak
blow f. yanmak
blow f. üflemek
blow f. körüklemek
blow f. üfürmek
blow f. sigorta vb atmak
blow f. çarçur etmek
blow f. parlamak
blow f. uçurmak
blow f. fışkırmak
blow f. unutulmak
blow f. sigorta atmak
blow f. altından girip üstünden çıkmak
blow f. kahretmek
blow f. defolmak
blow f. atmak
blow f. esmek
blow f. havaya uçurmak
blow f. çalınmak
blow f. küfretmek
blow f. çalmak
blow f. kaçmak
blow f. patlatmak
blow f. yelpazelemek
blow f. balina vb su fışkırtmak
blow f. fırsat vb kaçırmak
blow f. çiçeklenmek
blow i. tokat
blow i. yumruk
blow i. darp
blow i. felaket
blow i. baltalama
blow i. vuruş
blow i. şok
blow i. (rüzgar) üfürme
blow i. hamle
blow i. alev lambası
blow i. çarpma
blow i. saldırı
blow i. şanssızlık
blow i. üfleme
blow i. esme
blow i. rüzgar
blow i. övünme
blow i. çalma
blow i. yüksekten atma
blow i. esinti
Colloquial
blow eline yüzüne bulaştırmak
blow boşa harcamak
blow içine etmek
blow bir çuval inciri berbat etmek
blow bozmak
blow berbat etmek
blow heba etmek
blow perişan etmek
Slang
blow kokain
Technical
blow hava veya gaz yoluyla şekillendirmek
blow vurma
blow üflemek
blow üfleme
blow vuruş
blow hava vermek
blow fışkırtmak
Music
blow ıslık çalmak
British Slang
blow esrar
blow ot

"blow" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 200 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
blow up f. patlatmak
blow up f. şişirmek
General
(a bugle) to blow f. boru çalmak
(wind) blow f. rüzgar esmek
begin to blow from the northeast f. poyrazlamak
blow a fuse f. sigortayı attırmak
blow a fuse f. çılgına dönmek
blow a horn f. korna çalmak
blow a kiss f. öpücük yollamak
blow a kiss f. öpücük atmak
blow a raspberry f. yuhalamak
blow a trumpet f. borazan çalmak
blow a whistle f. düdük çalmak
blow about f. savurmak
blow away f. uçurmak
blow away f. kuvvetle soluk vermek
blow away the cobwebs f. zindeleşmek
blow away the roofs f. çatıları uçurmak
blow down f. yere yatırmak
blow down f. yıkmak
blow down f. devirmek
blow down f. istim boşaltmak
blow dry f. saç fönlemek
blow dry f. fön yapmak
blow dry f. saçını fönlemek
blow from east f. doğudan esmek
blow from north f. kuzeyden esmek
blow from south f. güneyden esmek
blow from west f. batıdan esmek
blow gently f. efil efil esmek
blow gently f. püfür püfür esmek
blow hard f. övünmek
blow horn f. boru çalmak
blow hot and cold f. bir dediği bir dediğine uymamak
blow hot and cold about f. bir dediği bir dediğine uymamak
blow in f. çıkagelmek
blow in f. çıkıp gelmek
blow in f. damlamak
blow in f. ansızın gelmek
blow in opposite direction f. tersten esmek
blow into f. ansızın içeri girmek
blow off f. kaytarmak
blow off f. uçurmak
blow off f. görevden kaçmak
blow off steam f. stres atmak
blow one's breath upon f. nefeslemek
blow one's mind f. deli etmek
blow one's nose f. sümkürmek
blow one's nose f. burnunu silmek
blow one's own horn f. yüksekten atmak
blow one's own horn f. böbürlenmek
blow one's stack f. tepesi atmak
blow one's stack f. çılgına dönmek
blow one's stack f. heyheyleri tutmak
blow one's stack f. zıvanadan çıkmak
blow one's top f. tepesi atmak
blow one's top f. öfkelenmek
blow out f. püskürmek
blow out f. söndürmek
blow out f. üfleyip söndürmek
blow out f. patlamak (lastik)
blow out f. sönmek
blow out f. püflemek
blow out f. üfleyerek söndürmek
blow out f. üflemek
blow out liquid from one's mouth f. püskürmek
blow out the candle f. mum söndürmek
blow out the candle f. mum üflemek
blow over f. sorunsuz atlatmak
blow over f. dinmek (fırtına)
blow over f. geçmek
blow over f. sona ermek
blow over f. dinmek
blow over f. unutulmak
blow smoke f. duman üflemek
blow smoke in one's face f. dumanı suratına üflemek
blow somebody up f. fırça çekmek
blow somebody's brains out f. beynini dağıtmak
blow something up f. şişirmek
blow something up f. havaya uçurmak
blow something up f. patlatmak
blow the ash off with one's mouth f. ağzıyla külleri üflemek
blow the final whistle f. maçın bitiş düdüğünü çalmak
blow the fuse f. sigortayı attırmak
blow the horn f. kornaya basmak
blow the opposite way f. tersten esmek
blow the tire f. lastiği patlatmak
blow the tyre f. lastiği patlatmak
blow the whistle on f. itiraz etmek
blow the whistle on f. ele vermek
blow the whistle on f. ilan etmek
blow up f. bombalamak
blow up f. havaya uçmak
blow up f. kopmak (fırtına vb)
blow up f. tahrip etmek
blow up f. öfkelenmek
blow up f. agrandisman yapmak
blow up f. büyütmek
blow up f. infilak etmek
blow up f. patlamak
blow up f. kabarmak
blow up f. azarlamak
blow up f. (fotoğraf) büyütmek
blow up f. havaya uçurmak
blow up f. patlak vermek
blow up f. çılgına dönmek
blow up a balloon f. balon şişirmek
blow up a bomb f. bomba patlatmak
blow upon f. püflemek
blow upon f. üflemek
blow with bellows f. körüklemek
blow-down f. yıkmak (rakibi vb)
blow-dry f. saç kurutma makinesiyle saça şekil vermek
blow-dry f. fön çekmek
blow-dry f. kurutma makinesiyle saçı kurutmak
blow-dry f. saç kurutma makinesi ile kurutmak
blow-up f. fotoğraf büyütme
deal a blow f. geçirmek
deal a blow at somebody f. yumruk atmak
deal a blow to f. darbe indirmek
deal big blow f. ağır darbe indirmek
deal big blow f. büyük darbe vurmak
deal death blow f. büyük darbe vurmak
deal great blow f. ağır darbe indirmek
deal major blow f. büyük darbe vurmak
deal major blow f. ağır darbe indirmek
deal somebody a blow f. oturtmak
deal somebody a blow f. yumruk atmak
deliver big blow f. ağır darbe indirmek
deliver great blow f. ağır darbe indirmek
deliver major blow f. ağır darbe indirmek
get a severe blow f. ağır bir darbe yemek
get a severe blow f. acı bir darbe yemek
give a blow with a whip f. kamçı vurmak
have a blow dry f. fön çektirmek
make blow up f. patlatmak
receive a blow f. darbe almak
receive a nasty blow f. ağır bir darbe yemek
receive a nasty blow f. acı bir darbe yemek
reel back from the blow f. aldığı darbeyle sendelemek/dengesini kaybetmek
strike big blow f. ağır darbe indirmek
strike great blow f. ağır darbe indirmek
strike major blow f. ağır darbe indirmek
strike someone a blow f. birine bir yumruk indirmek
take a major blow f. büyük darbe almak
blow drier i. fön makinesi
blow drier i. saç kurutucu
blow drier i. saç kurutma makinesi
blow fly i. sinek
blow it! i. kahretsin!
blow off i. sorumluluktan kaçmak
blow-dryer i. saç kurutucu
blow-dryer i. saç kurutma makinesi
blow-dryer i. fön makinesi
blow-out i. araştırma
blow-out i. patlama
blow-out i. elektrik sigortasının erimesi
blow-out i. eğlence
blow-out i. kolay zafer
blow-out i. rahat zafer
blow-out i. delik
blow-out i. lastik patlaması
blow-out i. kolay galibiyet
blow-out i. inceleme
blow-out i. alem
blow-out i. cümbüş
blow-out i. kuyudan petrol/gaz fışkırması
blow-out i. lastik patlağı
blow-out i. soruşturma
blow-up i. infilak
blow-up i. agrandisman
blow-up i. patlama
blow-up i. kavga
blow-up i. büyültme
blow-up bed i. şişme yatak
body-blow i. vücuda vurulan sert yumruk
body-blow i. ciddi yenilgi
by-blow i. gayrimeşru çocuk
crushing blow i. ezici darbe
death blow i. ağır darbe
death blow i. öldürücü darbe
fatal blow i. öldürücü darbe
fatal blow i. ölümcül darbe
nasty blow i. ağır darbe
nasty blow i. tehlikeli vuruş
sword blow i. kılıç darbesi
violent blow i. sadme
blow-up s. şişirilebilen
at a blow zf. aniden
at a blow zf. birden
at one blow zf. bir vuruşta
blow-by-blow zf. en ince ayrıntısına kadar
blow-by-blow zf. ayrıntılarıyla
blow-by-blow zf. (bir olayı anlatırken) tüm detayları oluş sırasıyla vererek
blow-by-blow zf. harfi harfine
blow-by-blow zf. ayrıntılı bir şekilde
blow-by-blow zf. ayrıntılı
a blow was struck ilerleme kaydedildi
Phrasals
blow in selamsız sabahsız damlamak
blow in habersiz gelmek