harcamak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

harcamak



"harcamak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 31 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
harcamak spend f.
General
harcamak exert f.
harcamak lay f.
harcamak spin out f.
harcamak erogate f.
harcamak fool away f.
harcamak get through f.
harcamak lay out f.
harcamak use f.
harcamak employ f.
harcamak pay out f.
harcamak chuck away on f.
harcamak spend f.
harcamak dally away f.
harcamak waste f.
harcamak trifle f.
harcamak sacrifice f.
harcamak victimise f.
harcamak blow f.
harcamak victimize f.
harcamak disburse f.
harcamak kill f.
harcamak go through f.
harcamak expend f.
harcamak use up f.
Phrasals
harcamak spend up
Idioms
harcamak idle away
Trade/Economic
harcamak expend
Technical
harcamak spend
harcamak dispend
harcamak consume

"harcamak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 265 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
boşa harcamak waste f.
çaba harcamak make an effort f.
hesapsızca harcamak lavish f.
General
aşırı para harcamak have money to burn f.
az harcamak underspend f.
binlerce dolar harcamak spend thousands of dollars f.
bir iş için belirli bir zaman harcamak put in time on f.
bir iş için istediği kadar zaman harcamak take one's time on f.
bir şey için emek harcamak work at f.
bir şey için zaman harcamak spend time on something f.
birşeye olması gerektiğinden daha fazla zaman harcamak make heavy weather of doing something f.
birşeye olması gerektiğinden daha fazla zaman harcamak make heavy weather of something f.
birşeye zaman harcamak spend time on something f.
bol bol harcamak lavish f.
boş yere harcamak squander f.
boşa harcamak dissipate f.
boşa harcamak pass away f.
boşa harcamak waste f.
boşa harcamak misspend f.
boşa harcamak loose out f.
boşa harcamak idle f.
boşa harcamak misapply f.
boşa harcamak scatter f.
boşa harcamak squander away f.
boşa harcamak lavish f.
boşa harcamak cast away f.
boşa harcamak fling away f.
boşa harcamak frivol away f.
boşa harcamak footle f.
boşa harcamak throw away f.
boşa harcamak fritter away f.
boşa harcamak chuck away f.
boşa harcamak throw to the dogs f.
boşa harcamak squander f.
boşa harcamak fritter f.
boşa harcamak idle away f.
boşa vakit harcamak faff f.
boşa vakit harcamak waste time f.
boşa zaman harcamak waste time in vain f.
boşuna harcamak (para/zaman vb'ni) trifle away f.
büyük çaba harcamak bear down on f.
çaba harcamak labor f.
çaba harcamak endeavour f.
çaba harcamak make a bid f.
çaba harcamak rustle f.
çaba harcamak push f.
çaba harcamak endeavor f.
çaba harcamak labour f.
çok az çaba harcamak make the slightest effort f.
çok harcamak go the pace f.
çok harcamak lavish f.
çok harcamak lash out on f.
daha fazla çaba harcamak put more effort forth f.
daha fazla harcamak outspend f.
daha fazla zaman harcamak spend more time f.
düşünmeden para harcamak splash out f.
-e epey para harcamak splurge on f.
-e harcamak spend on f.
efor harcamak expend energy f.
emek harcamak labor f.
emek harcamak endeavor f.
emek harcamak labour f.
emek harcamak endeavour f.
enerji harcamak work off energy f.
enerji harcamak spend energy f.
enerji harcamak consume energy f.
enerjisini boşa harcamak waste one's energy f.
enerjisini harcamak deenergize f.
enerjiyi boşa harcamak waste energy f.
fazla harcamak overspend f.
fazla para harcamak overspend f.
fırsatları cömertçe harcamak waste the chances f.
gençliğini boşa harcamak waste one's youth f.
gençliğini boşa harcamak idle away one's youth f.
gençliğini harcamak idle away one's youth f.
gençliğini harcamak waste one's youth f.
gereksiz yere zaman harcamak waste time in vain f.
gereksiz yere zaman harcamak fritter away time f.
gösteriş amacıyla para harcamak splash out f.
güç harcamak exert power f.
güç harcamak put effort into it f.
güç harcamak exert oneself f.
günlerini harcamak spend one's days f.
harcamak (bir iş için zaman) put in f.
harcamak (bir proje için para/emek/zaman) invest in f.
harcamak (epey para) splurge f.
harcamak (para) disburse f.
harcamak (parayı) go through f.
harcamak (zaman/para vb'ni belirli bir biçimde) dispose of f.
hayatının yarısını bir şeye/bir yerde harcamak spend half of one's life in something f.
hayatının yarısını müzik piyasasında harcamak spend half of his/her life in the music business f.
hesapsızca harcamak expend profusely f.
hesapsızca harcamak spend like water f.
hesapsızca harcamak spend extravagantly f.
hesapsızca harcamak squander f.
hesapsızca harcamak spend lavishly f.
içkiye harcamak drink f.
içkiye harcamak drink away f.
idareli harcamak economize f.
idareli harcamak save f.
idareli harcamak economise f.
istediği kadar zaman harcamak take one's time f.
iş yerinde çok fazla zaman harcamak spend a lot of time at work f.
kalori harcamak burn calorie f.
kalori harcamak burn off calorie f.
kötü harcamak misspend f.
milyonlar harcamak spend millions f.
ölçüsüzce para harcamak spend extravagantly f.
ölçüsüzce para harcamak spend money intemperately f.
ölçüsüzce para harcamak spend money lavishly f.
para harcamak spend f.
para harcamak spend money f.
parasını boşa harcamak waste money f.
parasını cömertçe harcamak be free with one's money f.
parayı doğru harcamak spend money rationally f.
parça parça harcamak fritter away f.
son kuruşuna kadar harcamak spend to the last penny f.
su gibi harcamak spend like water f.
su gibi para harcamak spend money like water f.
tutarsızca fazlasıyla para harcamak spend money like water f.
tüm gününü boşa harcamak loaf the entire day away f.
tüm parasını uyuşturucuya harcamak spend all of one’s money on drugs f.
tüm yılı harcamak spend all year f.
uğrunda harcamak sacrifice f.
unutmak için çaba harcamak try hard to forget f.
unutmak için çaba harcamak strive to forget f.
vakit harcamak spend time f.
vakit harcamak waste time f.
vaktini boşa harcamak fiddle f.
vaktini boşa harcamak fool about f.
vaktini boşa harcamak goof around f.
vaktini boşa harcamak horse around f.
vaktini boşa harcamak fiddle about f.
vaktini boşa harcamak horse about f.
yeteneklerini boşa harcamak waste one’s talents f.
yeteneklerini boşa harcamak waste one's skills f.
zaman harcamak pass the time f.
zaman harcamak devote time f.
zaman harcamak fool around f.
zaman harcamak spend time f.
zaman harcamak dawdle f.
zaman harcamak expend time f.
zaman harcamak waste time f.
zamanı boşa harcamak waste the time f.
zamanı boşa harcamak idle one's time away f.
Phrasals
(bir şey için) (belli bir miktar) para harcamak lay something out
bir şey için çok harcamak spend something for something
boşa harcamak fiddle away
boşa harcamak squander away
boşa harcamak throw away on
boşa harcamak chuck up
boşa vakit harcamak knock around
boşa zaman harcamak knock around
çaba harcamak make a bid for
hızla harcamak blow through
uzun zaman harcamak linger over
yoğun emek harcamak labour over
zaman harcamak wanton away
zaman harcamak put in
zaman harcamak piddle away
zamanı boşa harcamak dawdle away
zamanını boşa harcamak loaf something away
zamanını boşa harcamak loaf away
zamanını hayal kurarak boşa harcamak dream something away
Colloquial
aylakça zaman harcamak bum around
aylakça zaman harcamak bum about/around
boşa harcamak blow
bozuk para gibi harcamak wipe the floor with
çok büyük para harcamak spend a bomb
kıtı kıtına harcamak pinch and scrape
su gibi para harcamak spend a bomb
tüm çabasını harcamak move heaven and earth
vaktini boşa harcamak fiddle
Idioms
(bir şey için) (belli bir miktar) para harcamak lay something out for something
(bir şey için) (belli bir miktar) para harcamak lay something out on something
(harcamalarına dikkat etmek amacıyla) parasını gıdım gıdım harcamak stretch one's money
(harcamalarına dikkat etmek amacıyla) parasını gıdım gıdım harcamak make one's money stretch
aşırı para harcamak spend money like it's going out of fashion
başkalarını rahat ettirmek için fazladan çaba harcamak go out of your way to do something
bir işe/şeye zamanını harcamak invest someone's time in something
bir şeye çok para harcamak go to the expense of something
bir şeyi yapmak için çok çaba harcamak be at pains to do something
boşa çaba harcamak spin one's wheels
boşa vakit harcamak let something slip by
boşa vakit harcamak let something slide by
bütün gücünü harcamak bust a gut
bütün parasını bir şey için harcamak shoot the works
büyük güç harcamak bust a gut
cebinden çuvalla/dünya kadar para harcamak dig deep
cebinden çuvalla/dünya kadar para harcamak dig deep into one's pockets
cebinden çuvalla/dünya kadar para harcamak dig deep into one's purse
çok az çaba harcamak not lift a finger
çok çaba harcamak bust a gut
çok emek harcamak sweat blood
çok para harcamak spend money like it's going out of fashion
çok para harcamak spend money like water
çok para harcamak be out of pocket
çok para harcamak burn through the money
elde avuçta ne varsa harcamak shoot one's wad
gereğinden çok çaba harcamak make a meal of
gereğinden fazla çaba harcamak make heavy weather of
gerektiğinden daha fazla zaman harcamak make a meal out of something
gerektiğinden daha fazla zaman harcamak make a meal of something
hayatını harcamak live out one's life
kazandığından çok para harcamak live beyond one's means
kıt kıtına harcamak scrimp and save
kıt kıtına harcamak pinch and scrape
parayı heba etmek/boşa harcamak pour money down the drain
su gibi (harcamak vb) like it was going out of style
su gibi para harcamak spend money like there's no tomorrow
su gibi para harcamak spend money like water
su gibi para harcamak spend money like it's going out of style
tüm gücünü ve enerjisini harcamak go great guns
tüm gününü (belli bir faaliyete) harcamak make a day of it
tüm gününü (bir şey yaparak) harcamak make a day of doing something
üzerinde çok vakit harcamak slave over something
üzerinde yoğun çaba harcamak expend energy on
vakti boşa harcamak let grass grow under one's feet
varını yoğunu harcamak shoot one's wad
yarını düşünmeden (para harcamak vb) like there ain't no tomorrow
yarını düşünmeden (para harcamak vb) as if there was/were no tomorrow
yarını düşünmeden (para harcamak vb) as if there is no tomorrow
yarını düşünmeden (para harcamak vb) like there's no tomorrow
yoğun enerji harcamak expend energy on
zaman harcamak burn daylight
zaman harcamak let the grass grow under one's feet
zamanını boşa harcamak be flogging a dead horse
zamanını boşa harcamak flog a dead horse
Speaking
zamanını boşa harcamak istemiyorum I don't wanna waste your time
Slang
aylakça zaman harcamak arse about
aylakça zaman harcamak loll around
aylakça zaman harcamak fuck off
aylakça zaman harcamak arse around
aylakça zaman harcamak lounge around
aylakça zaman harcamak frig around
aylakça zaman harcamak lounge about
aylakça zaman harcamak loaf
aylakça zaman harcamak bum
aylakça zaman harcamak waste one's time
aylakça zaman harcamak loll
birini harcamak waste someone
boşa harcamak piss away
boşa vakit harcamak fake off
boşa vakit harcamak jerk around
boşa vakit harcamak waste time
boşa vakit harcamak goof off
boşa vakit harcamak jack around
boşa vakit harcamak sluff off
boşa vakit harcamak spaz around
boşa zaman harcamak fake off
boşa zaman harcamak waste time
boşa zaman harcamak goof off
çok harcamak slather
kendini harcamak chuck oneself away
Trade/Economic
mesai harcamak spend working hours
mesai harcamak work
para harcamak disburse
British Slang
boşa vakit harcamak sob around
boşa vakit harcamak sod about
boşa zaman harcamak fanny around
parasını boşa harcamak piss it up against the wall
zaman harcamak prat about
zaman harcamak prat around
zaman harcamak ponce around
zaman harcamak ponce about