fill - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

fill

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "fill" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 34 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
fill v. doldurmak
General
fill v. kaplamak
fill v. şişirmek
fill v. doymak
fill v. kabarmak
fill v. kapamak
fill v. yapmak
fill v. dolmak
fill v. tutmak
fill v. dolgu yapmak
fill v. doyurmak
fill v. bürümek
fill v. şişmek
fill v. doldurmak
fill v. karşılamak
fill v. yerine getirmek
fill v. icra etmek
fill v. tatmin etmek
fill v. yayılmak
fill v. fullemek
fill n. dolguyla meydana getirilmiş yer
fill n. dolusu
fill n. doyumluk
fill n. dolgu maddesi
fill n. doyma
fill n. dolduracak miktar
fill n. doldurma
fill n. dolgu
Technical
fill v. doldurmak
fill v. macunlamak
fill n. dolumluk
fill n. imla
Automotive
fill v. doldurmak
Aeronautic
fill n. atkı

Bedeutungen, die der Begriff "fill" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 484 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
drink one's fill v. doyasıya içmek
fill somebody with melancholy v. kasvet vermek
fill one's pockets v. cebini doldurmak
fill out v. doldurmak (formu)
fill somebody with pride v. gururlandırmak
fill with hope v. ümitlendirmek
fill a tooth v. dolgu yapmak
fill out v. toplamak
fill in for v. birinin yerine çalışmak
eat one's fill v. karnını doyurmak
fill the gap v. gedik kapamak
fill in v. form doldurmak
fill a prescription v. reçetedeki ilaçları vermek
fill the bill v. işini görmek
fill out v. doldurmak (form vb)
eat one's fill v. doymak
fill up v. doyurmak
fill something out v. doldurmak
fill in v. doldurmak
fill the bill v. amaca uymak
fill the bill v. ihtiyacını karşılamak
fill up v. dolmak
fill out v. kilo almak
fill a tooth v. diş dolgusu yapmak
fill somebody with pride v. gurur vermek
fill something in v. doldurmak
fill with tears v. yaşarmak
eat one's fill v. doyasıya yemek
fill with tears v. gözleri yaşarmak
fill in v. geçici olarak bir işte çalışmak
back and fill v. kararsız olmak
fill up v. doldurmak
fill up a form v. form doldurmak
fill (a place) with the clamor of voices v. curcunaya çevirmek
fill (a place) with the clamor of voices v. curcunaya döndürmek
fill (a place) with the clamor of voices v. curcunaya vermek
fill out v. yazılı formu tamamlamak
fill up v. dolum yapmak
fill the sack v. çuvalı doldurmak
fill the sack with v. çuvalı doldurmak
fill the sack with v. çuval doldurmak
fill up fuel oil v. yakıt doldurmak
(one's eyes) fill with tears v. gözleri yaşlarla dolmak
(one's eyes) to fill with tears v. gözleri dolmak
(one's eyes) to fill with tears v. gözü dolmak
eat one's fill v. karnı doymak
fill something with consternation v. şaşkınlığa sebep olmak
fill something with consternation v. şaşkınlık yaratmak
fill something with consternation v. şaşkınlığa sebebiyet vermek
fill out a survey v. bir anketi doldurmak
fill a gap v. boşluğunu doldurmak
fill a gap v. boşluğu doldurmak
fill a gap v. boşluk doldurmak
fill out v. büyümek
fill in v. (form) doldurmak
fill out v. büyütmek
fill in v. tamamlamak
fill out v. şişirmek
fill out v. şişmek
fill in questionnaire v. anket doldurmak
fill out questionnaire v. anket doldurmak
fill in the blanks v. boşlukları doldurmak
fill the void v. boşluğu doldurmak
fill the areas v. alanları doldurmak
fill the deficiency v. eksikliği gidermek/doldurmak
fill the deficiency of v. boşluğunu doldurmak
fill the deficiency of v. bir şeyin eksikliğini gidermek
fill in an application form v. başvuru formu doldurmak
fill out a request form v. bir talep formu doldurmak
fill someone in on something v. birine bir konu hakkında bilgi vermek
fill something in v. (kağıdı/boşlukları vb) toplamak
fill in v. birinin (görev) yerine bakmak
fill to overflowing v. tıka basa doldurmak
fill to overflowing v. ağzına kadar doldurmak
back and fill v. rüzgara karşı volta vurmak
fill up v. fullemek
fill the magazine v. şarjörü doldurmak
fill out a form v. bir form doldurmak
fill tax return v. beyanname doldurmak
fill to the brim v. ağzına kadar doldurmak
fill her tins [nz] v. evi kek, bisküvi gibi atıştırmalıklarla doldurmak
fill the ranks v. bütün ihtiyacı karşılamak
fill mass n. lapa
fill dirt n. dolgu toprak
cut and fill sloping n. dolgulu kazı
fill-in n. yedek
fill-in n. dublör
fill-in list n. yedek listesi
fill-in list n. yedek kontenjan listesi
water fill station n. imlahane
Phrasals
fill in v. (bilgileri) girmek
fill out v. tamamlamak
fill in v. detaylandırmak
fill out v. uzatmak
fill in v. bilgilendirmek
fill out v. genişletmek
fill out v. yaymak
fill out v. şişmanlamak
fill out v. dolgunlaşmak
fill out v. detaylandırarak zenginleştirmek
fill in for v. birinin yerine bakmak
fill something to something v. bir şeyi bir yere kadar doldurmak
fill something to something v. bir şeyi belli bir seviyeye kadar doldurmak
fill something to something v. bir şeyi belli bir noktaya kadar doldurmak
fill in v. boşlukları doldurmak
fill in v. boş bırakılan yerleri doldurarak soruları cevaplamak
fill in v. boş bırakılan yerleri gerekli bilgilerle doldurmak
fill in v. form, test doldurmak
fill in v. birinin yerini doldurmak
fill in v. birinin rolünü üstlenmek
fill in v. birinin yerine geçmek
fill in v. birinin yerine bakmak
fill in v. birinin konumunu işini devralmak
fill in v. bir deliği, boşluğu doldurmak
fill in v. bir deliği, boşluğu kapatmak
fill in v. bir deliği, boşluğu kamufle etmek
fill in v. birini bilgilendirmek
fill in v. birine bilgi vermek
fill someone in (on someone or something) v. birine (biri/bir şey hakkında) bilgi vermek
fill someone in (on someone or something) v. birini (biri/bir şey hakkında) bilgilendirmek
fill in v. birine gerekli bilgileri vermek
fill in v. birine yeni edinilen bilgileri vermek
fill in v. birinin bilgi açığını kapatmak
fill in v. birine kaçırdığı şeyleri anlatmak
fill in v. birini bilgilendirmek
fill in v. bir şeyin içini doldurmak
fill in v. sınırlı bir alanın içini doldurmak
fill in v. sınırlı bir alanın yüzeyini tamamen kaplamak
Phrases
fill in the blanks with suitable words expr. boşlukları uygun kelimelerle doldurunuz
fill in the blanks expr. boşlukları doldurun
Proverb
a word to the wise is enough, and many words won't fill a bushel anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az
Colloquial
fill the bill v. bir göreve uygun olmak
fill the bill v. gereken özellikleri karşılamak
fill the bill v. eksikliği doldurmak
fill the bill v. uygun gelmek
fill the bill v. uygun düşmek
(one's) fill (of something) n. (bir şeyin) yeterli olması
(one's) fill (of something) n. (bir şeyin) memnun edici düzeyde olması
(one's) fill (of something) n. (bir şeye) doymuş olma
(one's) fill (of something) n. (birinin) tahammül düzeyine gelme
(one's) fill (of something) n. (birinin) tahammül sınırlarını doldurma
(one's) fill (of something) n. (birinin) hoşgörü sınırlarını doldurma
(one's) fill (of something) n. (birinin) sınırlarını doldurma
(one's) fill (of something) n. (birinin) baş etme sınırına gelme
one's fill of someone or something n. birinden/bir şeyden bıkma
one's fill of someone or something n. birinden/bir şeyden usanma
one's fill of someone or something n. birinden/bir şeyden bay gelme
one's fill of someone or something n. birinden/bir şeyden gına gelme
fill-mill n. meyhane
fill-mill n. içkili mekan
fill it up expr. depoyu fulle
fill it up expr. depoyu doldur
fill in the blanks expr. gerisini sen tahmin et
fill me in expr. son gelişmeler ne
Idioms
fill the shoes v. yerini doldurmak
fill the shoes v. (birinin) yerine geçmek
fill the shoes v. (birinin) boşluğunu doldurmak
fill (one's) boots [uk] v. keyfini çıkarmak
fill (one's) boots [uk] v. tadını çıkarmak
fill (one's) boots [uk] v. canının istediği kadar almak
fill (one's) boots [uk] v. (birisinin) yerini doldurmak
fill (one's) boots [uk] v. (birisinin) görevini devralmak
fill (one's) boots [uk] v. (birisinin) yerine geçmek
fill your boots [uk] v. keyfini çıkarmak
fill your boots [uk] v. tadını çıkarmak
fill your boots [uk] v. canının istediği kadar almak
take one's fill v. alabileceği kadarını almak
fill an office v. bir memuriyeti doldurmak
fill somebody's shoes v. birinin işini/görevini yapmak
have had fill v. bay gelmek
fill in for someone v. birinin yerini doldurmak
have had fill of something v. bay gelmek
fill a void v. boşluğu doldurmak
fill someone's head with something v. birinin aklına bir şeyler sokmak
fill someone's head with something v. birinin aklını bir şeylerle doldurmak
have had fill of something v. bıkmak usanmak
fill somebody's shoes v. birinin işini yapmak
have had fill of something v. bıkmak
have had fill v. bıkmak
fill a bathtub with water v. banyo küvetini doldurmak
have had fill v. bıkmak usanmak
fill somebody's shoes v. birinin yerine göreve gelmek
take one's fill v. doyuracak kadarını almak
fill in time v. geçici bir işte çalışmak
have had fill v. gına gelmek
have had fill of something v. gına gelmek
fill the bill v. işe yaramak
take one's fill v. içip sarhoş olmak
fill a bathtub with water v. küveti doldurmak
have big shoes to fill v. söz konusu işi yüksek standartlarda yapan kendinden önceki çalışanın seviyesine ulaşabilmek için çok sıkı çalışmak
fill one's face v. tıkınmak
fill one's face v. tıka basa yemek
eat one's fill v. tıka basa yemek
fill in time v. zaman doldurmak için bir işte çalışmak
take one's fill v. yetecek kadarını almak
fill the gap v. (geçici bir süre) boşluğu doldurmak
fill in time v. zaman doldurmak
have had fill of v. usanmak
get one's fill of something v. -e doymak
have one's fill of something v. -e doymak
fill someone's shoes v. yerini doldurmak
have had fill v. usanmak
fill something up with something v. -ile tıka basa doldurmak
fill in time v. zaman geçirmek
fill (one's) boots v. fazla fazla almak
fill (one's) boots v. alabildiği kadar almak
fill (one's) boots v. alabildiği ne varsa almak
fill (one's) boots v. (birinin) yerini doldurmak
fill (one's) boots v. (birinin) rolünü üstlenmek
fill (one's) boots v. (birinin) yerine geçmek
fill (one's) boots v. (birinin) yerine bakmak
fill (one's) boots v. (birinin) konumunu, işini devralmak
fill your boots v. fazla fazla almak
fill your boots v. alabildiği kadar almak
fill your boots v. bir fırsatı değerlendirmek
fill your boots v. bir fırsattan yararlanmak
fill somebody’s boots/shoes v. birinin yerini en iyi şekilde doldurmak
fill somebody’s boots/shoes v. birinin işini onun yerine en iyi şekilde yapmak
fill somebody’s boots/shoes v. birinin rolünü en iyi şekilde üstlenmek
fill (one's) hand v. eline silah almak
fill (one's) hand v. silah çekmek
fill (one's) hand v. rahip olarak kutsanmak
fill (one's) hand v. elinde kutsal objeleri tutarak rahip olarak kutsanmak
fill in the details v. detayları vermek
fill in the details v. bilgileri vermek
fill in the details v. bilgilerle/detaylarla doldurmak
fill in the details v. bilgi vermek
fill in the details v. detay vermek
fill in the details v. formu gerekli bilgilerle/detaylarla doldurmak
fill in the details v. bir formdaki boşluklara gerekli bilgileri/detayları yazmak
empty words will not fill an empty stomach expr. lafla peynir gemisi yürümez
Speaking
fill me in on the situation expr. durumu bana açıkla
Slang
fill someone full of lead v. birisini vurmak
Trade/Economic
fill a vacancy v. istihdam yapmak
fill a vacancy v. işe almak
fill a gap v. eksikliği gidermek
fill in v. stok eksiğini gidermek
fill in v. tamamlamak
fill or kill order n. derhal karşılanması ya da iptal edilmesi gereken sipariş
please fill the fields marked in red n. kırmızı ile işaretli alanları doldurunuz
fill rate n. sipariş karşılama oranı
fill-in order n. stok tamamlama siparişi
fill or kill order n. (borsada) ya al ya da sat emri
fill or kill orders expr. kalanını iptal et
fill or kill orders expr. kalanını iptal et
Politics
fill the seat v. koltuğu doldurmak
Technical
zero fill v. sıfır doldurmak
zero fill v. sıfırla doldurmak
land fill n. araziyi yükseltme
memory fill n. bellek doldurma
spill and fill valve n. boşaltma ve doldurma valfi
gravel fill n. çakıl imla
cemented waste fill n. çimentolu pasa
fill light n. destek ışığı
railway fill n. demiryolu dolgusu
fill-in light n. destek ışığı
land fill n. çöp depolama alanı
depth of fill n. dolgu yüksekliği
fill light n. doldurma ışığı
tipped fill n. dökme dolgu
fill hole cover n. doldurma deliği kapağı
fill pass n. dolgu pasosu
fill thermal insulation n. dolgu tipi ısı izolasyonu
fill light n. dolgu ışığı
dumped fill n. dökme dolgu
land fill n. doldurma
nature of the fill n. dolgu cinsi
fill power n. dolum gücü
fill-in light n. dolgu ışığı
plane fill n. düz imla
fill placement n. dolgu yerleştirme
fill rate n. doluluk oranı
back-fill consolidation n. dolgu sıkıştırılması
fill pass n. dolgu paso
layer of fill n. dolgu tabakası
fill and seal machine n. doldurma ve kapatma makinesi
fill character n. dolgu karakteri
loose fill type insulant n. gevşek dolgu tipi yalıtım gereci
memory fill n. hafıza doldurma
loose-fill insulation n. gevşek dolgu yalıtım
hydraulic fill n. hidrolik ramble
fill liquid n. iletim sıvısı
nature of the fill n. imla cinsi
height of fill n. imla yüksekliği
back fill material n. imla malzemesi
fill connection n. ikmal bağlantısı
back fill pressure n. imla basıncı
fill valve n. ikmal valfi
character fill n. karakter doldurma
rock fill n. kaya dolgu
back fill n. kenar ayak dolgusu
cut-and-fill n. kazı ve dolgulu yapım bölümü
rock fill weir n. kaya dolgu regülatör
stone fill n. kaya dolgu
back fill n. kazılmış kısımların yeniden imlası
rock fill cofferdam n. kaya dolgu batarda
dry rubble fill n. kuru taş dolgu
downstream fill n. mansap dolgu
fill mass n. lapa
paste fill n. macun dolgu
cut-and-fill n. miks kesit
upstream fill n. memba dolgusu
waste fill n. pasa dolgu
random fill n. rasgele dolgu
random fill n. randım dolgu
rolled fill n. silindirlenmiş dolgu
compacted rock fill n. sıkıştırılmış kaya dolgu
hydraulic fill n. sulu dolgu
stone fill n. taş dolgu
granular-fill insulation n. taneli hafif gereç yalıtım
earth fill n. toprak dolgu
rock fill n. taş dolgu
approach fill n. yaklaşım dolgusu
approach fill n. yaklaşım imlası
structural fill n. yapısal dolgu
fuel fill opening n. yakıt doldurma girişi
land fill n. yükseltme
land fill n. yeri yükseltme
Computer
fill-in a form v. bir formu doldurmak
character fill v. damga doldurmak
fill-in a form v. formu doldurmak
zero fill v. sıfır doldurmak
zero fill v. sıfırla doldurmak
background fill n. arka plan dolgusu
background fill n. artalan dolgusu
memory fill n. bellek doldurma
black with white fill n. beyaz dolgulu siyah
gray with white fill n. beyaz dolgulu gri
pattern fill n. desen dolgu
textured fill n. dokulu dolgu
fill type n. dolgu türü
fill-in box n. doldurulacak kutu
fill effect n. dolgu efekti
fill style n. doldurma biçemi
border to fill n. dolgu kenarlığı
dlg fill color n. dlg dolgu rengi
fill style n. doldurma stili
fill order n. dolgu sırası
fill effects n. dolgu efektleri
fill character n. doldurma karakteri
text to fill n. dolgu metni
fill character n. dolgu karakteri
fill color n. dolgu rengi
fill-in field n. doldurulacak alan
fill color n. doldurma rengi
fill pattern n. doldurma deseni
fill pattern n. dolgu örüntüsü
fill pattern n. dolgu örneği
rectangle fill n. dikdörtgen dolgu
fill effects n. doldurma efektleri
fill/back color n. dolgu/zemin rengi
shaded fill n. gölgeli dolgu
black with grayscale fill n. gri ton dolgulu siyah
fill liquid n. iletim sıvısı
character fill n. karakter doldurma
border/fill n. kenarlık/dolgu
text frame fill n. metin çerçevesi dolgusu
oval fill n. oval dolgu
fill right n. sağa doldurmayı
color fill n. renk dolgusu
fill series n. serileri doldurmayı
default fill-in text n. varsayılan doldurma metni
3d fill n. 3b dolgu
fill/back color n. zemin/arka plan rengi
fill down expr. aşağı doldur
fill down expr. aşağıyı doldur
fill specification grid from table expr. ayrıntı kılavuzlarını tablodan doldur
fill down expr. alta kopyala
fill down expr. alta doldur
fill months expr. ayları doldur
fill down expr. aşağıya doldur
fill formats expr. biçimleri doldur
fill across worksheets expr. çalışma sayfalarını doldur
toggle fill expr. dolgu değiştir
fill-in enabled expr. doldurma etkin
fill values expr. değerleri doldur
fill workgroup expr. çalışmagrubuna doldur
use gradient fill expr. dereceli dolguyu kullan
fill across worksheets expr. çalışma sayfaları boyunca doldur
no fill expr. dolgu yok
fill-in expr. doldur
fill justify expr. dolgu iki yana yasla
fill pattern expr. desen doldur
stretch to fill expr. doldurmak için uzat
fill days expr. günleri doldur
fill shadow expr. gölge doldur
fill group expr. gruba doldur
fill weekdays expr. iş günlerini doldur
auto fill expr. otomatik doldur
fill auto expr. otomatik doldur
fill to border expr. kenarlığı doldur
fill color expr. renk doldur
fill right expr. sağa kopyala
fill left expr. solu doldur
fill left expr. sola doldur
fill series expr. seriyi doldur
fill series expr. serileri doldur
fill right expr. sağa doldur
fill right expr. sağı doldur
fill up expr. üste doldur
fill up expr. yukarı doldur
fill years expr. yılları doldur
insert word field: fill-in expr. word alanı ekle: doldur
Informatics
region fill n. bölge dolgulama
fill pattern n. doldurma deseni
fill character n. doldurma karakteri
fill pattern n. dolgu karakteri
fill area n. dolgu alanı
Telecom
fill factor n. doluluk oranı
Electric
storage fill n. depo doldurma
Construction
fill pattern n. doldurma deseni
fill thermal insulation n. dolgu tipi ısı izolasyonu
fill-type insulation n. dolgu yalıtım
fill settlement n. dolgu oturması
fill pattern n. dolgu örüntüsü
dumped rock fill n. dökme kaya dolgu
porous fill n. geçirgen dolgu
soil liner fill n. toprak astar dolgu
fill-up work n. makine operatörünün makine ile yapamayıp manuel olarak yaptığı iş
fill-up work n. ince iş
Automotive
fill up v. tam depo doldurmak
fuel fill lid n. benzin kapağı
fill pipe restrictor test n. doldurma ağzı kısıtlayıcı testi
fill line n. doldurma çizgisi
battery fill line n. elektrolit seviye çizgisi
brake fill and ventilation device n. fren hava alma ve hidrolik basma düzeneği
easy-fill tire alert n. kolay dolum lastik uyarısı
radiator fill hole n. radyatör doldurma deliği
separator tank and fill sensing n. separatör depo ve dolma algılama
oil fill capacity n. yağ doldurma kapasitesi
fill with oil n. yağ koyun
fuel fill cap n. yakıt deposu kapağı
fill her up! expr. depoyu doldur!
Aeronautic
fill valve n. ikmal valvi
disreef reefed fill time n. kademli paraşüt açılma süresi
disreef fill time n. paraşütün dalma süresi
Marine
back and fill v. geminin yelkenlerini rüzgar önden ve arkadan esecek şekilde ayarlamak
fill sand n. dolgu kumu
source of fill material n. dolgu malzemesi ocağı
fill material n. dolgu malzemesi
adjusted fill factor n. düzeltilmiş doldurma faktörü
fill quantity n. dolgu miktarı
grain size of fill material n. dolgu malzemesinin tane boyu
fill area n. dolgu alanı
rock-fill revetment n. kaya dolgu dış kaplama/duvar
rock-fill composite breakwater n. kaya dolgu karma dalgakıran
rock-fill upright breakwater n. kaya dolgu dikey dalgakıran
rock-fill groin n. kaya dolgu mahmuz
rock-fill revetment n. kaya dolgu duvar
rock-fill dike n. kaya dolgu su seddi
rock-fill revetment n. kaya dolgu dış kaplama
rock-fill breakwater n. kaya dolgu dalgakıran
sand fill n. kum dolgu
volume of sand fill n. kum dolgu hacmi
beach fill n. kumsal dolgusu
sand fill works n. kum doldurma çalışmaları
sand fill method n. kum dolgu yöntemi
Mining
waste fill n. artık dolgusu
cut-and-fill stoping n. dolgulu kazı
fill raise n. dolgu iç kuyusu
cut-and-fill method n. kazma-doldurma yöntemi
mineral fill material n. mineral dolgu gereci
cut-and-fill method n. ramble metodu
Food Engineering
fill weight n. dolum ağırlığı
form-fill-seal expr. şekillendir-doldur-kapat
Agriculture
tip fill n. uç doldurma
Environment
counterweigh fill works n. dengeleme doldurma çalışmaları
fill-and-draw reactor n. doldur-boşalt reaktör
fill based soil n. dolgu tabanlı toprak
back-fill n. geri doldurma
rock-fill dam n. kaya dolgu baraj
Geography
fill dam n. dolgu baraj
rock fill dam n. kaya dolgu baraj
Geology
waste fill n. atık dolgusu
vein fill n. damar dolgusu
fill slopes n. dolgu şevleri
granular fill n. granüler dolgu
channel fill n. kanal dolgusu
cut-and-fill n. kaz ve doldur
Military
fill-in n. çeşit tamamlama siparişi
Cinema
fill-in n. dublör
Photography
fill flash n. dolgu flaşı
British Slang
fill-in n. dayak
fill your boots! expr. istediğin kadar al!