ihtilaf - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

ihtilaf



Bedeutungen von dem Begriff "ihtilaf" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 39 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
ihtilaf dispute n.
ihtilaf controversy n.
General
ihtilaf dissidence n.
ihtilaf tangle n.
ihtilaf disunity n.
ihtilaf dissension n.
ihtilaf disagreement n.
ihtilaf strife n.
ihtilaf disunion n.
ihtilaf collision n.
ihtilaf dissent n.
ihtilaf contention n.
ihtilaf difference n.
ihtilaf faction n.
ihtilaf friction n.
ihtilaf scission n.
ihtilaf disparity n.
ihtilaf variance n.
ihtilaf discord n.
ihtilaf controversy n.
ihtilaf disaccord n.
ihtilaf controversion n.
Trade/Economic
ihtilaf controversy
ihtilaf conflict
ihtilaf dispute
ihtilaf disagreement
Law
ihtilaf dissention
ihtilaf dispute
ihtilaf controversy
ihtilaf conflict
ihtilaf grievance
ihtilaf quarrel
ihtilaf lis
Politics
ihtilaf dichotomy
ihtilaf gap
ihtilaf dispute
Military
ihtilaf dissent
ihtilaf friction
Latin
ihtilaf controversia

Bedeutungen, die der Begriff "ihtilaf" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 54 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
ihtilaf çıkarmak stir controversy v.
ihtilaf yaratmak stir controversy v.
ihtilaf yaratmak sow dissent v.
kanuni ihtilaf conflict of laws n.
uzun süren bir ihtilaf a running battle n.
sosyal ihtilaf social disagreement n.
ihtilaf konusu matter in dispute n.
ihtilaf durumu conflict situation n.
nesiller arası ihtilaf conflict-disagreement-dispute between generations n.
hukuki ihtilaf legal dispute n.
ihtilaf konusu cause n.
ihtilaf halinde in dispute adj.
ihtilaf çıkaran divisive adj.
ihtilaf içinde at variance with adj.
ihtilaf halinde by the ears adv.
Phrases
ihtilaf durumunda in case of dispute
ihtilaf durumunda in the event of dispute (over)
Colloquial
ihtilaf nedeni a bone of contention
Idioms
ihtilaf halinde olmak be on a collision course
ihtilaf konusu bone of contention
ihtilaf konusu a bone of contention
Trade/Economic
ihtilaf yaratan disputant
hukuki ihtilaf litigation
ihtilaf içinde at variance with
ihtilaf halinde bulunmak be at variance with
ihtilaf konusu subject matter
ticari ihtilaf commercial dispute
ticari ihtilaf business dispute
örgütsel ihtilaf organizational dissent
Law
ihtilaf halinde in case of dispute
yetkide icabı ihtilaf affirmative conflict of venue
ihtilaf mevzuu matter of dispute
ihtilaf konusu question
ihtilaf durumunda in case of dispute
ihtilaf vukuunda in case of dispute
hukuki ihtilaf legal controversy
kanuni ihtilaf conflict of laws
bir davanın esasını ilgilendirmeyen ihtilaf collateral issue
dolaylı ihtilaf collateral issue
ihtilaf konusu object at issue
ihtilaf konusu matter of dispute
ihtilaf halindeki tarafların delillerini bağımsız bir bilirkişiye/yargıç veya jüriye sunarak çözüm aradıkları yargılama biçimi adversary trial process
ihtilaf halindeki tarafların delillerini bağımsız bir bilirkişiye/yargıç veya jüriye sunarak çözüm aradıkları yargılama biçimi adversary system
ihtilaf halindeki tarafların delillerini bağımsız bir bilirkişiye/yargıç veya jüriye sunarak çözüm aradıkları yargılama biçimi adversarial system
alternatif ihtilaf alternative dispute
bir dava yada ihtilaf hakkında yerel mahkemeler ya da yetkili organların, uluslararasi mahkeme yada yetkili organlardan daha iyi karar verebileceği ilkesi margin of appreciation
Politics
ihtilaf halinde in the event of conflict
ihtilaf konusu moot
idari ihtilaf administrative dispute
dondurulmuş ihtilaf frozen conflict
donmuş ihtilaf frozen conflict
olası ihtilaf bölgeleri potential zones of conflict
Construction
ihtilaf halindeki tarafların delillerini bağımsız bir bilirkişiye/yargıç veya jüriye sunarak çözüm aradıkları yargılama biçimi adversary process
Education
uluslararası ihtilaf analizi international conflict analysis