join - Türkisch Englisch Wörterbuch

join

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

join — Definition

Bedeutung:
katılmak, birleştirmek
Aussprache (IPA):
(AmE /dʒɔɪn/ – BrE /dʒɔɪn/)
Wortart:
Fiil: join (joins – joined – joining)
Antonyme:
separate

Bedeutungen von dem Begriff "join" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 52 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
join v. birleştirmek
The connecting metal has a melting point lower than the elements being joined.
Bağlantı metali, birleştirilen elemanlardan daha düşük bir erime noktasına sahiptir.

More Sentences
join v. katılmak
Not six, but probably ten countries, will be joining, and not in 2002, but in 2004.
Altı değil, muhtemelen on ülke katılacak ve bu 2002'de değil, 2004'te olacak.

More Sentences
General
join n. birleşim yeri
You can paint the wall to hide the join.
Birleşim yerini gizlemek için duvarı boyayabilirsiniz.

More Sentences
join v. katmak
We are happy to have you join our team.
Sizi ekibimize kattığımız için mutluyuz.

More Sentences
join v. bağlamak
Join the bike to the car with a rope.
Bisikleti bir halatla arabaya bağlayın.

More Sentences
join v. girmek
When did you decide to join politics?
Siyasete girmeye ne zaman karar verdiniz?

More Sentences
join v. katılmak (parti vb'ne)
Why don't you join us for dinner?
Neden akşam yemeğinde bize katılmıyorsun?

More Sentences
join v. üye olmak
The minimum age for joining a political party was reduced from 21 to 18 years.
Siyasi partilere üye olmak için asgari yaş 21'den 18'e indirilmiştir

More Sentences
join v. birleşmek
These two rivers join at the lake behind the town.
Bu iki nehir kasabanın arkasındaki gölde birleşiyor.

More Sentences
join v. katılmak
Not six, but probably ten countries, will be joining, and not in 2002, but in 2004.
Altı değil, muhtemelen on ülke katılacak ve bu 2002'de değil, 2004'te olacak.

More Sentences
Technical
join v. birleşmek
These two rivers join at the lake behind the town.
Bu iki nehir kasabanın arkasındaki gölde birleşiyor.

More Sentences
join v. katılmak
Not six, but probably ten countries, will be joining, and not in 2002, but in 2004.
Altı değil, muhtemelen on ülke katılacak ve bu 2002'de değil, 2004'te olacak.

More Sentences
General
join n. birleşme noktası
join n. ek yeri
join n. iki şeyin birbirleri ile birleştikleri yer
join n. bitişme noktası
join n. birleşme
join n. kavuşma
join n. ekleme
join n. bağlama
join n. iki şeyin birleştiği nokta
join v. bağlanmak
join v. çitmek
join v. iltihak etmek
join v. eklemek
join v. kavuşmak
join v. buluşmak
join v. iştirak etmek
join v. bitiştirmek
join v. karışmak
join v. izafe etmek
join v. kaynamak
join v. bitişmek
join v. başkalarıyla birlikte hareket etmek
join v. kavuşturmak
join v. iliştirmek
join v. eklenmek
join v. evlendirmek
join v. tartışmaya tutuşmak
join v. savaşa girmek
Technical
join v. eklemlemek
Computer
join n. birleşim
join n. bitişme
join n. iki tabloyu birleştirerek üçüncü bir tablo oluşturmak
join v. iki veya daha fazla veri tabanı tablosunda veri arakesiti yapmak
join expr. katıl
join expr. katıl
join expr. gir
Math
join n. en düşük üst sınır
Geometry
join v. düz bir çizgi ile birleştirmek
join v. eğri ile birleştirmek
Star Wars
join expr. katıl

Bedeutungen, die der Begriff "join" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
join the tennis club n. tenis kulübüne katılmak
join forces v. el ele vermek
join the army v. askere gitmek
join together v. eklemek
join the army v. asker olmak
not to join v. katılmamak
join battle v. savaşa girişmek
join in v. katışmak
join a contest v. yarışmaya katılmak
join a trade union v. sendikalaşmak
join up v. askere yazılmak
join battle v. çarpışmaya başlamak
join the european union v. avrupa birliğine girmek
join in v. katılmak
join hands v. el ele tutuşmak
join in an activity v. aktivitede bulunmak
go fast enough to join v. arayı kapatmak
join in v. karışmak
join the queue v. kuyruğa girmek
join a partnership v. ortaklığa katılmak
join issue with somebody v. münakaşa etmek
join issue with somebody v. tartışmak
join a rally v. mitinge katılmak
join the cases v. davaları birleştirmek
join a party v. davete katılmak
join the files v. dosyaları birleştirmek
join a court case v. duruşmaya katılmak
join a trial v. duruşmaya katılmak
join a hearing v. duruşmaya katılmak
join a course v. kursa katılmak
join forces v. güç birliği yapmak
join the league v. lige yükselmek
join a camp v. kampa katılmak
join in a conversation v. muhabette girmek
join a conversation v. muhabette girmek
join society v. topluma katılmak
join the contest v. yarışmaya katılmak
join the majority v. çoğunluğa katılmak
join the army to perform the military service v. vatani görevini yapmak üzere askere gitmek
join the group v. gruba katılmak
join the winning v. kazanan tarafa geçmek
join in v. -de yer almak
re-join v. yeniden katılmak
join a survey v. ankete katılmak
join the crowd v. kalabalığa katılmak
join in chorus v. koroya katılmak
join parts together v. parçaları bir araya getirmek
join forces v. el birliği etmek
join the throng v. kalabalığa karışmak
join the throng v. kalabalığa katılmak
join the army v. orduya katılmak
join a meeting v. toplantıya katılmak
join the army v. orduya yazılmak
join the army v. askere yazılmak
join the armed services v. askere yazılmak
join the armed services v. orduya yazılmak
join the circus v. sirke katılmak
join the team v. takıma girmek
join the team v. takıma katılmak
join the team v. ekibe katılmak
join the olympics v. olimpiyatlara katılmak
join the armed struggle v. silahlı mücadeleye katılmak
join a gang v. bir çeteye katılmak
join someone in death v. ölerek birinin yanına gitmek/kavuşmak
join the program v. programa katılmak
join a gym v. spor salonuna katılmak
join them in marriage v. evlendirmek
join battle v. savaşa girişmek
join battle v. çarpışmaya başlamak
Phrasals
join up v. bir şeye/yere katılmak
join in with something v. -e ile katılmak/dahil olmak
join with (something) v. (bir şeye) bağlanmak
join with (something) v. (bir şeyle bağlantı) kurmak
join with (something) v. (bir şeyi başka bir şeye) bağlamak
join with (someone) v. (birini başka biriyle/birileriyle) bir araya getirmek
join with (someone) v. (birini başka biriyle/birileriyle) birleştirmek
join with (someone or something) v. (bir grupla/biriyle) birleşmek
join with (something) v. (bir şeyle) birleşmek
join with (someone or something) v. (bir grupla/biriyle) birlik olmak
join with (something) v. (bir şeyi başka bir şeyle birleştirmek
join with (someone) v. (birini başka biriyle/birileriyle) kavuşturmak
join (someone or something) to (something) v. (biriyle/bir şeyle bir şey) arasında bağlantı kurmak
join (someone or something) to (something) v. (birini/bir şeyi bir şeye) bağlamak
join together v. birlik oluşturmak
join together v. birleştirmek
join (something) to (something else) v. (bir şeyi bir şeye) bağlamak
join together v. birleşmek
join together v. topluluk haline getirmek
join together v. bir araya getirmek
join (something and something else) together v. (bir şeyi bir şeyle) birleştirmek
join together v. birlik olmak
join (someone) to (something) v. (bir şey için birine) katılmak
join (something) to (something else) v. (bir şeyle bir şeyi) birleştirmek
join together v. topluluk olmak
join together v. birbirine bağlamak
join together v. bir araya gelmek
join (something and something else) together v. (bir şeyi bir şeye) bağlamak
join (someone or something) to (something) v. (biriyle/bir şeyle bir şey) için çalışmak
join (someone or something) to (something) v. (biriyle/bir şeyle bir şey) yapmak için çalışmak
join together v. birbirine bağlanmak
join (something) to (something else) v. (bir şeyle bir şey) arasında bağlantı kurmak
join (someone) with (someone else) v. (biriyle başka birini) birleştirmek/bir araya getirmek
join up v. el ele vermek
join with v. ile birlik olmak
join with v. ile bağlamak
join with v. ile arasında bağlantı kurmak
join to v. '-e katılmak
join up v. güçlerini birleştirmek
join up v. birlik olmak
join with v. ile iletişim kurmak
join up v. el birliği etmek
join up v. birlikte çalışmak/ilerlemek
join with v. ile birleştirmek
join with v. ile birleşmek
join to v. -e bağlamak
join to v. arasında bağlantı kurmak
join up v. iş birliği yapmak
join to v. birleştirmek
join (someone) with (someone else) v. (birini başka birilerinin) arasına katmak
join to v. için çalışmak
Proverb
If you can't beat 'em, join 'em! eğer onları yenemiyorsan o zaman onlara katıl!
If you can't beat them, join them! eğer onları yenemiyorsan o zaman onlara katıl!
If you can't lick 'em, join 'em eğer onları yenemiyorsan o zaman onlara katıl
if you can't beat them, join them bükemediğin bileği öpeceksin
if you can't lick 'em, join 'em bükemediğin bileği öpeceksin
Colloquial
join the colours v. orduya yazılmak
join the colours v. orduya katılmak
join the colours v. askere gitmek
join the colours v. askere yazılmak
join hands v. el ele vermek
join hands v. elbirliği etmek
join battle v. kavga etmeye başlamak
join hands v. birlik olmak
join battle v. kavgaya tutuşmak
join forces with v. güçlerini birleştirmek
join issue v. aynı fikirde olmamak
join forces with v. elbirliği etmek
join forces with v. işbirliğine gitmek
join issue v. tartışmaya girmek
join issue v. anlaşmazlığa düşmek
join the fun v. eğlenceye katılmak
join the group expr. gruba katıl
come and join us expr. gel bize katıl
(would you) care to join me expr. bana katılmak ister misin?
(would you) care to join me expr. bana katılır mısınız?
(would you) care to join me expr. bana katılmak ister misiniz?
care to join us? expr. bize katılır mısın/katılır mısınız?
care to join us? expr. bize katılmak ister misin/ister misiniz?
Idioms
join up v. askere yazılmak
join forces v. birleşmek