parasız - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

parasız



Bedeutungen von dem Begriff "parasız" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 25 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
parasız broke adj.
parasız free of charge adj.
parasız free adj.
General
parasız gratis adj.
parasız upper adj.
parasız without money adj.
parasız fortuneless adj.
parasız stony broke adj.
parasız complimentary adj.
parasız impecunious adj.
parasız gratuitous adj.
parasız moneyless adj.
parasız penniless adj.
parasız cashless adj.
parasız destitute adj.
parasız for nothing adv.
Colloquial
parasız on one's beam ends
parasız badly off
parasız stone broke
parasız brassic
Idioms
parasız in reduced circumstances
Slang
parasız down-and-out
Trade/Economic
parasız free of charge
parasız franco
British Slang
parasız potless

Bedeutungen, die der Begriff "parasız" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 92 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
beş parasız kalmak be totally broke v.
parasız bırakmak leave someone penniless v.
parasız kalmak be broke v.
parasız kalmak go broke v.
parasız kalmak run out of money v.
parasız resmi okul public school n.
parasız giriş kartı free pass n.
yoksullara parasız yemek verilen yer soup kitchen n.
parasız yatılı öğrenim free boarding education n.
parasız okuma free education n.
nezaketen parasız verilen şey courtesy n.
parasız pulsuz down and out adj.
beş parasız broke adj.
parasız pulsuz penniless adj.
parasız pulsuz wealthless adj.
beş parasız poor adj.
beş parasız badly off adj.
beş parasız flat broke adj.
beş parasız penniless adj.
beş parasız bad off adj.
parasız pulsuz utterly penniless adj.
beş parasız stone-broke adj.
beş parasız stony-broke adj.
parasız yapılan cashless adj.
parasız olarak gratis adv.
parasız bir halde impecuniously adv.
Colloquial
parasız kalma spring broke
beş parasız kalmak be down
beş parasız kalmak not have a bean
beş parasız kalmış on one's beam ends
beş parasız hard up
beş parasız dead broke
parasız kalmış stone-broke
parasız kalmış stony-broke
birini beş parasız bırakmak get someone strapped
beş parasız poor in money
Idioms
parasız pulsuz down and out
beş parasız bırakmak leave someone flat
beş parasız bırakmak cut off with a shilling
beş parasız olmak not have a red cent
beş parasız olmak without a red cent
parasız kalmak go bust
beş parasız as poor as a church mouse
beş parasız as poor as lazarus
beş parasız olmak not have a penny to one's name
parasız kalmak/olmak get behind the eight ball
parasız kalmak/olmak be behind the eight ball
beş parasız down to chili and beans
beş parasız flat busted
parasız kalmak be caught short
parasız kalmış caught short
beş parasız cleaned out
parasız bırakmak cut someone off without a penny
parasız günler yakın the wolf is at the door
parasız kalmak get into a jam
parasız kalmak be in a jam
parasız kalmak get into a bind
parasız kalmak find oneself in a jam
parasız kalmak find oneself in a bind
parasız kalmak be in a bind
parasız kalmak flat on one's ass
parasız kalmış flat busted
parasız kalmış flat broke
parasız kalmak have a thin time of it
parasız kalmak have a thin time
birini beş parasız bırakmak leave someone high and dry
beş parasız olmak not have two pennies to rub together
beş parasız olmak not have two nickels to rub together
beş parasız olmak not have two cents to rub together
parasız kalmak be out of pocket
beş parasız olmak not have a bean
beş parasız olmak be broke
Speaking
parasız kaldım I went broke
Slang
beş parasız he hasn't got a brass razoo
beş parasız he hasn't got a zack
şekli bozuk (parasız kimse) broke
şekli bozuk (parasız kimse) penniless
parasız kalmış skint
parasız kalmış bust
Trade/Economic
(gönderiyi) parasız göndermek frank
mektubu parasız gönderme hakkı frank
Law
parasız olarak gratis
Politics
bir memurunun parasız görmesi gereken bir iş için para talep etmesi exaction
Tourism
parasız seyahat eden kimse deadhead
Advertising
parasız reklam plug
reklam amacıyla bir derginin parasız dağıtılması controlled circulation
Education
devlet parasız yatılı okulu public boarding school
parasız yatılı (devlet okulu) public boarding school
geniş bir kentsel bölgeden öğrenci çekerek yenilikçi ve uzmanlaşmaya dayalı eğitim veren parasız okul magnet school
parasız eğitim free education
Theatre
parasız gösteri free show
Archaic
beş parasız bırakmak necessitate v.