pasif - Türkisch Englisch Wörterbuch

pasif

Bedeutungen von dem Begriff "pasif" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 42 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
pasif passive adj.
Mr. Ewart remained too passive in the negotiations.
Bay Ewart müzakerelerde çok pasif kaldı.

More Sentences
pasif inactive adj.
Trade/Economic
pasif passive adj.
Mr. Ewart remained too passive in the negotiations.
Bay Ewart müzakerelerde çok pasif kaldı.

More Sentences
Technical
pasif passive adj.
Mr. Ewart remained too passive in the negotiations.
Bay Ewart müzakerelerde çok pasif kaldı.

More Sentences
Chemistry
pasif passive adj.
Mr. Ewart remained too passive in the negotiations.
Bay Ewart müzakerelerde çok pasif kaldı.

More Sentences
General
pasif debtor side n.
pasif liability n.
pasif liabilities n.
pasif quiescent adj.
pasif nonviolent adj.
pasif inactive adj.
pasif supine adj.
pasif nonactive adj.
pasif non-violent adj.
pasif unactive adj.
pasif ovine adj.
pasif impassive adj.
pasif poltroonish adj.
pasif innocuous adj.
pasif correspondent [obsolete] adj.
pasif fizzenless adj.
pasif silent adj.
pasif squashable adj.
pasif subjected adj.
pasif submiss adj.
pasif subordinate [obsolete] adj.
pasif pathic adj.
pasif stepford adj.
Idioms
pasif in dock [uk] expr.
Trade/Economic
pasif debtor's figure n.
pasif liability item n.
pasif accounts payable n.
pasif liability n.
pasif debit side of a balance sheet n.
pasif liabilities n.
pasif debit n.
pasif debtor side n.
pasif unfavourable adj.
pasif unfavorable adj.
pasif negative adj.
pasif dormant adj.
Archaic
pasif effortless adj.

Bedeutungen, die der Begriff "pasif" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
herhangi bir pasif eğlence biçimi enterdrainment n.
gandhi'nin uyguladığı idareye karşı pasif direniş programı satyagraha n.
pasif davranış passive behaviour n.
pasif direniş civil disobedience n.
pasif jimnastik isometric exercise n.
pasif mukavemet passive resistance n.
pasif direnme passive resistance n.
pasif direnç passive resistance n.
pasif direniş passive ressitance n.
pasif direniş passive resistance n.
pasif direniş nonviolence n.
pasif içicilik passive smoking n.
pasif içici passive smoker n.
pasif direniş nonviolent resistance n.
aktif-pasif yönetimi asset-liability management n.
pasif-agresif kişiler passive-aggressive persons n.
pasif-agresif şahsiyet bozukluğu passive-aggressive personality disorder n.
pasif içicilik second-hand smoke n.
pasif olarak maruz kalınan sigara dumanı second-hand smoke n.
pasif taraf passive side n.
pasif taraf passive party n.
pasif içicilik secondhand smoking n.
pasif direniş non-violence n.
pasif eylemci slacktivist n.
pasif öncelik passive priority n.
pasif durum delitescence n.
pasif memnuniyetsizlik mump n.
pasif teslimiyet complacency [obsolete] n.
pasif onay connivence n.
pasif işbirliği connivence n.
öncesinde pasif olan veya hafif seyreden bir şeyin aniden şiddetlenmesi flare-up n.
pasif terörist sleeper terrorist n.
pasif içicilerin soluduğu tütün ürünü dumanı passive smoke n.
pasif itaat passive obedience n.
pasif şey passivity n.
pasif ortak partner n.
pasif konumda bulunan kimse spear-carrier n.
pasif kılmak put out of action v.
pasif kılmak inactivate v.
pasif kılmak passivize v.
pasif kılmak render inactive v.
pasif direniş sergilemek display passive resistance v.
pasif direniş sergilemek mount passive resistance v.
pasif direniş sergilemek show passive resistance v.
(bir kişiyi) pasif hale getirmek unactive v.
pasif durumda olmak hibernate v.
pasif hale getirmek idle v.
pasif olmak drowse v.
pasif hale getirmek drowse v.
pasif olmak drumble [dialect] v.
pasif hale getirmek pacify v.
pasif durmak skulk v.
pasif durumda olmak stand v.
pasif içici passive smoking adj.
pasif duruma getirilmiş passivated adj.
pasif olmayan nonpassive adj.
anormal derecede pasif underactive adj.
pasif askeri birlik mensuplarından oluşan inactive adj.
pasif askeri birlik mensuplarıyla ilgili inactive adj.
pasif hale getirilebilir pacifiable adj.
uygun an gelene kadar pasif veya az saldırgan davranılan (taktik) rope-a-dope adj.
geçici süreliğine pasif olan slumbering adj.
pasif duran supine adj.
oğlancılıkta pasif olan pathic adj.
pasif iş faaliyetine ait passive adj.
pasif iş faaliyeti ile ilgili passive adj.
(iş faaliyeti) pasif passive adj.
pasif bir şekilde quiescently adv.
pasif bir halde inactively adv.
pasif olarak passively adv.
geçici olarak pasif şekilde slumberingly adv.
pasif bir şekilde supinely adv.
Colloquial
pasif erkek pussycat n.
Idioms
pasif kalmak let the grass grow beneath (one's) feet v.
Trade/Economic
pasif yükümlülükler liabilities n.
pasif toplamının öz sermayeye oranı liabilities to worth ratio n.
pasif toplamının özsermayeye oranı liabilities to worth ratio n.
pasif dış ticaret bilançosu passive trade balance n.
pasif borçlar debts n.
dış ticarette pasif bakiye trade deficit n.
muhasebe kayıtlarında aktif ve pasif tarafların birbirine eşit olması accounting equation n.
pasif ticaret bilançosu deficit trade balance n.
geçici pasif hesabı suspense liabilities n.
ticaret bilançosu pasif olan devlet immature debtor nation n.
pasif ve öz sermayeyi gösteren bilanço statutory statement of affairs n.
aktif ve pasif listesi list of assets and liabilities n.
pasif ticari denge adverse trade balance n.
pasif dış ticaret bilançosu trade deficit n.
pasif dış ticaret bilançosu import trade balance n.
muhayyel pasif fictitious liabilities n.
pasif rezerv passive reserve n.
aktif ve pasif borçlar debts active and passive n.
aktif ve pasif assets and liabilities statement n.
pasif kalemleri debit items n.
pasif bilanço liabilities n.
pasif kaynaklar toplamı total liabilities and shareholders equity n.
işletme bilançosunun pasif yanını oluşturan kalemler liabilities n.
aktif ile pasif arasındaki pozitif fark surplus n.
pasif yatırım yönetimi passive investment management n.
aktif ve pasif assets and liabilities n.
yabancı pasif ödeme bilançosu foreign debit balance n.
pasif artışı liability increase n.
pasif hesap liability account n.
pasif ortak sleeping partner n.
aktif-pasif assets and liabilities n.
aktif-pasif hesaplar account of assets and liabilities n.
pasif bilanço left-hand side n.
pasif işgücü passive workforce n.
pasif azalması liability decrease n.
cari aktif ve cari pasif arasındaki oran working capital ratio n.
pasif hesaplar liability accounts n.
pasif hesabı liabilities account n.
pasif ticaret passive commerce n.
aktif pasif tablosu asset-liability statement n.
pasif tahviller passive bonds n.
aktif ve pasif durumu statement of assets and liabilities n.
aktif pasif durumu statement of assets and liabilities n.
pasif ve öz sermaye bilançosu statement of affairs n.
pasif hesaplar liability account n.
pasif yönetim passive management n.
pasif satış passive sales n.
pasif toplamı total liabilities n.
aktif-pasif komitesi asset/liability committee n.
pasif gelir passive income n.
pasif kalmak remain passive v.
pasif bir tavır takınmak maintain a passive attitude v.
bilançonun pasif tarafında görünmek appear on the debit side of the balance sheet v.
Law
pasif borçlar liabilities n.
pasif kabul passive acceptance n.
pasif rıza sufferance n.
Politics
pasif (kaynaklar) debits n.
pasif (kaynaklar) liabilities n.
pasif direniş passive resistance n.
pasif halk passive population n.
pasif devrim passive revolution n.
siyasi açıdan pasif durumdaki çoğunluk silent majority n.
pasif direnişçi passive resister n.
pasif direnişe inanan reformcu passive resister n.
pasif direnişçi non-cooperative adj.
Technical
pasif rankine basıncı passive rankine pressure n.
pasif şebeke passive network n.
pasif rankine zonu passive rankine zone n.
pasif rankine hali passive rankine state n.
pasif kayma yüzeyi passive surface of sliding n.
edilgen pasif tehdit passive threat n.
pasif anahtarsız giriş passive keyless entry n.
pasif dört uçlu devre passive four terminal network n.
pasif öğe passive component n.
pasif toprak basıncı passive earth pressure n.
pasif optik bileşen passive optical component n.