savunmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

savunmak



Bedeutungen von dem Begriff "savunmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 32 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
savunmak defend v.
General
savunmak protect v.
savunmak stick up for v.
savunmak advocate v.
savunmak justify v.
savunmak line up with v.
savunmak champion v.
savunmak fight v.
savunmak declare oneself v.
savunmak plead v.
savunmak maintain v.
savunmak vindicate v.
savunmak defend v.
savunmak stand up v.
savunmak support v.
savunmak fence v.
savunmak argue that v.
savunmak stand up for v.
savunmak argue v.
savunmak assert v.
savunmak hold v.
savunmak take up cudgels for v.
savunmak argue for something v.
savunmak premediate v.
savunmak maintain v.
Phrasals
savunmak bless from v.
savunmak stand for v.
savunmak stand up for somebody
Law
savunmak plead
savunmak assert
savunmak defend
Politics
savunmak advocate to

Bedeutungen, die der Begriff "savunmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 52 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
bir görüşü benimseyip savunmak take a stand v.
fikir savunmak defend opinion v.
adaleti savunmak advocate justice v.
kendini savunmak defend himself v.
savunmak (bir hakkı/prensibi) uphold v.
savunmak (mevzi) hold v.
bir konuyu savunmak argue for v.
bir düşünceyi savunmak defend an opinion v.
mahkemede kendini savunmak defend oneself in court v.
haklarını savunmak stand up for one's rights v.
fikrini savunmak promote one's idea v.
-e karşı savunmak defend against v.
kendini savunmak fend something off v.
kendini savunmak fend someone off v.
hakkını savunmak assert v.
kişilik haklarını savunmak defend one's personal rights v.
çıkarlarını savunmak defend one's interests v.
kendini savunmak stand up for oneself v.
eşcinsel evliliği savunmak defend gay marriage v.
birine karşı kendini savunmak fight back at someone v.
kendini savunmak defend oneself v.
fikri savunmak defend the opinion v.
tekrar savunmak rejustify v.
(bir şeyi) şiddetle savunmak thump v.
görüşünü savunmak hold the view v.
bir şeyi coşkuyla savunmak tub-thump v.
tez/bitirme projesi savunmak act n.
Phrasals
hakkını savunmak stick up for v.
görüşünün, sözünün vs. doğru olmadığını savunmak challenge (one) on (something) v.
görüşünün, sözünün doğru olmadığını savunmak challenge someone on something v.
birisini bir şey ile savunmak defend someone with something v.
birisini bir şeye karşı savunmak defend someone against something v.
Colloquial
görünürde mantıklı ama normalde saçma bir düşünceyi savunmak chop logic v.
Idioms
azimle savunmak come out fighting v.
azimle savunmak come out swinging v.
birini savunmak/kollamak front for someone v.
düşüncelerini/fikirlerini cesurca savunmak get on one's soapbox v.
fikirlerini savunmak fight one's corner v.
kanıtlarla doğruluğunu savunmak chapter and verse
kendini savunmak fight one's corner
(ağır bir saldırıya karşı) savunmak stand in the breach
ölümüne savunmak defend to the death
Speaking
onu savunmak görevim değil ama i don't hold any brief for him but
Law
yasal olmadığını savunmak challenge
Politics
dava savunmak defend a cause v.
seçmenin yasal olarak yetersiz olduğunu savunmak challenge
Botanic
bitkinin otçullara veya rakip bitkilere karşı kendini savunmak için ürettiği toksik kimyasal allelochemical n.
Religious
kötülüğün varlığını göz önünde tutarak, tanrı'nın iyiliğini ve her şeye kadir oluşunu savunmak theodicy n.
Military
üstünde bulunduğu yeri başarıyla savunmak stand one's ground
Basketball
hücumcuyu savunmak marke a man v.
yeniden savunmak recover
rakip oyuncuyu savunmak covering a man