swell - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

swell

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "swell" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 66 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
swell v. şişmek
swell v. kabarmak
Irregular Verb
swell v. swelled - swollen/swelled
General
swell v. doldurmak (rüzgar yelkeni)
swell v. rüzgarla şişmek (yelken)
swell v. yükselmek
swell v. dolmak (yelken rüzgarla)
swell v. boşalmak (gözyaşı)
swell v. gururlandırmak
swell v. taşmak
swell v. büyümek
swell v. şişirmek (rüzgar yelkeni)
swell v. kabartmak
swell v. koltukları kabarmak
swell v. rüzgarla şişmek
swell v. artırmak
swell v. dolmak
swell v. kabarmak
swell v. büyütmek
swell v. artmak
swell v. gurur duymak
swell v. çoğalmak
swell v. şişmek (yelken rüzgarla)
swell v. iftihar etmek
swell v. şişirmek
swell v. karın vermek
swell v. şişkinleşmek
swell n. züppe
swell n. şişme
swell n. kabarma
swell n. fırtına sonrasında denizin çalkantısız kabarma hali
swell n. yükseklik
swell n. artma
swell n. şişlik
swell n. tümsek
swell n. şiş
swell n. yükselme
swell n. kabarış
swell n. şişkinlik
swell n. dalga
swell n. kodaman
swell n. yaman herif
swell n. gösteriş düşkünü
swell n. şişine
swell n. sesin yükselmesi
swell n. ölü deniz
swell n. denizin dalgalanması
swell adj. müthiş
swell adj. şık
swell adj. harika
swell adj. gösterişli
swell adj. şık (giyinim)
swell adj. güzel
swell adj. havalı
Slang
swell gösteriş düşkünü
swell on numara (müthiş)
Technical
swell şişmek
swell genişletmek
swell genişlemek
swell şişirmek
Marine
swell soluğan
Marine Biology
swell ölüdeniz
swell ölüdalga
Meteorology
swell kabarma
swell ölü dalga
Music
swell orgda seslerin yükselmesini denetleyen aygıt

Bedeutungen, die der Begriff "swell" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 47 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
swell with pride v. koltuğu kabarmak
swell up v. artırmak
swell up v. yükseltmek
swell out v. şişirmek
swell up v. şişmek
swell out v. yükseltmek
swell with pride v. koltukları kabarmak
swell out v. şişmek
swell with importance v. şişinmek
swell out v. artırmak
swell up v. şişirmek
cause to swell v. kabartmak
swell like a balloon v. balon yapmak
swell with rage v. küplere binmek
swell with rage v. çok sinirlenmek
swell with rage v. çok öfkelenmek
swell with rage v. sinirden köpürmek
swell with rage v. öfkeden köpürmek
one’s hands to swell up v. elleri şişmek
causing to swell n. kabartma
ground swell n. dip dalgası
ground swell n. sismik hareketlerin deniz dibinde yarattığı titreşim/devinim
ground swell n. parti tabanında/halk tabakasında oluşan fikri hareket/akım
swell resistant adj. şişmez
Phrasals
swell with something bir şey yüzünden şişmek
Idioms
swell with pride göğsü kabarmak
swell with pride koltukları kabarmak
swell the ranks bir gruptaki insanların sayısını arttırmak
Trade/Economic
swell an account hesabı şişirmek
Technical
swell test şişme testi
swell index şişme indisi
swell index kabarma indisi
swell characteristic şişme karakteristiği
soil swell zemin şişmesi
die-swell kalıp şişmesi
die swell ratio kalıp şişme oranı
die swell kalıp şişmesi
ground swell soluğan
Textile
swell-resistant finish şişmezlik apresi
Marine
ground swell uzun ve yüksek soluğan
Agriculture
bud swell tomurcukların kabarması
Geography
ground swell dip dalgası
Geology
shrink-swell büzülme-şişme
Music
organ swell orgun sesini yükseltmeye yarayan düzen
swell box orgda boruların açılıp kapanan koruncağı
swell organ koruncak içinde bulunan borular takımı
swell pedal orgda boru koruncağını açıp kapayan pedal