asla - Turkish English Dictionary
History

asla



Meanings of "asla" in English Turkish Dictionary : 56 result(s)

Turkish English
Common Usage
asla never interj.
General
asla neer n.
asla on no account adv.
asla none adv.
asla by no means adv.
asla not once adv.
asla not at all adv.
asla not adv.
asla noways adv.
asla nevermore adv.
asla on no consideration adv.
asla never more adv.
asla nothing adv.
asla by no manner of means adv.
asla not by a long sight adv.
asla in the least adv.
asla at all adv.
asla e'er adv.
asla ever adv.
asla nowise adv.
asla never adv.
asla in no wise adv.
asla ne’er adv.
asla no such thing interj.
asla not a bit interj.
Phrases
asla not under any circumstances expr.
asla under no circumstances expr.
asla in no sense expr.
Colloquial
asla not for a moment expr.
asla not by a long sight expr.
asla not by a blame sight expr.
asla on no account expr.
asla by no means expr.
asla not by any means expr.
asla not on any account expr.
Idioms
asla a cold day in hell expr.
asla a cold day in july expr.
asla when two fridays come together expr.
asla not on your life expr.
asla till the cows come home expr.
asla no way jose expr.
asla in a pig's eye expr.
asla on no account should expr.
asla not one iota expr.
asla when hell freezes over expr.
asla when two sundays come together expr.
asla on no account must expr.
asla when hell freezes over and the devil learns to (ice) skate expr.
Speaking
asla nohow adv.
asla no chance expr.
asla not a chance expr.
asla no way expr.
Slang
asla when pigs fly expr.
Literature
asla ne'er adv.
Latin
asla nunquam expr.
Archaic
asla naught adv.

Meanings of "asla" with other terms in English Turkish Dictionary : 185 result(s)

Turkish English
General
asla anlaşamamak never get along with v.
asla yaşlanmamazlık agelessness n.
asla tükenmeyen enerji never ending energy n.
asla yaşlanmayan ageless adj.
asla unutulmayan never-forgotten adj.
asla ait radical adj.
asla unutulamayacak never-to-be-forgotten adj.
asla ihanet etmeyen thick-and-thin adj.
birdaha asla nevermore adv.
asla ve asla never and ever adv.
bir daha asla never ever adv.
bir daha asla nathemore [obsolete] adv.
-den pek uzak, asla ... değil, hiç near adv.
asla asla deme never say never interj.
Phrases
asla kabul edilemez something else entirely v.
hayallerinden asla vazgeçme never let go of your dreams n.
asla suçlanmadan af dileme never ask pardon before you are accused expr.
asla geldiğin yeri unutma never forget where you came from expr.
asla nereden geldiğini unutma never forget where you came from expr.
asla yalnız yürümeyeceksin you will never walk alone expr.
azınlığın gücünü asla yabana atma never underestimate the power of a few expr.
davandan asla vazgeçme never say die expr.
geldiğin yeri asla unutma never forget where you came from expr.
nereden geldiğini asla unutma never forget where you came from expr.
yarın asla beklemez tomorrow never waits expr.
asla pes etme fall seven times, stand up eight expr.
asla arkasına bakmadı have never looked back expr.
asla eski günlere geri dönmedi have never looked back expr.
asla arkasına bakmadı have not looked back expr.
asla eski günlere geri dönmedi have not looked back expr.
Proverb
asla suçlanmadan af dileme never ask pardon before you are accused n.
korkaklar asla hedefine ulaşamaz anlamında atasözü faint heart never won fair lady
başında kaynasın diye beklenen su asla kaynamaz watched pot never boils
bir kadının işi asla bitmez a woman's work is never done
asla yerine getiremeyeceğin bir tehdit savurma never make a threat you cannot carry out
yarın asla gelmez tomorrow never comes
savaşa karar verenler asla savaşmazlar councils of war never fight
asla umudunu kaybetme never quit certainty for hope
pürüzsüz bir deniz asla usta bir denizci yapmaz a smooth sea never made a skillful sailor.
babanın kim olduğundan asla emin olamazsın it is a wise child that knows its own father
asla suçlanmadan özür dileme never ask pardon before you are accused
asla gerçek babanın kim olduğunu kesin olarak bilemezsin It is a wise child that knows its own father
Colloquial
asla umulmadık bir şey yapmak do the unthinkable v.
bir şeyi asla yapmamak not think of something/of doing something v.
asla bozulmaz/durmaz something never fails expr.
bu asla eskimez this never gets old expr.
efsaneler asla ölmez legends never die expr.
kavga etmek asla bir şeyi çözmez fighting never solves anything expr.
şimdi ya da asla now or never expr.
(izin vermeme anlamında) asla nothing doing expr.
asla! no fear! [uk] expr.
kalemini asla çalıştığın şirketin mürekkebine batırma never dip your pen into the company's ink expr.
bir daha asla yapmam I'll be hanged if I (do something) expr.
Idioms
asla gerçekleşmeyecek vaat/söz jam tomorrow n.
hep iyi olan, asla kötü olamayan, mükemmel davrandığını sanan kişi goody two shoes person n.
asla boyun eğdirilemeyen never-say-die adj.
asla! not a bit of it! expr.
asla olmaz no way jose expr.
asla olmaz that'll be the day expr.
asla olmaz/gerçekleşmez it'll be a long day in january (when something happens) expr.
bir hatayı düzeltmek için asla geç değildir It is never too late to mend expr.
gönül almak için asla geç değildir It is never too late to mend expr.
hiç asla katiyen not by a long sight expr.
hayatta/asla olmaz not for anything in the world expr.
hayatta/asla olmaz not on your life expr.
hayatta/asla olmaz not for love nor money expr.
ne olursa olsun/asla not on your life expr.
ne olursa olsun/asla not for love nor money expr.
ne olursa olsun/asla not for anything in the world expr.
tesadüfen sadece bir iki defa karşılaşıp bir daha asla karşılaşmayacak iki insan gibi like ships that pass in the night expr.
cesedimi çiğnemeden asla from my cold, dead hands expr.
Speaking
asla asla deme never say never n.
asla beni yarı yolda bırakmazlar they never let me down n.
asla bundan daha azıyla yetinme never settle for less than that n.
asla geri gelme never come back n.
burayı böyle geç saatlerde asla arama never call here this late n.
asla eskisi gibi olmayacak never gonna be the same expr.
asla tahmin edemezdim never would have guessed expr.
asla vazgeçme never quit expr.
asla vazgeçme never give up expr.
asla hayal etmekten vazgeçme never stop dreaming expr.
asla kendimi bağışlamayacağım I'll never forgive myself expr.
asla seni incitecek bir şey yapmayacağım I will never do anything to hurt you expr.
asla unutmayacağım I'll never forget it expr.
anılar asla ölmez memories never die expr.
arkadaşlık asla sona ermez friendship never ends expr.
asla anlatamam lips are sealed expr.
asla bilemezsin you never can tell expr.
asla bilemezsin you never know expr.
asla bilemezsin you can never know expr.
asla büyüme never grow up expr.
asla geç gelmez he never comes late expr.
asla geçmişe pişmanlıkla/pişmanlık içinde bakma never look back in regret expr.
asla korkma never fear expr.
asla özgür olmayacaksın you will never be free expr.
asla pes etme never give up expr.
asla pişman olmayacaksın you will never regret expr.
asla tekrar beni hayal kırıklığına uğratma never let me down again expr.
asla tutamayacağın sözler verme never make promises that you can't keep expr.
asla tutamayacağın sözler verme don't ever make promises you can't keep expr.
asla vazgeçme/havlu atma never throw in the towel expr.
asla yalnız değilsin you are never alone expr.
asla yaptıklarından pişmanlık duyma/pişman olma never look back in regret expr.
bir daha asla never again expr.
bunu asla unutmayacağım I'll never forget this expr.
bu asla benim başıma gelmeyecek that will never happen to me expr.
bunu asla istemem I would never want this expr.
beni bir daha asla görmeye gelmedi she/he never visited me again expr.
bir daha asla! never again! expr.
bana asla adımla hitap etme never call me by my name expr.
bana asla ismimle hitap etme never call me by my name expr.
beni bir daha asla ziyaret etmedi she/he never visited me again expr.
bu hızda gidersek oraya asla varamayız we'll never get there at this rate expr.
bu asla çalışmaz/işe yaramaz It'll never fly expr.
başka türlü seni asla bulamazdım I never would have found you otherwise expr.
benimle bir daha asla böyle konuşma don't you ever talk to me like that expr.
bu savaşı asla kazanamayacaksın you'll never win this war expr.
bu iyiliğini asla unutmayacağım I will never forget your kindness expr.
bunu asla bilemeyeceğiz we'll never know that expr.
bunu asla yapmayacağım I will never do it expr.
benim için yaptığınız şeyi asla unutmayacağım I'll never forget what you did for me expr.
beni bir daha asla aramadı she never called me again expr.
bundan bir daha asla söz etmeyeceğiz we will never mention this again expr.
bunu asla yapmayacağım I will never do that expr.
bu şehirde asla çocuk büyütmeyeceğim I will never raise kids in this city expr.
ben seni asla incitmezdim I would never hurt you expr.
başına bir şey gelecek olursa kendimi asla affetmem if anything ever happened to you I'd never forgive myself expr.
bunu asla kesin olarak bilemeyeceğim I'll never know it for sure expr.
bir daha asla çalışmak zorunda kalmayacaksın you'll never have to work again expr.
beni bir daha asla çağırmadı she never called me again expr.
benimle bir daha asla konuşma never talk to me again expr.
benimle asla bir daha böyle konuşma don't you ever talk to me like that expr.
bunu asla unutmayacağım I'll never forget that expr.
bunu asla inanmayacaksın you'll never believe this expr.
bu insanları asla unutmayacağım I'll never forget these people expr.
bir daha asla beraber olmayacağız we are never ever getting back together expr.
babam asla yemek yapmaz my father never cooks expr.
babam asla yemek yapmaz my dad never cooks expr.
beni asla unutma never forget me expr.
bunu asla unutmamalısın you must never forget that expr.
hayatında yeni bir başlangıç için asla çok geç değil it's never too late for a new beginning in your life expr.
hayatında yeni bir başlangıç yapmak için asla çok geç değil it's never too late for a new beginning in your life expr.
hayatt olmaz/asla never in a million years expr.
geçmişinden asla pişmanlık duyma never look back in regret expr.
hayal etmeyi asla bırakma never stop dreaming expr.
hayatımda hiç/asla never in my life expr.
hayatta olmaz/asla! never in a thousand years! expr.
gözünü asla toptan ayırma never take your eye off the ball expr.
hayatta olmaz/asla! not in a thousand years! expr.
normalde bunu asla yapmazdım normally i would never do this expr.
kendimi asla affetmeyeceğim I'll never forgive myself expr.
onları asla dinleme never listen to them expr.
o gün ne yaptığını asla unutmayacağım I'll never forget what you did that day expr.
o asla bu şekilde konuşmaz she never speaks like that expr.
ona hiç/asla elimi kaldırmadım I never laid a hand on her expr.
ne zaman ihtiyaç duyacağını asla bilemezsin you never know when you might need it expr.
ne kadar para kazanırsan kazan asla zengin olamayacaksın no matter how much money you make you'll never be rich expr.
o asla okula geç kalmaz he is never late for school expr.
seni asla aramayacağıma söz veriyorum I promise that I'll never call you expr.
sizi asla unutmayacağım I will never forget you expr.
seni bir daha asla görmek istemiyorum I don't wanna see you anymore expr.
seni asla terk etmeyeceğim I will never leave you expr.
sizi asla unutmayacağım I will never forget you expr.
seninle bir daha asla konuşmak istemiyorum I don't want to talk to you ever again expr.
seni bu kadar özleyeceğim asla aklıma gelmezdi I never thought I'd miss you as much as I do expr.
seni asla bırakmayacağım I will never leave you expr.
seni asla unutmayacağım I will never forget you expr.
seni asla ama asla affetmeyeceğim I'll never ever forgive you expr.
seni asla unutmayacağım I’ll never ever forget you expr.
seni asla affetmeyeceğim I’ll never ever forgive you expr.
ya şimdi ya da asla it's now or never expr.
asla olmaz! no way! exclam.
Slang
asla yapılmaması gereken şey a big no-no n.
hatunlar için asla erkek arkadaşlarını satma bros before hoes n.
asla olmaz no fucking way expr.
bu asla kolay bir iş değildir it's never an easy ride expr.
asla iş arkadaşınla cinsel ya da romantik ilişkiye girme never dip your pen into the company's ink expr.
bir kez siyahını denedin mi bir daha asla vazgeçemezsin once you go black, you never go back expr.
asla şeyimde değil! like I really give a shit! (lirgas) exclam.
Law
asla olmayan nul adj.
Politics
asla ait radical adj.
Computer
asla belirleme never set n.
Physics
içine konan sıvıyı asla en üst düzeye çıkarmamak üzere tasarlanmış bir kupa tantalus's cup n.
Literature
asla uyuyan bir ejderhayı gıdıklama draco dormiens nunquam titillandus (never tickle a sleeping dragon) expr.
Football
asla yalnız yürümeyeceksin (liverpool takımının marşı) you'll never walk alone (ynwa) expr.