sink - Turkish English Dictionary
History

sink

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "sink" in Turkish English Dictionary : 68 result(s)

English Turkish
Common Usage
sink v. suya batmak
sink v. batırmak
sink v. batmak
sink n. lavabo
Irregular Verb
sink v. sank/sunk - sunk
General
sink v. hafiflemek
sink v. vazgeçmek
sink v. azaltmak
sink v. fakirleşmek
sink v. tenezzül etmek (kötü bir şey yapmaya)
sink v. işlemek
sink v. alçalmak
sink v. gömülmek
sink v. basmak
sink v. kötüleşmek
sink v. feragat etmek
sink v. kazmak
sink v. kafasına girmek
sink v. örtbas etmek
sink v. unutulmak
sink v. azalmak
sink v. mahvetmek
sink v. çökmek
sink v. alçaltmak
sink v. kırılmak
sink v. yatırmak (sermaye)
sink v. saplanmak
sink v. yerleştirmek
sink v. gömmek
sink v. inmek
sink v. yıkılmak
sink v. durumu bozulmak
sink v. fenalaşmak
sink v. açmak (kuyu, maden ocağı vb'ni)
sink v. düşmek
sink v. oturmak
sink v. mahvolmak
sink v. düşürmek
sink v. değeri azalmak
sink v. batırmak
sink n. delikli taş
sink n. bataklık
sink n. çukur
sink n. musluk
sink n. tekne
sink n. musluk taşı
sink n. batak
sink n. eviye
sink n. pislik çukuru
sink n. lağım çukuru
Trade/Economic
sink v. sermaye yatırmak
Technical
sink v. batmak
sink v. batırmak
sink v. dalmak
sink v. daldırmak
sink n. atık su kanalı
sink n. lavabo
sink n. tekne geriz
sink n. yutak
Computer
sink n. alış noktası
sink n. alıcı
sink n. çıkış düğümü
Aeronautic
sink v. ağır ağır inmek
Food Engineering
sink v. batırmak
sink n. yalak
Gastronomy
sink n. eviye
Marine Biology
sink n. batma
Geography
sink n. obruk

Meanings of "sink" with other terms in English Turkish Dictionary : 264 result(s)

English Turkish
General
sink fast v. ağır hasta son günlerini yaşamak
sink low v. çok alçalmak (güneş/ay)
sink into v. kapılmak
sink into v. düşmek
sink into v. sokmak
sink in v. kafasına girmek
sink into oblivion v. unutulmak
sink into v. gömülmek
sink into v. gitgide pençesine düşmek (kötü bir şeyin)
sink to one's knees v. diz çökmek
sink into v. dalmak
sink without a trace v. sırra kadem basmak
sink to the bottom v. dibine çökmek
sink into a deep sleep v. derin bir uykuya dalmak
sink their differences v. aralarındaki anlaşmazlıkları bertaraf etmek
sink into despair v. umutsuzluğa düşmek
sink low v. çok düşmek (fiyat)
sink into a depression v. depresyona girmek
sink into a chair v. bir koltuğa çökmek
sink to one's knees v. dizlerinin üzerine çökmek
sink into v. işlemek
sink fast v. günleri sayılı olmak
sink in v. nüfuz etmek
sink into v. batırmak
sink to the bottom v. dibe çökmek
sink fast v. günlerini saymak
sink one's troubles in drink v. içkiyle dertlerini unutmak
sink into v. saplanmak
sink a well v. kuyu kazmak
sink deeper into depression v. depresyona sürüklenmek
sink into sleep v. uykuya dalmak
sink back against pillow v. yastığa yaslanmak
sink into despair v. çaresizliğe düşmek
sink into pessimism v. karamsarlığa kapılmak
sink into debt v. borç batağına sürüklemek
(the sun) sink v. güneş batmak
sink into a depression v. bunalıma girmek
sink a ship v. gemi batırmak
sink into pessimism v. karamsarlığa düşmek
sink into desperation v. karamsarlığa kapılmak
sink into desperation v. karamsarlığa düşmek
sink a caisson v. kesonu batırmak
sink into oblivion v. unutulmaya yüz tutmak
sink money into v. parayı gömmek
sink oneself into the effort of v. çabası içine girmek
sink into a coma v. komaya girmek
(sun) to set/sink v. gün kavuşmak
heat sink n. ısı emen nesne
bathroom sink n. banyo lavabosu
kitchen sink n. eviye
bathroom sink n. lavabo
sink shaft n. keson kuyu
kitchen sink n. bulaşık teknesi
sink shaft n. batırma kuyu
sink and plughole unblocker n. lavabo aç
sink and plughole unblocker n. lavabo açacağı
a kitchen-sink play n. sıradan insanlarla ilgili sahne eseri
time-sink n. zaman kaybı
utility sink n. yıkama evyesi
slop sink n. (ayakkabı vb) yıkama küveti
slop sink n. (ayakkabı vb) yıkama evyesi
kitchen sink n. eviye
sink marks n. çekinti
sink marks n. çöküntü
kitchen-sink n. ev veya restoranda mutfak lavabosu
time-sink adj. zaman alan (faaliyet)
kitchen-sink adj. titizlik veya plandan yoksun
kitchen-sink adj. rastgele
kitchen-sink adj. gelişigüzel
under the sink adv. tezgah altında
under the sink adv. tezgah altı
the sink is dirty expr. lavabo kirli
Phrasals
sink below something v. altına batmak
sink under v. batmak
sink down v. batmak
sink in v. batmak
sink back into something v. (koltuğa/sedire vs.) gömülmek/uzanmak
sink down v. yığılmak
sink down v. yığılıp kalmak
sink down v. kendini bırakmak
sink in v. içine işlemek/çekmek
sink in v. emmek
sink in v. anlaşılmak
sink in v. sindirilmek
sink in v. batırmak
sink in v. sokmak
sink in v. zaman, para harcamak
sink in v. zamansal, parasal yatırım yapmak
sink in v. zaman, para bağlamak/gömmek
sink something in (to) someone or something v. birine/bir şeye bir şey sokmak
sink something in (to) someone or something v. birine/bir şeye bir şey batırmak
sink something in (to) someone or something v. birine/bir şeye zaman, para harcamak
sink something in (to) someone or something v. birine/bir şeye zamansal, parasal yatırım yapmak
sink something in (to) someone or something v. birine/bir şeye zaman, para bağlamak/gömmek
sink something in v. birine/bir şeye bir şey sokmak
sink something in v. birine/bir şeye bir şey batırmak
sink something in v. birine/bir şeye zaman, para harcamak
sink something in v. birine/bir şeye zamansal, parasal yatırım yapmak
sink something in v. birine/bir şeye zaman, para bağlamak/gömmek
sink back into (something) v. önceki durumuna geri dönmek
sink back into (something) v. önceki zihinsel durumuna geri dönmek
sink back into (something) v. önceki zihinsel haline tekrar dalmak
sink back into (something) v. önceki durumuna tekrar yenik düşmek
sink to something v. bir şeye düşmek
sink to something v. bir şeye batmak
Proverb
loose lips sink ship boşboğazlık adam öldürür
Colloquial
hit one’s head on the sink v. başını küvete/lavaboya çarpmak
sink money v. para batırmak
sink of corruption n. günah yuvası
sink of iniquity n. günah yuvası
sink of corruption n. kötülük yuvası
sink of iniquity n. kötülük yuvası
Idioms
sink one's teeth into something v. büyük ilgi göstermek
sink one's teeth into v. bir işe girişmek
sink to someone's level v. birisinin seviyesine inmek
sink like a stone v. dibe vurmak
sink one's teeth in v. canla-başla başlamak/yapmak
sink one's teeth into something v. canla-başla başlamak/yapmak
make one's heart sink v. çok üzülmek
sink like a stone v. gümlemek
sink into despair v. enseyi karartmak
sink one's teeth into something v. kocaman ısırmak
sink to (doing) something v. kendini (kötü) bir şey yaparak alçaltmak/seviyesini düşürmek
sink into oblivion v. maziye gömülmek
sink to something v. kendini (kötü) bir şey yaparak alçaltmak/seviyesini düşürmek
sink like a stone v. tamamen başarısız olmak
sink one's teeth into something v. tümden/hepten yoğunlaşmak
sink without trace v. tamamen unutulmak
sink one's teeth in v. tümden/hepten yogunlasmak
sink into oblivion v. tamamen unutulmak
sink without trace v. unutulmak
sink to such depths v. (bu derece/kadar) alçalmak
sink into oblivion v. unutulmaya yüz tutmak
make one's heart sink v. yüreği ezilmek
sink into depression v. buhran yaşamak
sink into depression v. genel yoksulluk, yüksek işsizliğin yaşandığı ağır ekonomik gerileme dönemine girmek
sink into depression v. ağır bir ekonomik krize girmek
sink into oblivion v. anılara gömülmek
sink so low v. etik standartlarını çok alçaltmak/düşürmek
sink so low v. kötücül, bencil, aşağılık davranarak kendini küçültmek
sink so low v. kendini alçaltmak
sink so low v. kendi seviyesini düşürmek
sink so low v. etik/ahlaki değerlerini hiçe saymak
sink to new depths v. iyice beter olmak
sink to new depths v. daha da alçalmak
sink to new depths v. kendini iyice küçük düşürmek
sink to new depths v. iyice yerin dibine batmak
sink to new depths v. iyice değersiz bir konuma düşmek
sink to new depths v. iyice rezil olmak
sink to new depths v. elle tutulur yanı kalmamak
sink into oblivion v. şuurunu kaybetmek
sink into oblivion v. kendinden geçmek
sink into oblivion v. bilincini kaybetmek
sink into oblivion v. bayılmak
everything but the kitchen sink n. fuzuli şeyler
everything but the kitchen sink n. gereksiz şeyler
everything but the kitchen sink n. hemen hemen her şey
kitchen-sink n. çul çaput
kitchen-sink n. hırtı pırtı
kitchen-sink n. fuzuli eşya
kitchen-sink n. saçma sapan şeyler
sink or swim expr. ya herrü ya merrü
sink or swim expr. ya batarsın ya çıkarsın
loose lips sink ships expr. yerin kulağı vardır
enough (something) to sink a battleship expr. bir evi dolduracak kadar
enough (something) to sink a battleship expr. bir orduya yetecek kadar
enough (something) to sink a battleship expr. gereğinden çok
enough (something) to sink a battleship expr. (yemek) bir orduyu doyuracak kadar
enough (something) to sink a ship expr. bir evi dolduracak kadar
enough (something) to sink a ship expr. bir orduya yetecek kadar
enough (something) to sink a ship expr. gereğinden çok
enough (something) to sink a ship expr. (yemek) bir orduyu doyuracak kadar
enough to sink a ship expr. bir evi dolduracak kadar
enough to sink a ship expr. bir orduya yetecek kadar
enough to sink a ship expr. gereğinden çok
enough to sink a ship expr. (yemek) bir orduyu doyuracak kadar
everything and the kitchen sink expr. aklına gelebilecek her şey
everything and the kitchen sink expr. bir sürü değişik şey
everything and the kitchen sink expr. pılı pırtı
everything and the kitchen sink expr. neyi var neyi yok
everything and the kitchen sink expr. gerekli gereksiz her şey
Speaking
the harder you try to pull yourself out the deeper you sink expr. çıkmaya çalıştıkça daha derine batarsın
we're going to do it, sink or swim! expr. öyle de olsa böyle de olsa bu işi yapacağız (batsa da çıksa da bundan geri durmak yok !)
the water in the sink is coming out brown expr. lavabodaki su kahverengi akıyor
we're going to do it, sink or swim! expr. onu yapacağız!
they left him to sink or swim expr. onu kendi kaderine terkettiler
we're going to do it, sink or swim! expr. ya herrü ya merrü
Technical
sink-float method n. batır yüzdür yöntemi
sink point n. batma sıcaklığı
kitchen sink n. bulaşık teknesi
scrub sink n. cerrahi lavabo
double sink n. çift gözlü eviye
sink-in-point n. camın batış sıcaklığı
sink roll n. dalgıç merdane
sink marks n. çöküntü (dökümde ve plastik enjeksiyonda)
electron sink n. elektron batması
commercial electric rinsing sink n. elektrikle çalışan ticari amaçlı durulama eviyesi
sink shaft n. havşa
heat sink n. ısı emen
sink shaft n. iskandil kurşunu
heat sink n. ısı giderici
heat sink n. ısı alıcı
heat sink n. ısı azaltıcı
heat sink n. ısı havuzu
message sink n. ileti alıcısı
message sink n. mesaj alıcısı
heat sink n. soğutucu
stop sink n. su alma teknesi
water sink-float system n. su batır yüzdür dizgesi
data sink n. veri batağı veri alıcısı
float and sink characteristics n. yüzme-batma özellikleri
float and sink analysis n. yüzdürme-çökeltme çözümlemesi
sink and float separation n. yüzdür-çökelt ayırması
Computer
heat sink n. ısı alıcı
message sink n. ileti alıcısı
message sink n. mesaj alıcısı
data sink n. veri biriktirici
data sink n. veri batağı
data sink n. veri alıcısı
Telecom
data sink n. veri alıcısı
Textile
sink/float method n. çöktürme/yüzdürme metodu
Construction
electric rinsing sink n. elektrikli durulama eviyesi
sink trap n. eviye sifonu
two compartment sink n. iki gözlü eviye
2-compartment sink n. iki gözlü eviye
three compartment sink n. üç gözlü eviye
3-compartment sink n. üç gözlü eviye
3-compartment sink n. 3 gözlü eviye
2-compartment sink n. 2 gözlü eviye
two compartment sink n. 2 gözlü eviye
three compartment sink n. 3 gözlü eviye
floor sink n. yer süzgeci
Automotive
heat sink n. ısı alıcı
heat sink compound n. ısı dağıtma tertibatı bileşiği
heat sink n. ısı dağıtma tertibatı
heat sink n. soğutucu eleman
heat sink n. soğutma plakası
heat sink n. soğutucu eleman
heat sink n. soğutucu bloğu
heat sink compound n. soğutma plakası bileşimi
Aeronautic
sink rate n. alçalma hızı (ft/min)
sink rate n. irtifa kaybı hızı
Marine
sink by the bow v. baş taraftan batmak
sink stern foremost v. kıçtan batmak
sink by the stern v. kıçtan batmak
Mining
sink roll n. batırma kuyu
float and sink analysis n. yüzdürme-çökeltme analizi
float and sink analysis n. yüzdürme-çökeltme çözümlemesi
float and sink test n. yüzdürme-çökeltme deneyi
Medical
sink conditions n. çökme koşulları
sink conditions n. çökme koşulları/şartları
sink condition n. çanak koşulu
Psychology
behavioral sink n. davranış batağı
behavioural sink n. insan ve hayvanların aşırı kalabalık halde yaşadığı küçük alan
Physics
electron sink n. elektron batması
Chemistry
carbon sink n. karbon yutağı
Botanic
source-sink relations n. kaynak-havza ilişkileri
Social Sciences
sink estate n. ingiltere'de işçi sınıfı ailelere ucuz ve yaşanabilir daireler sağlanması için inşa edilmiş kenar mahalle apartman blokları
Geography
sink-hole n. obruk
Geology
carbon dioxide sink n. karbon dioksit gömülüm
Art
kitchen sink n. ev yaşamının sefil ve alçak yönlerini yansıtan, 1950'lerde doğmuş olan realist sanat ekolünden oyun veya tablo
kitchen sink n. dram ve resimde ev yaşamının sefil ve alçak yönlerini yansıtan realist bir sanat ekolü
kitchen-sink adj. yaşamın ve özellikle domestik yaşamın olumsuz ve çirkin yönlerini realist bakış açısıyla tasvir eden
British Slang
kitchen sink (rhyming slang on chink) n. çinli