thread - Turkish English Dictionary

thread

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

thread — Definition

Meaning:
iplik, konu hattı
Pronunciation (IPA):
(AmE /θrɛd/ – BrE /θrɛd/)
Part of speech:
İsim: thread (threads); Fiil: thread (threads – threaded – threading)
Synonyms:
yarn, strand
Antonyms:
break, discontinuity

Meanings of "thread" in Turkish English Dictionary : 84 result(s)

English Turkish
Common Usage
thread n. iplik
She anxiously pulled on the thread of her sweater, not noticing what she was doing.
Ne yaptığını fark etmeden endişeyle kazağının ipliğini çekiştirdi.

More Sentences
General
thread n. yiv
It's useless to twist a screw with the stripped thread; you'll have to file it first.
Yivi sıyrılmış bir vidayı döndürmek işe yaramaz; önce eğelemeniz gerekir.

More Sentences
thread n. ip
The threads got tangled.
İpler karıştı.

More Sentences
thread n. akış
He seems to have lost the thread of the story.
Hikayenin akışını kaybetmiş gibi görünüyor.

More Sentences
thread n. ipucu
The next Convention must take up the loose threads that have been left dangling.
Bir sonraki Konvansiyon, havada kalan ipuçlarını ele almalıdır.

More Sentences
thread n. tema
The thread running through this report was the theme of gender and equality.
Bu raporun ana teması toplumsal cinsiyet ve eşitlik olmuştur.

More Sentences
thread n. mesaj
She was reposting a quote she found in a different thread on Twitter.
Twitter'da farklı bir paylaşım dizisinde bulduğu bir mesajı yeniden paylaşıyordu.

More Sentences
thread v. geçirmek
Let me thread the needle for you.
Senin için iğneyi geçireyim.

More Sentences
thread v. iplik geçirmek (iğneye)
I'm trying to thread a needle so that I can mend these pants.
Bu pantolonu tamir edebilmek için iğneye iplik geçirmeye çalışıyorum.

More Sentences
Technical
thread n. ip
The threads got tangled.
İpler karıştı.

More Sentences
thread n. iplik
She anxiously pulled on the thread of her sweater, not noticing what she was doing.
Ne yaptığını fark etmeden endişeyle kazağının ipliğini çekiştirdi.

More Sentences
Computer
thread n. başlık
This thread isn't good.
Bu başlık iyi değil.

More Sentences
thread n. dizi
If you’re worried about losing those message threads, you can back them up first.
Bu mesaj dizilerini kaybetme konusunda endişeleniyorsanız, önce onları yedekleyebilirsiniz.

More Sentences
thread n. konu
This indicates that the list of threads has been split over two or more pages.
Bu, konu listesinin iki veya daha fazla sayfaya bölündüğünü gösterir.

More Sentences
Textile
thread n. iplik
She anxiously pulled on the thread of her sweater, not noticing what she was doing.
Ne yaptığını fark etmeden endişeyle kazağının ipliğini çekiştirdi.

More Sentences
General
thread n. silsile
thread n. sıra
thread n. ince çizgi
thread n. yiv (vidada)
thread n. tel
thread n. lif
thread n. zincir
thread n. diş
thread n. seyir
thread n. ışın
thread n. bir bütünü renklendiren ve tamamlayan unsur
thread v. ipe dizmek
thread v. film şeridini takmak
thread v. takmak (film)
thread v. kaplamak
thread v. pafta çekmek
thread v. arasından geçmek
thread v. -e iplik geçirmek
thread v. filmi projeksiyon makinesine takmak
thread v. gerçekleşmek
thread v. dolaşmış saçı açmak
thread v. dikkatlice gitmek
thread v. iplik iplik olmak
thread v. (kaşıktan) iplik gibi ince dökülmek
thread v. iple (kıl) almak
thread v. istila etmek
thread v. delmek
thread v. sokmak
thread v. kaşlarını aldırmak
thread adj. iplikten yapılmış
thread adj. ipliksi
thread adj. ipliği andıran
thread N. konu hattı
Technical
thread n. bükülmüş iplik
thread n. diş
thread n. ipliklik malzeme
thread n. ince tel
thread n. iş parçacığı
thread n. kordon
thread n. parçacık
thread n. sargı
thread n. spir
thread n. tire
thread n. vida dişi
thread v. vidaya yiv açmak
thread v. kağıt yapım makinesinde (ağı) noktadan noktaya taşımak
thread v. döndürmek
thread v. çevirmek
thread v. iğne deliğine iplik geçirmek
Computer
thread n. en küçük yürütme birimi
thread n. haber silsilesi
thread n. iş parçası
thread n. mesaj dizisi
thread n. izlek
thread n. iş parçacığı
Textile
thread n. 1.37 metreye eşit pamuk ipliği ölçüsü
thread n. kord
thread v. iplik geçirmek
thread v. ipliği takmak
Construction
thread n. basamak yüzeyi
Automotive
thread n. diş
thread v. diş açmak
Zoology
thread n. örümcek ağı ipliği
Geography
thread n. ince akan dere, ırmak gibi oluşum
thread n. nehrin orta kısmı
Geology
thread n. ince tabakadan oluşan cevher
thread n. ince tabakadan oluşan maden filizi
Sport
thread v. (defansın arasından) pas atmak
Mythology
thread n. yunan mitolojisine inanan bir bireyin yaşamının seyri

Meanings of "thread" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
General
loop thread guide n. kıvrımlı iplik kılavuzu
thread maker n. iplik yapan
cotton thread n. tire
thread cutting n. diş kesme
silver thread n. sırma
gold thread n. sırma kök
metric screw thread n. metrik vida dişi
listle thread n. fildekos
female thread n. dişi diş
gold thread n. sırma tel
listle thread n. iskoç ipliği
screw thread n. diş
female thread n. somun dişi
knuckle thread n. yuvarlak vida dişi
gold thread n. kılaptan
gold thread n. sırmakök
screw thread n. uskuru
thread cleaning n. iplik temizliği
silver-gilt thread n. sırma
nylon thread n. misina
nylon thread n. naylon ip
gold thread n. ince altın tel
thread count n. dikiş sayısı
air thread n. yazın havada uçan ince örümcek ağı
thread needle n. çocukların el ele tutuşarak oynadığı bir oyun
thread [obsolete] n. mizaç
thread glass n. ince işçilikle dekore edilmiş bardak
thread [obsolete] n. nitelik
thread the needle n. çocukların el ele tutuşarak oynadığı bir oyun
thread [obsolete] n. tabiat
thread escutcheon n. (anahtar deliği vb.) açıklığı gösteren küçük levha
lose the thread of v. ipin ucunu kaçırmak
hang by a thread v. risk altında olmak
thread a needle v. iğneye iplik geçirmek
lose the thread of v. ucunu kaçırmak
lose the thread v. ipin ucunu kaçırmak
insert the thread in the needle eye v. ipliği iğneye geçirmek
thread-like adj. ip gibi
thread-like adj. ipliksi
thread-like adj. ip şeklinde
Phrasals
thread through something v. (kalabalığın/engellerle dolu bir yerin) arasından geçmek
thread way through v. arasından geçip yolunu bulmak
thread through v. arasından geçmek
Colloquial
my life is hanging by a thread expr. hayatım pamuk ipliğine bağlı
Idioms
common thread to all this n. ortak özellik/nokta
thread and thrum n. iyisiyle kötüsüyle
red thread n. ana fikir
common thread n. benzer nokta
common thread n. ortak özellik/nokta
common thread n. tekrar eden özellik
hang by a thread v. sallantıda kalmak
lose the thread v. ipin ucunu kaçırmak
miss the thread v. ipin ucunu kaçırmak
hang by a thread v. topun ağzında olmak
hang by a thread v. tehlike altında olmak
hang on by a thread v. pamuk ipliğine bağlı olmak
thread one's way through something v. (kalabalığın) arasından geçip yolunu bulmak
to thread the needle v. iğne deliğinden geçirmek
to thread the needle v. göbeği çatlamak
to thread the needle v. kılı kırk yarmak
thread your way through (something) v. (bir şeyin) arasından geçip yolunu bulmak
common thread to all this expr. benzer nokta
Speaking
his life hangs by a thread expr. hayatı pamuk ipliğine bağlı
Trade/Economic
thread mark n. sahteciliği önlemek için kâğıt paraya konan işaret
Technical
straight shaft without thread n. vidasız düz mil ucu
basting thread n. teyel ipliği
multiple thread n. çok ağızlı vida
thread plate n. dişli plaka
thread scheduling n. iş parçacığı zamanlaması
female thread n. iç vida
binding thread n. bağlama teli
thread file n. dişli eğe
internal thread n. iç diş
thread pitch n. diş adımı
acme thread n. acme vidası veya dişi
lefthand thread n. sola helis vida
tapered thread n. konik vida
thread insert n. dişli baga
thread pipe n. dişli boru
pipe thread n. boru dişi
thread cutting machine n. diş açma makinesi
left hand thread n. sol vida dişi
thread hinge n. vidalı menteşe
pipe thread n. boru vida dişi
thread local storage n. iş parçacığı yerel depolaması
coarse thread n. kalın diş
kernel thread object n. çekirdek iş kanalı nesnesi
thread of the current n. akım ipçiği
inside thread n. içe çekilmiş diş
whitworth thread n. vitvort vida
effect thread n. efekt ipliği
dardelet thread n. dardelet vidası
straight shaft with thread n. vidalı düz mil ucu
male thread n. dış vida dişi
lisle thread n. fildekos
thread cutting tool n. diş açma kalemi (torna tezgahı)
single thread n. tek diş
pipe thread n. boru dişi
kernel thread object n. çekirdek iş parçası nesnesi
metric thread n. metrik vidalı
thread chaser n. vida dişi açıcı
thread diameter n. vida dişi çapı
thread cutting n. kılavuz açma
straight thread n. düz diş
thread cutting n. diş açma veya kesme
fine thread n. ince dişli
thread cutting n. vida dişi açılması
screw thread n. vida dişi
thread gauge n. diş ölçer
thread inserts n. çakma diş
thread profile n. diş profili
lefthand thread n. sol vida
lisle thread n. filtekoz
thread protection n. dişli koruma
thread cutter n. vida açar
thread cutting tool n. diş çekme kalemi
internal thread micrometer n. içten dişli mikrometre
thread dispatching n. iş parçacığı işlemci zamanlaması
asbestos thread n. asbestos ipliği
thread reducing n. dişli redüksüyon
gas thread n. gaz dişi
acme screw thread n. trapez vida dişi
american standard pipe thread n. amerikan standart boru dişi
american screw thread n. amerikan vida dişi
external screw thread n. dıştan diş
female thread n. dişi diş
external thread n. dıştan diş
female thread n. somun dişi
external thread n. erkek vida dişi
right-hand thread n. sağ vida dişi
metric screw-thread n. metrik vida dişi
thread-plug gauge n. dişli tapa gösterge
international standard thread n. uluslararası standart vida dişi
inside thread n. dişi vida dişi
fancy thread n. fantezi iplik
male thread n. dış vida
weft thread n. atkı ipliği
male thread n. erkek vida
effect thread n. fantezi iplik
female thread n. dişi vida
lisle thread n. iskoç ipliği
rubber thread n. lastik iplik
silk thread n. ibrişim
wool thread n. yün ipliği
warp thread n. çözgü ipliği
thread guide n. iplik kılavuzu
thread cleaner n. iplik temizleyici
knuckle thread n. yuvarlak vida dişi
left-hand thread n. sol vida dişi
male thread n. dıştan diş