-gibi - Turco Inglés Diccionario

-gibi

Significados de "-gibi" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
General
-gibi ette suf.
-gibi -like suf.

Significados de "-gibi" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kral, padişah gibi taht sahibi devlet başkanı sovereign n.
sarkaç gibi sallanmak oscillate v.
atmak (çıkarmak gibi) discard v.
yapar gibi görünmek pretend v.
köle gibi çalışmak slave v.
solucan gibi kıvrılarak ilerlemek worm v.
gaz gibi gaseous adj.
canavar gibi monstrous adj.
kedi gibi catty adj.
cin gibi sharp-witted adj.
cin gibi quick-witted adj.
bebek gibi baby-like adj.
gibi as prep.
gibi like prep.
General
cehennem gibi hellishness n.
ruh gibi olma etherealness n.
(ölüm gibi nedenlerle) yoksun bırakma bereaving n.
ev gibi kullanılan duba barge n.
(ark/kanal gibi üstü açık) suyolu watercourse n.
bir hastane gibi kurumun başkanı olan kadın matron n.
kalbi deli gibi attıran erkek heartthrob n.
gök gürlemesi gibi ses peal n.
prens gibi olma princeliness n.
çığ gibi büyüme snowballing n.
peynir gibi olma cheesiness n.
hücre gibi ve kapısız ufak oda alcove n.
normalden daha büyük penisi varmış gibi davranan delow n.
liman gibi kıyıya yakın veya kıyıda bulunan bölge waterfront n.
canfes gibi yaprak thin and smooth leaf n.
roman gibi yaşayan kimse gypsy n.
bank (park vb gibi yerlerdeki) park bench n.
ağır silahlar (top gibi) artillery n.
ceviz gibi yemişlerin kabuğu nutshell n.
bir dağın zirvesi vb gibi harita üzerinde belirlenmiş bir yükseklik spot height n.
sırık gibi kimse beanpole n.
erkek gibi kız tomboy n.
yerlisi gibi olma endenisation n.
ayakta meze gibi yiyeceklerin atıştırıldığı lokanta snack bar n.
molekül vb gibi şeylerin yakınlık sırası the affinity order of n.
çil yavrusu gibi dağılma stampede n.
fırın gibi yer furnace n.
haber (mektup/not/telgraf gibi iletilen) communication n.
milyoner gibi bir şey a kind of millionaire n.
ulaşım yolu trafiğinin yavaşlatılması amacıyla yapılan tümsek gibi engeller traffic calming n.
süt gibi olma milkiness n.
yılan gibi hain kimse viper n.
deri gibi leatheriness n.
böcek ve yılan gibi hayvanların dökülmüş kabuk veya derileri exuviae n.
kısa şiir (tekerleme gibi) jingle n.
hayvan yemi (saman/ot gibi) fodder n.
telefon vb gibi teknolojik gelişmelerin insanların arasındaki mesafeyi ortadan kaldırması glocalization n.
nur topu gibi çocuk cherub n.
burun gibi çıkıntı nose n.
deli kızın çeyisi gibi scattered all over n.
yerlisi gibi olma endenization n.
kuş gibi şakıma warbling n.
sallanma (sarkaç gibi) swing n.
canlı gibi görünen lifelikeness n.
bomba gibi haber shattering piece of news n.
düşme vb gibi nedenlerle özellikle kafada oluşan sakatlıklar concussions n.
ağ gibi sarma enmeshment n.
sülük gibi yapışma leeching n.
ceviz gibi kabuklu yemiş nut n.
karşı cins gibi giyinen ve davranan kimse transvestite n.
konuşur gibi okuma recitative n.
kıta gibi tek parçadan oluşan kara parçası land mass n.
dağ gibi olma mountainousness n.
yaratık gibi olma durumu creatureliness n.
çatlak gibi görünen desen crackle n.
kağıt gibi olma paperiness n.
müşterilerinin bar gibi bir tezgahın önünde oturduğu ufak lokanta snack bar n.
arı kovanı gibi yer hive n.
vadi gibi çukurluk bir alan üzerinden kara veya demiryolunu geçiren ayaklı köprü viaduct n.
köle gibi çalıştırılan kimse dogsbody n.
dev gibi kadın giantess n.
tımarhane gibi bir yer bedlam n.
yeşim gibi yeşil jade n.
çocuk gibi olma childlikeness n.
su ve hava gibi bir ortamda taşıma waftage n.
saçak gibi tüyler frill n.
rüya gibi şey dream n.
pizza gibi hazır yiyecekler fast food n.
adam gibi adam an upright man n.
soğuğa karşı dış giysi (palto/ceket/şal gibi) wrap n.
gereği gibi kullanmama abuse n.
sünger gibi olma sponginess n.
buz gibi olma durumu frigidness n.
bahama adaları, büyük antiller, küçük antiller gibi karayip denizini çevreleyen adalar west indies n.
hızır gibi yetişen şey godsend n.
tipik olarak kuzey amerika'nın batısında görülen toz gibi çok ince yağan kar champagne powder n.
deve gibi huge person n.
bomba gibi şey dynamite n.
karınca gibi kaynaşan bir kalabalık a seething crowd n.
gömme dolap (gardırop işlevi gören sandık odası gibi) closet n.
konser vb gibi bir etkinlikte sanatçıların sahne alma sırası lineup n.
şeytan gibi tip devil n.
halat gibi dolaştırma kinking n.
baba gibi davranış paternalism n.
kara kehribar gibi parlak siyah jet black n.
şeftali gibi etli meyvelerin çekirdeği pit n.
saman alevi gibi bir şey flash in the pan n.
engel (çit/duvar/korkuluk gibi) barrier n.
top gümbürtüsü gibi ses peal n.
inci gibi (diş) pearly n.
mavi gibi olma bluishness n.
tavşan kuyruğu gibi küçük kuyruk scut n.
arı gibi çalışan kimse bee n.
nabız gibi atma pulsing n.
alt sınıf öğrencilerini uşak gibi kullanma fagging n.
savaş gibi nedenlerle vatanını terk etmek zorunda bırakılmış kimse displaced person n.
tekne (gemi/vapur/sandal/yat gibi) boat n.
çalı gibi olma bushiness n.
otobüs gibi taşıtlarda bulunan ve yapılan hızı, duraklamaların süresini ve sürücünün ne kadar direks tachograph n.
uzayıp giden şeylerin kesiştikleri veya birleştikleri yer (akarsu, yol gibi) crossroad n.
ayı gibi kaba ve sert bearishness n.
ev gibi olan homeyness n.
in gibi dark and narrow place n.
ölü gibi olma effeteness n.
cehennem gibi yer inferno n.
hızır gibi yetişen devlet kuşu godsend n.
kutu gibi olma boxiness n.
şaka gibi görünen iğneleyici söz snide n.
özellikle güney afrika'da yuvarlak kulübe vb gibi basit yapı rondavel n.
halat gibi dolaşma kinking n.
tüy gibi hafif kimse featherweight n.
otobüs gibi kamunun ihtiyaçlarına yönelik işletilen araç public service vehicle n.
tuvalet malzemeleri (sabun/diş macunu/kolonya gibi) toiletries n.
peri gibi fairy n.
cin gibi çocuk elf n.
kompliman gibi gözüken eleştiri backhanded compliment n.
yeryüzüyle gökyüzünün birleşmiş gibi göründüğü yer horizon n.
nabız gibi atış pulsing n.
dev gibi olma enormousness n.
rüya gibi durum idyll n.
ev şekline sokulmuş veya ev gibi kullanılan tekne houseboat n.
ata biner gibi oturma straddle n.
kuru ve çabuk tutuşan madde (kav gibi) tinder n.
odun gibi görünmesini sağlama engraining n.
karavan gibi kullanılan minibüs camper n.
çocuk gibi ağlayan kimse cry baby n.
adam gibi adam a gentleman n.
çifte merdiven (çit gibi bir bölmenin üstünden geçmek için yapılmış) stile n.
kum tanesi gibi taş parçacığı grit n.
saman gibi gıdası az yiyecek roughage n.
bıçak gibi saplanma stab n.
misk gibi kokma durumu muskiness n.
küçük bir gemi gibi kullanılabilen tek direkli büyük sandal sloop n.
baykuş gibi olma owlishness n.
hamur gibi olma pastiness n.
ahır gibi ev sty n.