Blind... - Turco Inglés Diccionario

Blind...

Significados de "Blind..." con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
blind adj. kör
General
blind n. pusu
window blind n. panjur
red blind n. kırmızı renge karşı kör
blind date n. önceden tanışılmayan biriyle eğlence yeri lokanta vb'ne gitme
blind cultivation n. ön çapa
blind n. sokur
blind gut n. körbağırsak
roller blind n. stor
the blind n. körler
blind shaft n. içkuyu
blind n. alem
venetian blind n. güneşlik
blind n. güneşlik
blind n. perde
blind n. bahane
blind follower n. softa
blind arcade n. sağır sıra kemer
blind floor n. kördöşeme
double blind method n. çift kör yöntemi
blind alley n. çıkmaz
three blind mice n. bir bebek ninnisi
blind n. basiretsizlik
blind spot n. kendi önyargısının insanı anlamaktan engellediği konu
blind shaft n. dahili kuyu
blind flying n. kör uçuş
blind alley n. açmaz
blind n. avcıların avlarından gizlendiği yer
blind archway n. körkemer
blind person n. kör
blind valley n. kör vadi
blind n. jaluzi
blind alley n. çıkmaz sokak
blind date n. tanışma randevusu
blind flange n. kör tapa
blind arch n. kör kemer
blind arch n. sağır kemer
blind arch n. yalancı kemer
roller blind n. stor perde
roller blind n. makaralı güneşlik
blind love n. kara sevda
venetian blind n. jaluzi
venetian blind n. venedik storu
venetian blind n. panjur
blind bend n. kör viraj
blind n. güneş siperi
blind n. stor
blind faith n. kör inanç
awning blind n. güneş saçağı
awning blind n. markiz
blind text n. gizli metin
blind joint n. gizli geçme
blind street n. çıkmaz sokak
blind text n. gizli bilgi
blind obedience n. körü körüne bağlanma
blind-alley n. sonu olmayan şey
blind-deaf children n. kör ve sağır çocuklar
blind-alley n. çıkmaz sokak
color-blind n. akromatopsi
hoodman-blind n. körebe oyunu
blind n. abajur
blind study n. kör araştırma
blind eyes n. kör gözler
blind eyes n. görmeyen gözler
blind accident n. görünmez kaza
blind children n. kör çocuklar
star-blind n. yarı kör
blind hole n. kör kuyu
blind alley n. sonu olmayan şey
blind man's buff n. körebe
blind man's buff n. körebe oyunu
blind man's bluff n. körebe oyunu
blind faith n. körü körüne inanç
louvre blind n. jaluzi
blind curve n. kör viraj
blind spot n. kör nokta
blind rage n. cinnet
blind replication n. körü körüne kopyalama/taklit etme
blind allegiance n. körü körüne bağlılık
blind allegiance n. körü körüne biat
vision blind n. stor perde
blind mole n. kör köstebek
blind audition n. yarışmacıyı görmeden yapılan seçme
blind baggage n. arkasında kapı bulunmayan posta arabası
blind baggage n. arkasında kapı bulunmayan yük vagonu
blind stitching n. gizli dikiş
blind side n. dikkat edilmeyen taraf
blind spot n. takdir görmeyen alan
blind n. dalavere
blind side n. görüş açısı dışında kalan taraf
blind n. siperlik
blind date n. görücü usulü buluşma
blind spot n. (salon, yol) görmenin veya duymanın zor veya imkansız olduğu yer
blind n. hile
blind-reader [uk] n. okunaklı olmayan adresleri okumakla görevli postane memuru
blind n. siper
blind n. gerçek niteliği gizlemeyi amaçlayan şey
blind tiger [dialect] n. kaçak bar
blind n. lomboz panjuru
blind n. kimliğinin veya yaptığı işlerin bilinmesini istemeyen biri adına hareket eden kimse
blind n. at gözlüğü
blind n. görüş engelleyici
blind reader n. okunaklı olmayan adresleri okumakla görevli postane memuru
blind n. göz bağı
blind n. durak
blind n. yem
blind corner n. kör nokta
blind n. tuzak
blind spot n. hakkında bilgi sahibi olunmayan alan
blind man’s buff n. gerçekler bilinmeden yapılan şey
blind corner n. araba sürerken görülmeyen nokta
blind man’s buff n. hile ve şaşırtmaya dayalı şey
blind wall n. kör duvar
blind commitment n. körü körüne bağlanma
color-blind person n. renk körü kimse
color-blind person n. renk tonlarını ayırt edemeyen kimse
the deaf-blind n. hem sağır hem kör olanlar
blind v. körleştirmek
render blind v. körleştirmek
become blind v. körleşmek
blind v. saklamak
blind v. körletmek
blind v. göz kamaştırmak
go blind v. kör olmak
fly blind v. kör uçmak
have blind confidence in v. körü körüne inanmak
turn a blind eye v. görmezlikten gelmek
be blind drunk v. küfelik olmak
fly blind v. sadece içgüdülerine dayanarak idare etmek (tecrübesizlik veya birtakım eksiklikler yüzünden)
blind v. kör etmek
blind v. gözünü almak
blind v. göz almak
blind v. köreltmek
make blind v. kör etmek
blind v. kamaştırmak
turn a blind eye v. gözünü kapamak
blind v. kapatmak
be blind to someone's faults v. hatalarını görmezden gelmek
be blind to someone's faults v. kusurlarını görmezden gelmek
make someone blind v. (birisini) kör etmek
turn a blind eye to v. arka plana atmak
be turned a blind eye v. göz ardı edilmek
be turned a blind eye v. gözardı edilmek
turn a blind eye to something v. bir şeye göz yummak
turn a blind eye to something v. görmezden gelmek
turn a blind eye to something v. görmezlikten gelmek
be sand-blind v. kısmen kör olmak
go blind at the age of ten v. on yaşında kör olmak
play blind man's buff v. körebe oynamak
blind v. düşünemeyecek hale getirmek