siper - Turco Inglés Diccionario

siper

Significados de "siper" en diccionario inglés turco : 55 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
siper bulwark n.
The soldiers were waiting behind the bulwark.
Askerler siperin arkasında bekliyorlardı.

More Sentences
siper shield n.
The police used shields to blockade protesters from entering the city centre.
Polis, protestocuların şehir merkezine girmesini engellemek için siper kullandı.

More Sentences
siper trench n.
The general charged ten soldiers to dig a trench before dawn.
General, şafak vaktinden önce on tane siper kazmakla görevlendirdi.

More Sentences
General
siper foxhole n.
There are no atheists in foxholes.
Siperde ateist olmaz.

More Sentences
siper battlements n.
So for God's sake, Postcomm, get off the battlements and see sense!
Tanrı aşkına, Postcomm, siperlerden in ve mantıklı düşün!

More Sentences
siper parapet n.
The bomb destroyed the parapet made by the soldiers.
Bomba askerlerin yaptığı siperi imha etti.

More Sentences
siper protection n.
The police used the old iron door as protection.
Polis eski demir kapıyı kendine siper etti.

More Sentences
siper cover n.
Run for cover.
Siper alın.

More Sentences
siper blind n.
We took the pictures of animals from a ground blind.
Hayvanların fotoğraflarını gizli bir siperden çektik.

More Sentences
Technical
siper screen n.
The screen of trees was hiding the old building.
Ağaçların oluşturduğu siper eski evi gizlemekteydi.

More Sentences
Construction
siper parapet n.
The bomb destroyed the parapet made by the soldiers.
Bomba askerlerin yaptığı siperi imha etti.

More Sentences
Meteorology
siper screen n.
The screen of trees was hiding the old building.
Ağaçların oluşturduğu siper eski evi gizlemekteydi.

More Sentences
Military
siper trenches n.
You don’t want to die alone in the trenches?
Siperlerde tek başına ölmek istemiyor musun?

More Sentences
siper entrenchment n.
All of the soldiers were digging entrenchments.
Bütün askerler siper kazıyorlardı.

More Sentences
siper trench n.
The general charged ten soldiers to dig a trench before dawn.
General, şafak vaktinden önce on tane siper kazmakla görevlendirdi.

More Sentences
siper bulwark n.
The soldiers were waiting behind the bulwark.
Askerler siperin arkasında bekliyorlardı.

More Sentences
General
siper rampart n.
siper barricade n.
siper casemate n.
siper splashboard n.
siper outwork n.
siper earthwork n.
siper visor n.
siper shelter n.
siper eyeshade n.
siper peak n.
siper buckler n.
siper shade n.
siper aegis n.
siper dyke n.
siper dike n.
siper guard n.
siper guard plate n.
siper fender n.
siper egis n.
siper blindage n.
siper dug-out n.
siper dugout n.
siper breakwind [uk] n.
siper bastion N.
Technical
siper face shield n.
siper buckler n.
siper guard n.
siper arrestor n.
Telecom
siper shielding n.
Archaeology
siper agger n.
Military
siper rampier n.
siper intrenchment n.
siper rampart n.
siper parry n.
siper epaulement n.
siper lodgement [obsolete] n.
siper lodgment [obsolete] n.
Photography
siper baffle n.
Archaic
siper rampire n.

Significados de "siper" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
bir siper veya asker saffı boyunca ateş etme enfilading n.
siper savaşı trench warfare n.
dış açı oluşturan iki siper redan n.
siper harbi trench warfare n.
mazgallı siper crenellation n.
toprak siper sconce n.
hendek veya siper kazma entrenching n.
siper (kaskette) peak n.
mazgallı siper crenelation n.
elektromanyetik siper electromagnetic screen n.
küçük ışıklı siper cetra n.
tahkimatlı siper ravelin n.
tahkimatlı siper metris n.
siper demiri guard rail n.
siper ayağı trench foot n.
mazgallı siper castellation n.
eski surlarda üzerinde ateş etmek için açıklık bulunan mazgallı siper murdress n.
birden fazla sur veya siper benzeri set ile çevrili antik doneme ait dairesel askeri yapı multivallate hillfort n.
istihkam yüzüne neredeyse paralel uzun siper hattı parallel n.
hendeğin dibine kazılıp içinde yakılan ateşle kale savunması sağlayan siper coffer n.
(siper olarak) kum torbası sandbag n.
siper etmek screen v.
siper kazmak entrench v.
siper ile kuşatmak entrench v.
mazgallı siper yapmak crenelate v.
siper etmek shield v.
kum torbaları ile çevirmek (siper) sandbag v.
siper etmek shade v.
siper kazmak trench v.
siper almak take shelter v.
siper almak take shelter behind v.
siper kazmak dig a trench v.
siper ile korumak bulwark v.
siper etmek use as a shield v.
(gözüne) elini siper etmek shade v.
mazgallı siper yapmak crenellate v.
siper almak take cover v.
bir dizi siper kazarak hedefe ilerlemek trench [obsolete] v.
(siper) ile çevirmek enguard [obsolete] v.
siper etmek visor v.
siper kazmak grip [dialect] [uk] v.
siper takmak (kitap, makine, pencere) guard v.
siper olmak imbosom v.
siper almak cook [scotland] v.
(siper olarak) kum torbaları ile çevirmek sandbag v.
siper almak entrench v.
bir siper veya asker saffı boyunca ateş edilmiş enfiladed adj.
siper kazılmamış untrenched adj.
birden fazla sur veya siper benzeri set ile cevrili multivallate adj.
siper duvarı parapet N.
Phrasals
siper açmak trench at v.
siper açarak yaklaşmak trench at v.
koruyucu siper oluşturmak dig in v.
siper kazmak dig in (something) v.
siper kazmak dig in v.
koruyucu siper oluşturmak dig in (something) v.
siper kazmak dig in v.
koruyucu siper oluşturmak dig into (something) v.
koruyucu siper oluşturmak dig in v.
siper kazmak dig into (something) v.
Colloquial
eğilip siper almak duck and cover v.
eğil ve siper al (kendini koru/kolla) duck and cover expr.
Idioms
saldırıdan kaçmak için eğilip siper almak duck and cover v.
başkasını kendine siper etmek feed (someone) to the wolves v.
siper olmak be a shield to v.
Speaking
siper al attach to cover expr.
Technical
alçak siper breast work n.
elektriksel siper electrical shielding n.
raylarda kar birikmesini önleyen uzun siper snowbed n.
elektrostatik siper electrostatic shielding n.
ışık kırıcı siper antiglare shield n.
yüz için siper face shield n.
siper camı windshield n.
siper kazığı palisade n.
siper çeliği weathering steel n.
(kaynak yaparken kullanılan) siper apron n.
tek siper envelope n.
duvarları tamamen siper tahtalarından yapılmış ev weatherboard [australia/new zeeland] n.
Computer
manyetik siper magnetic screen n.
Construction
siper tahtası weatherboard n.
siper tahtası clapboard n.
siper tahtası weatherboarding n.
siper tahtasından oluşan alan weatherboarding n.
siper tahtasından yapılmış kaplama weatherboarding n.
geniş bir siper tahtası rusticating n.
alçak bir tür siper counterguard n.
koruma amaçlı inşa edilmiş siper crownwork n.
kaplayıcı siper crownwork n.
Traffic
canlı ağaç siper living tree fence n.
Aeronautic
yüz siper face shield n.
Marine
donanma gemisinde savaşanları korumak için konulan siper fight [obsolete] n.
siper altına koymak house v.
Medical
siper humması hiswerner disease n.
siper humması trench fever n.
Pathology
siper humması quintan n.
Breeding
atın alt çenesinden yularına bağlanan deri siper bib n.
History
(antik roma'da) kuşatmacıların kafalarının üzerinde üst üste binen kalkanlarıyla oluşturduğu siper testudo n.
eski kalelerde nöbetçi askerin bulunduğu siper guerite n.
Geography
kardan koruyan siper snowshed n.
çığ oluşmaması için yamaçlara yapılan siper snowshed n.
Military
toprak siper parapet n.
mevzii arkası siper parados n.
mazgallı siper battlement n.
ön siper üst kenarı fire crest n.
siper bıçağı trench knife n.
siper döşemeleri trench boards n.
ön siper parapet n.
siper havanı trench mortar n.
siper sığınağı trench shelter n.
siper -makas tertibatı gripper edge/side lay n.
siper havanı stokes mortar n.
siper harbi trench warfare n.
kale burcunda mazgallı siper battlement n.
arka siper parados n.
bir kişilik siper foxhole n.
bir kişilik siper one-man fox-hole n.
basit siper hasty trench n.
ön siper front-line trench n.
ön siper ve destek siperinden sonra kazılan üçüncü siper hattı reserve trench n.
mazgallı siper embattlement n.
siperden çıkıp başka bir yerde siper alma leaping from cover and taking cover n.
siper üzerinden çukura yuvarlanarak kullanılan çeşitli ebatlardaki el bombaları rampart grenades n.
set veya siper için kullanılan yığma toprak remblai n.
iki tabya arasında çukurda kalan siper tenaille n.
üçgen oluşturacak şekilde dışarıya doğru açılan, alttan destekli siper tenaillon n.
savaş sırasında romalı askerlerin kalkanlardan yaptığı siper giant tortoise n.
savaş sırasında romalı askerlerin kalkanlardan yaptığı siper tortoise n.
hendek veya sur boyunca uzanan koruyucu siper veya kale duvarı traverse n.
siper küreği entrenching tool n.
siper küreği trenching spade n.
kayalık bir uçurum boyunca yapılan küçük siper antestature n.
toprak siper earthwork n.
toprak siper earthworks n.
siper üzerinden ateş etme pozisyonundaki top barbette gun n.
topun siper üzerinden ateşlenebileceği şekilde yükseltilmiş top arabası barbette carriage n.
aralarındaki açıklıklardan ateş edilebilen bindirmeliklerin desteklediği çıkıntılı bir galeri veya siper machicoulis n.
düşmanı ateşe tutmak için savunma amaçlı açıklıkları olan galeri veya siper machicolation n.
eskiden kuşatma harekatındaki askerleri korumak için kullanılan taşınabilir siper veya zırh manta n.
eskiden kuşatma harekatındaki askerleri korumak için kullanılan taşınabilir siper veya zırh mantelet n.
(surda) bataryanın yer aldığı siper mask n.
keskin nişancıların konuşlandığı siper rifle pit n.
set ve hendekten meydana gelen dairesel siper ringwork n.
hilal biçimli siper demilune n.
siper veya taret ile kısmi olarak korunan top barbette gun n.
savunma yapılarında istilacılara karşı kullanılan öne çıkıntılı siper counterapproach n.
savunma yapılarında istilacılara karşı kullanılan öne çıkıntılı siper counter approach n.
düşman istihkamının altını kazan askerin korunmak amacı ile önüne yerleştirdiği, altı veya yedi fit uzunluğunda çalı demetleri ile doldurulmuş siper sap roller n.
hafif silah atışlarını kolaylaştıran siper fire trench n.
kum sepetlerinin yan yana konulup toprakla doldurulması şeklinde yapılan hızlı siper inşası flying sap n.
içinde keskin nişancının saklandığı, kamufle edilmiş bir kapağı veya örtüsü olan tek kişilik siper spider hole n.