England - Turco Inglés Diccionario

England

Significados de "England" en diccionario turco inglés : 3 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
england n. ingiltere
General
england N. İngiltere
Politics
england n. ingiltere ve galler krallığı

Significados de "England" con otros términos en diccionario inglés turco: 145 resultado(s)

Inglés Turco
General
church of england n. ingiliz kilisesi
contemporary england n. çağdaş ingiltere
new england n. yeni ingiltere
primate of all england n. canterbury başpiskoposu
queen of england n. ingiltere kraliçesi
north west england n. kuzey batı ingiltere
england national flag n. ingiltere milli bayrağı
backcast [northern england] n. aksilik
backcast [northern england] n. nüksetme
backcast [northern england] n. aksaklık
wean [scotland/northern england] n. bebek
wean [scotland/northern england] n. çocuk
wommit [dialect] [southern england] n. aptal kimse
wommit [dialect] [southern england] n. ahmak kimse
blob (new england) n. çiçek
blow [dialect] [northern england] n. mavi
mizzy maze [dialect] [southwest england] n. karmaşa
mizzy maze [dialect] [southwest england] n. kafa karışıklığı hali
mizzy maze [dialect] [southwest england] n. kargaşa
lum [scotland/northern england] n. derin havuz
mux [new england] n. dağınıklık
mux [new england] n. düzensizlik
mux [new england] n. karışıklık
clam-flat [new england] n. yumuşak gel-git düzlüğünde midyelerin gizlendiği bölüm
gote [dialect] [scotland/northern england] n. derin bataklık
road agent [new england] n. yol görevlisi
road agent [new england] n. yol sorumlusu
con [dialect] [england] n. muştayla vurma
con [dialect] [england] n. muştayla dövme
bangle [dialect] (england) v. boşa harcamak
bangle [dialect] (england) v. çarçur etmek
jook [scotland/northern england] v. bir şeyden hızlıca kaçmak
jook [scotland/northern england] v. hileyle atlatmak
whittle [northern england] v. (bir şey hakkında) durmaksızın endişelenmek
whittle [northern england] v. (bir şey hakkında) durmaksızın şikayet etmek
mux [new england] v. dağıtmak
mux [new england] v. karıştırmak
dacker [scotland/north england] v. dolanmak
dacker [scotland/north england] v. başıboş gezinmek
dacker [scotland/north england] v. sallanmak
dacker [scotland/north england] v. tereddüt etmek
dacker [scotland/north england] v. tökezlemek
dacker [scotland/north england] v. kararsızca davranmak
dacker [scotland/north england] v. aylak aylak gezmek
dacker [scotland] [north england] v. bocalamak
dacker [scotland/north england] v. titremek
dacker [scotland/north england] v. yavaşça hareket etmek
dacker [scotland/north england] v. ikircikli davranmak
dacker [scotland/north england] v. yalpalamak
dacker [scotland/north england] v. sendelemek
imitate [dialect] [england] v. kalkışmak
imitate [dialect] [england] v. çaba göstermek
imitate [dialect] [england] v. girişimde bulunmak
cant [scotland/northern england] adj. içten
cant [scotland/northern england] adj. canlı
cant [scotland/northern england] adj. neşeli
cant [scotland/northern england] adj. samimi
blake [dialect] [england] adj. sarı (yiyecek)
back to england adj. ingiltere'ye geri dönmüş
back to england adj. ingiltere'ye dönmüş
concerned [dialect] [england] adj. sarhoş
concerned [dialect] [england] adj. alkollü
c. of e. (church of england) abrev. ingiltere kilisesi
c. of e. (church of england) abrev. ingiliz kilisesi
Colloquial
audacious (england) adv. çok fazla
audacious (england) adv. aşırı
he/she can talk/eat for england [uk] expr. çok fazla konuşur, yer
Idioms
close (one's) eyes and think of england v. zor veya istenmeyen bir durum karşısında hayallere dalmak
close (one's) eyes and think of england v. (kadın için) istenmeyen veya hoşa gitmeyen bir cinsel birlikteliği daha hoş düşüncelerle dikkatini dağıtarak sürdürmek
he/she can talk for england v. çok fazla konuşmak
close (one's) eyes and think of england v. gözlerini yumup dişini sıkmak
close (one's) eyes and think of england v. dişini sıkmak
close (one's) eyes and think of england v. kötü/istenmeyen bir duruma gözünü kapatıp/başka şeyler düşünerek dayanmak
lie back and think of england v. (kadın için) istenmeyen veya hoşa gitmeyen bir cinsel birlikteliği daha hoş düşüncelerle dikkatini dağıtarak sürdürmek
lie back and think of england v. kötü/istenmeyen bir duruma başka şeyler düşünerek dayanmak
lie back and think of england v. sırt üstü yatıp ingiltere'yi hayal etmek
lie back and think of england v. dişini sıkmak
lie back and think of england v. zor veya istenmeyen bir durum karşısında hayallere dalmak
lie back and think of england v. başka şeyler düşünerek dişini sıkmak
shut (one's) eyes and think of england [uk] v. zor veya istenmeyen bir durum karışışında hayallere dalmak
shut (one's) eyes and think of england [uk] v. dişini sıkmak
shut (one's) eyes and think of england [uk] v. gözlerini kapatıp ingiltere'yi düşünmek
shut (one's) eyes and think of england [uk] v. (kadın için) istenmeyen veya hoşa gitmeyen bir cinsel birlikteliği daha hoş düşüncelerle dikkatini dağıtarak sürdürmek
shut (one's) eyes and think of england [uk] v. kötü/istenmeyen bir duruma gözünü kapatıp/başka şeyler düşünerek dayanmak
shut (one's) eyes and think of england [uk] v. gözlerini yumup dişini sıkmak
for england adv. çok
for england adv. fazla
for England adv. çok fazla
for England adv. çok
for England adv. fazla
and I'm the king of england expr. ufak at da civcivler yesin
close (one's) eyes and think of england expr. gözlerini kapa ve ingiltere'yi düşün
for England expr. çok fazla
Speaking
what part of england are you from? expr. ingiltere'nin neresindensin?
what part of england are you from? expr. ingiltere'nin neresindensiniz?
how long will you stay in england? expr. ingiltere'de ne kadar kalacaksınız?
I want to go to england expr. ben ingiltere'ye gitmek istiyorum
Trade/Economic
bank of england n. ingiltere bankası
bank of england n. ingiltere merkez bankası
central bank of england n. ingiltere merkez bankası
bank of england n. ingiliz merkez bankası
central bank of england n. ingiliz merkez bankası
bank of england n. ingiltere merkez bankası
Law
bank of england n. ingiltere bankası
lord chief justice of england n. yüksek mahkeme kraliyet dairesi başkanı
law society of england and wales n. ingiltere ve galler hukuk cemiyeti
lord high chancellor of england n. krallığın en yüksek mertebeli hukuk insanı olup yüksek mahkemenin başkanlığını yapan kimse
Politics
primate of england n. york başpiskoposu
the lord chamberlain of england n. taç giyme töreninin olduğu gün, krala hizmet eden ve westminster sarayının ihtiyaçlarını gideren kraliyet memuru
lord high treasurer of england n. geçmişte ingiltere'de lord sıfatındaki maliye bakanı
earl marshal of england [brit] n. ingiltere mareşal kontu
king of england n. ingiltere kralı
cpre (council for the protection of rural england) abrev. kırsal ingiltere'yi koruma komisyonu
Technical
brazil [dialect] [england] n. demir piritler
brazil [dialect] [england] n. bol miktarda pirit içeren kömür
Architecture
linney [southwest england] n. sundurma
Traffic
live parking [new england] n. araçla bekleme yapma
live parking [new england] n. aracın motorunu durdurmadan park etme
Gastronomy
new england clam chowder n. istiridye, soğan domuz eti, patates ve süt ile yapılan koyu bir çorba
new england boiled dinner n. havuç, patates ve lahana gibi sebzelerle kaynatılmış et tabağı
whitepot [southwest england] n. tencerede pişirilen bir tür krema veya muhallebi
Botanic
new england aster (aster novae-angliae) n. kuzey amerika'da yetişen, gösterişli morumsu çiçekleri olan çok yıllık bir bitki
bush [dialect] [england] n. diken
owler [northern england] n. kızılağaç
Social Sciences
middle england n. ingiliz toplumunun çoğunlukla banliyö ve kırsalda yaşayan orta sınıfının temsili
Education
cultural history of england n. ingiliz kültür tarihi
History
ecclesiastical commissioners for england n. ingiltere kilise komisyonu üyeleri
ecclesiastical commissioners for england n. ingiltere kilise komisyonu delegeleri
Religious
church of england n. merkezi canterbury'de bulunan ingiltere ulusal kilisesi
Geography
new england n. kuzey dakota eyaletinde şehir
new england n. güney avustralya’nın kuzey yaylalarında bir bölge
new england range n. güneydoğu avustralya’da bir dağ silsilesi ve plato
moss [scotland/north england] n. bataklık
moss [scotland/north england] n. batak
lum [scotland/northern england] n. ormanlık vadi
lum [scotland/northern england] n. ağaçlık vadi
Meteorology
open [new england] adj. (iklim, mevsim) ılık
open [new england] adj. (hava) açık
Football
fa cup (england) n. federasyon kupası yarışı
fa cup (england) n. federasyon kupası
Ornithology
winnard [southwest england] n. balıkçıl
comeback [dialect] [england] n. beçtavuğu
British Slang
it's a bit black over bill's mother's (north west england use) expr. (bulutlardan) hava karardı yağmur yağacak gibi
Modern Slang
ahint (behind) [north-east england] adv. arkada
ahint (behind) [north-east england] adv. arkasında