Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
reduced variable
Nylonrohr
agent technique
wireless bridge
be sharp
further analysis
telephone operator
unusable
besiege
stick something onsomething
risk level
brigantine
boot strap unit
group analysis
sciences
szenicsite
operating lever
cursedness
Horned Grebe
siogoonate
unauthorised terms
joint instability
auditing processing
neck of beef
drain channel
England
Geçmiş
Cümleler
"England"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 3 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Yaygın Kullanım
1
Yaygın Kullanım
england
i.
ingiltere
Genel
2
Genel
england
N.
İngiltere
Siyasal
3
Siyasal
england
i.
ingiltere ve galler krallığı
"England"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 145 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
church of england
i.
ingiliz kilisesi
2
Genel
contemporary england
i.
çağdaş ingiltere
3
Genel
new england
i.
yeni ingiltere
4
Genel
primate of all england
i.
canterbury başpiskoposu
5
Genel
queen of england
i.
ingiltere kraliçesi
6
Genel
north west england
i.
kuzey batı ingiltere
7
Genel
england national flag
i.
ingiltere milli bayrağı
8
Genel
backcast [northern england]
i.
aksilik
9
Genel
backcast [northern england]
i.
nüksetme
10
Genel
backcast [northern england]
i.
aksaklık
11
Genel
wean [scotland/northern england]
i.
bebek
12
Genel
wean [scotland/northern england]
i.
çocuk
13
Genel
wommit [dialect] [southern england]
i.
aptal kimse
14
Genel
wommit [dialect] [southern england]
i.
ahmak kimse
15
Genel
blob (new england)
i.
çiçek
16
Genel
blow [dialect] [northern england]
i.
mavi
17
Genel
mizzy maze [dialect] [southwest england]
i.
karmaşa
18
Genel
mizzy maze [dialect] [southwest england]
i.
kafa karışıklığı hali
19
Genel
mizzy maze [dialect] [southwest england]
i.
kargaşa
20
Genel
lum [scotland/northern england]
i.
derin havuz
21
Genel
mux [new england]
i.
dağınıklık
22
Genel
mux [new england]
i.
düzensizlik
23
Genel
mux [new england]
i.
karışıklık
24
Genel
clam-flat [new england]
i.
yumuşak gel-git düzlüğünde midyelerin gizlendiği bölüm
25
Genel
gote [dialect] [scotland/northern england]
i.
derin bataklık
26
Genel
road agent [new england]
i.
yol görevlisi
27
Genel
road agent [new england]
i.
yol sorumlusu
28
Genel
con [dialect] [england]
i.
muştayla vurma
29
Genel
con [dialect] [england]
i.
muştayla dövme
30
Genel
bangle [dialect] (england)
f.
boşa harcamak
31
Genel
bangle [dialect] (england)
f.
çarçur etmek
32
Genel
jook [scotland/northern england]
f.
bir şeyden hızlıca kaçmak
33
Genel
jook [scotland/northern england]
f.
hileyle atlatmak
34
Genel
whittle [northern england]
f.
(bir şey hakkında) durmaksızın endişelenmek
35
Genel
whittle [northern england]
f.
(bir şey hakkında) durmaksızın şikayet etmek
36
Genel
mux [new england]
f.
dağıtmak
37
Genel
mux [new england]
f.
karıştırmak
38
Genel
dacker [scotland/north england]
f.
dolanmak
39
Genel
dacker [scotland/north england]
f.
başıboş gezinmek
40
Genel
dacker [scotland/north england]
f.
sallanmak
41
Genel
dacker [scotland/north england]
f.
tereddüt etmek
42
Genel
dacker [scotland/north england]
f.
tökezlemek
43
Genel
dacker [scotland/north england]
f.
kararsızca davranmak
44
Genel
dacker [scotland/north england]
f.
aylak aylak gezmek
45
Genel
dacker [scotland] [north england]
f.
bocalamak
46
Genel
dacker [scotland/north england]
f.
titremek
47
Genel
dacker [scotland/north england]
f.
yavaşça hareket etmek
48
Genel
dacker [scotland/north england]
f.
ikircikli davranmak
49
Genel
dacker [scotland/north england]
f.
yalpalamak
50
Genel
dacker [scotland/north england]
f.
sendelemek
51
Genel
imitate [dialect] [england]
f.
kalkışmak
52
Genel
imitate [dialect] [england]
f.
çaba göstermek
53
Genel
imitate [dialect] [england]
f.
girişimde bulunmak
54
Genel
cant [scotland/northern england]
s.
içten
55
Genel
cant [scotland/northern england]
s.
canlı
56
Genel
cant [scotland/northern england]
s.
neşeli
57
Genel
cant [scotland/northern england]
s.
samimi
58
Genel
blake [dialect] [england]
s.
sarı (yiyecek)
59
Genel
back to england
s.
ingiltere'ye geri dönmüş
60
Genel
back to england
s.
ingiltere'ye dönmüş
61
Genel
concerned [dialect] [england]
s.
sarhoş
62
Genel
concerned [dialect] [england]
s.
alkollü
63
Genel
c. of e. (church of england)
kısalt.
ingiltere kilisesi
64
Genel
c. of e. (church of england)
kısalt.
ingiliz kilisesi
Konuşma Dili
65
Konuşma Dili
audacious (england)
zf.
çok fazla
66
Konuşma Dili
audacious (england)
zf.
aşırı
67
Konuşma Dili
he/she can talk/eat for england [uk]
expr.
çok fazla konuşur, yer
Deyim
68
Deyim
close (one's) eyes and think of england
f.
zor veya istenmeyen bir durum karşısında hayallere dalmak
69
Deyim
close (one's) eyes and think of england
f.
(kadın için) istenmeyen veya hoşa gitmeyen bir cinsel birlikteliği daha hoş düşüncelerle dikkatini dağıtarak sürdürmek
70
Deyim
he/she can talk for england
f.
çok fazla konuşmak
71
Deyim
close (one's) eyes and think of england
f.
gözlerini yumup dişini sıkmak
72
Deyim
close (one's) eyes and think of england
f.
dişini sıkmak
73
Deyim
close (one's) eyes and think of england
f.
kötü/istenmeyen bir duruma gözünü kapatıp/başka şeyler düşünerek dayanmak
74
Deyim
lie back and think of england
f.
(kadın için) istenmeyen veya hoşa gitmeyen bir cinsel birlikteliği daha hoş düşüncelerle dikkatini dağıtarak sürdürmek
75
Deyim
lie back and think of england
f.
kötü/istenmeyen bir duruma başka şeyler düşünerek dayanmak
76
Deyim
lie back and think of england
f.
sırt üstü yatıp ingiltere'yi hayal etmek
77
Deyim
lie back and think of england
f.
dişini sıkmak
78
Deyim
lie back and think of england
f.
zor veya istenmeyen bir durum karşısında hayallere dalmak
79
Deyim
lie back and think of england
f.
başka şeyler düşünerek dişini sıkmak
80
Deyim
shut (one's) eyes and think of england [uk]
f.
zor veya istenmeyen bir durum karışışında hayallere dalmak
81
Deyim
shut (one's) eyes and think of england [uk]
f.
dişini sıkmak
82
Deyim
shut (one's) eyes and think of england [uk]
f.
gözlerini kapatıp ingiltere'yi düşünmek
83
Deyim
shut (one's) eyes and think of england [uk]
f.
(kadın için) istenmeyen veya hoşa gitmeyen bir cinsel birlikteliği daha hoş düşüncelerle dikkatini dağıtarak sürdürmek
84
Deyim
shut (one's) eyes and think of england [uk]
f.
kötü/istenmeyen bir duruma gözünü kapatıp/başka şeyler düşünerek dayanmak
85
Deyim
shut (one's) eyes and think of england [uk]
f.
gözlerini yumup dişini sıkmak
86
Deyim
for england
zf.
çok
87
Deyim
for england
zf.
fazla
88
Deyim
for England
zf.
çok fazla
89
Deyim
for England
zf.
çok
90
Deyim
for England
zf.
fazla
91
Deyim
and I'm the king of england
expr.
ufak at da civcivler yesin
92
Deyim
close (one's) eyes and think of england
expr.
gözlerini kapa ve ingiltere'yi düşün
93
Deyim
for England
expr.
çok fazla
Konuşma
94
Konuşma
what part of england are you from?
expr.
ingiltere'nin neresindensin?
95
Konuşma
what part of england are you from?
expr.
ingiltere'nin neresindensiniz?
96
Konuşma
how long will you stay in england?
expr.
ingiltere'de ne kadar kalacaksınız?
97
Konuşma
I want to go to england
expr.
ben ingiltere'ye gitmek istiyorum
Ticaret/Ekonomi
98
Ticaret/Ekonomi
bank of england
i.
ingiltere bankası
99
Ticaret/Ekonomi
bank of england
i.
ingiltere merkez bankası
100
Ticaret/Ekonomi
central bank of england
i.
ingiltere merkez bankası
101
Ticaret/Ekonomi
bank of england
i.
ingiliz merkez bankası
102
Ticaret/Ekonomi
central bank of england
i.
ingiliz merkez bankası
103
Ticaret/Ekonomi
bank of england
i.
ingiltere merkez bankası
Hukuk
104
Hukuk
bank of england
i.
ingiltere bankası
105
Hukuk
lord chief justice of england
i.
yüksek mahkeme kraliyet dairesi başkanı
106
Hukuk
law society of england and wales
i.
ingiltere ve galler hukuk cemiyeti
107
Hukuk
lord high chancellor of england
i.
krallığın en yüksek mertebeli hukuk insanı olup yüksek mahkemenin başkanlığını yapan kimse
Siyasal
108
Siyasal
primate of england
i.
york başpiskoposu
109
Siyasal
the lord chamberlain of england
i.
taç giyme töreninin olduğu gün, krala hizmet eden ve westminster sarayının ihtiyaçlarını gideren kraliyet memuru
110
Siyasal
lord high treasurer of england
i.
geçmişte ingiltere'de lord sıfatındaki maliye bakanı
111
Siyasal
earl marshal of england [brit]
i.
ingiltere mareşal kontu
112
Siyasal
king of england
i.
ingiltere kralı
113
Siyasal
cpre (council for the protection of rural england)
kısalt.
kırsal ingiltere'yi koruma komisyonu
Teknik
114
Teknik
brazil [dialect] [england]
i.
demir piritler
115
Teknik
brazil [dialect] [england]
i.
bol miktarda pirit içeren kömür
Mimarlık
116
Mimarlık
linney [southwest england]
i.
sundurma
Trafik
117
Trafik
live parking [new england]
i.
araçla bekleme yapma
118
Trafik
live parking [new england]
i.
aracın motorunu durdurmadan park etme
Mutfak
119
Mutfak
new england clam chowder
i.
istiridye, soğan domuz eti, patates ve süt ile yapılan koyu bir çorba
120
Mutfak
new england boiled dinner
i.
havuç, patates ve lahana gibi sebzelerle kaynatılmış et tabağı
121
Mutfak
whitepot [southwest england]
i.
tencerede pişirilen bir tür krema veya muhallebi
Botanik
122
Botanik
new england aster (aster novae-angliae)
i.
kuzey amerika'da yetişen, gösterişli morumsu çiçekleri olan çok yıllık bir bitki
123
Botanik
bush [dialect] [england]
i.
diken
124
Botanik
owler [northern england]
i.
kızılağaç
Sosyal Bilimler
125
Sosyal Bilimler
middle england
i.
ingiliz toplumunun çoğunlukla banliyö ve kırsalda yaşayan orta sınıfının temsili
Eğitim
126
Eğitim
cultural history of england
i.
ingiliz kültür tarihi
Tarih
127
Tarih
ecclesiastical commissioners for england
i.
ingiltere kilise komisyonu üyeleri
128
Tarih
ecclesiastical commissioners for england
i.
ingiltere kilise komisyonu delegeleri
Dini
129
Dini
church of england
i.
merkezi canterbury'de bulunan ingiltere ulusal kilisesi
Coğrafya
130
Coğrafya
new england
i.
kuzey dakota eyaletinde şehir
131
Coğrafya
new england
i.
güney avustralya’nın kuzey yaylalarında bir bölge
132
Coğrafya
new england range
i.
güneydoğu avustralya’da bir dağ silsilesi ve plato
133
Coğrafya
moss [scotland/north england]
i.
bataklık
134
Coğrafya
moss [scotland/north england]
i.
batak
135
Coğrafya
lum [scotland/northern england]
i.
ormanlık vadi
136
Coğrafya
lum [scotland/northern england]
i.
ağaçlık vadi
Meteoroloji
137
Meteoroloji
open [new england]
s.
(iklim, mevsim) ılık
138
Meteoroloji
open [new england]
s.
(hava) açık
Futbol
139
Futbol
fa cup (england)
i.
federasyon kupası yarışı
140
Futbol
fa cup (england)
i.
federasyon kupası
Kuşbilim
141
Kuşbilim
winnard [southwest england]
i.
balıkçıl
142
Kuşbilim
comeback [dialect] [england]
i.
beçtavuğu
İngiliz Argosu
143
İngiliz Argosu
it's a bit black over bill's mother's (north west england use)
expr.
(bulutlardan) hava karardı yağmur yağacak gibi
Modern Argo
144
Modern Argo
ahint (behind) [north-east england]
zf.
arkada
145
Modern Argo
ahint (behind) [north-east england]
zf.
arkasında
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of England
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy