Figure - Turco Inglés Diccionario

Figure

Significados de "Figure" en diccionario turco inglés : 66 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
figure n. rakam
figure n. şekil
General
figure n. tavır
figure n. hal
figure n. fiyat
figure n. insan tasviri
figure n. suret
figure n. resim
figure n. boy bos
figure n. şahıs
figure n. endam
figure n. figür
figure n. sima
figure n. çehre
figure n. görünüş
figure n. şahsiyet
figure n. istiare
figure n. yüz
figure n. değer
figure n. numara
figure n. beti
figure n. vücut yapısı
figure n. gösteriş
figure n. adet
figure n. biçim
figure n. kişi
figure n. sayı
figure n. desen
figure n. boy pos
figure n. kişilik
figure n. iyi tanınan kimse
figure n. diyagram
figure n. meblağ
figure n. form
figure n. silüet
figure n. artistik (patinaj)
figure v. resmetmek
figure v. anlamı olmak
figure v. rol oynamak
figure v. hesaplamak
figure v. süslemek
figure v. düşünmek
figure v. şekillendirmek
figure v. tasvir etmek
figure v. yer almak
figure v. ifade etmek
figure v. desenlemek
figure v. görünmek
Technical
figure n. biçim
figure n. desen
figure n. sayı
Textile
figure n. broşe
figure v. fasonlamak
Math
figure n. geometrik şekil
Logic
figure n. ortadaki terimin bulunabileceği dört konuma göre kıyasın alabileceği form
Biochemistry
figure n. çizit
Linguistics
figure n. beti
figure n. değişmece
figure n. figür
Music
figure n. müzikteki nota ve sus biçimleri
figure n. (dansta) belirgin adım grubu
figure n. (buz pateni) bir dizi hareketle yapılan motif
figure n. daha büyük bir parça veya yapının temelini oluşturan kısa bir melodik veya armonik birim
figure v. armoniyi belirtmek için pes bölümün alt veya üst kısmına belirli sayılar yazmak
figure v. süslemek
Painting
figure n. figür

Significados de "Figure" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
Traffic
figüre windrow n.

Significados de "Figure" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
cult figure n. idol
round figure n. yuvarlak hesap
shadowy figure n. hayatı hakkında az şey bilinen kimse
figure of speech n. mecaz
figure of speech n. kinaye
figure skating n. artistik buz pateni
round figure n. büyük bir miktar
plane figure n. düzlem şekil
round figure n. yuvarlanmış rakam
ambiguous figure n. belirsiz figür
figure drawing n. figür çizimi
lay figure n. önemsiz kimse
round figure n. çok miktar
noise figure n. gürültü faktörü
figure skater n. artistik patinajcı
figure skating n. artistik patinaj
lay figure n. model
shadowy figure n. kim olduğu belli olmayan
figure skating n. figür pateni
human figure n. insan figürü
key figure n. anahtar figür
key figure n. en önemli figür
official figure n. resmi rakam
public figure n. halk figürü
sales figure n. satış rakamı
import figure n. ithalat rakamı
ash retention figure n. kül içindeki yanmamış madde
figure of merit n. başarım ölçüsü
figure caption n. şekil altı
figure of linearity n. doğrusallık ölçüsü
figure of speech n. istiare
figure of merit n. kar haddi
figure of speech n. eğretileme
lay figure n. mağaza mankeni
lay figure n. giysi mankeni
ballpark figure n. takribi rakam
ballpark figure n. tahmini sayı
ballpark figure n. takribi hesap
ballpark figure n. tahmini rakam
ballpark figure n. kaba hesap
ballpark figure n. takribi sayı
ballpark figure n. tahmini hesap
cult figure n. put
well-known figure n. meşhur kişi
geometrical figure n. geometrik şekil
public figure n. kamuya mal olmuş kişi
action figure n. aksiyon figürü
hate figure n. nefret nesnesi
hate figure n. nefret objesi
hate figure n. nefret edilen şey
hate figure n. nefret edilen kişi
missing figure n. eksik rakam
wax figure n. balmumu heykeli
historical figure n. tarihi kişilik
historical figure n. tarihsel şahsiyet
historical figure n. tarihsel kişilik
historical figure n. tarihi şahsiyet
action figure n. koleksiyon figürü
stick figure n. çöp adam
solid figure n. üç boyutlu şekil
three-dimensional figure n. üç boyutlu şekil
authority figure n. otorite figürü
mother figure n. anne figürü
mother figure n. anaç ve otoriter yaşlı kadın
father-figure n. duygusal olarak baba yerine geçen kimse
father figure n. duygusal olarak baba yerine geçen kimse
figure caster n. yıldız falcısı
figure eight n. şekil olarak sekiz rakamına benzeyen motif veya temsil
figure of eight n. güvenliği sağlamak amacıyla çift halatla sekiz rakamı şeklinde atılan dağcılık düğümü
fig. (figure) n. figür
fig. (figure) n. resim
figure of eight n. ipin makaradan çıkmasını engellemek için sekiz rakamı şeklinde atılan düğüm
figure caster n. astrolog
figure of eight n. olta ipine sinek takmak için kullanılan bir balıkçı düğümü
figure of speech n. sahip olduğu kelimelerin her zamanki veya gerçek anlamlarının kullanılmayıp benzetme, metafor veya kişileştirme içeren ifade
figure of merit n. belirli bir sistem, malzeme veya prosedürün verimliliğini temsil eden sayısal ifade
public figure n. ünlü kimse
public figure n. şöhretli kimse
public figure n. kötü şöhretli kimse
public figure n. toplumun ilgisinin üzerinde olduğu kimse
public figure n. kamusal bir olaya karışan kimse
central figure n. merkezi figür
central figure n. ana figür
central figure n. ana kişi
central figure n. durumun merkezindeki kişi veya nesne
stick figure n. tek boyutlu karakter
stick figure n. tip
significant figure n. anlamlı rakam
figure out v. anlamak
figure up v. bir hesabı toplamak
figure out v. çözmek
figure out v. halletmek
figure on v. ummak
figure on v. güvenmek
keep one's figure v. vücut hatlarını korumak
cut a poor figure v. beklenen ilgiyi çekememek
figure out at v. ulaşmak
figure out v. hesaplamak
figure on v. hesaba katmak
figure out at v. tutmak
figure on v. kestirmek
figure up v. hesaplamak
figure on v. planlamak
figure out v. düşünerek bulmak
figure out v. -i çözmek
figure in v. ilave etmek
figure in v. hesaba dahil etmek
figure in v. bir toplama ilave etmek
figure out v. bir şeyin nedenini kestirmek
become a celebrity figure v. tanınan/tanınmış/ünlü biri olmak
figure out v. çaresine bakmak
put a figure on v. rakamlara dökmek
figure out v. halletmek
figure out v. çözmek
double figure [uk] adj. çift haneli
double figure [uk] adj. çift rakamlı
figure-conscious adj. bedenini ince ve çekici tutmakla ilgilenen
single-figure adj. tek basamaklı
single-figure adj. tek basamaklı sayılar ile ilgili
Phrasals
figure out n. keşfetmek
figure someone out v. birini çözmek/anlamak
figure (someone) as (something) v. olarak görmek/düşünmek
figure someone as something v. olarak görmek/düşünmek
figure someone as something v. birini bir şey olarak değerlendirmek
figure someone as something v. birini bir şey olarak tanımlamak
figure in (something) v. (bir şeyi) hesaba katmak
figure into (something) v. (bir şeye) ilave etmek
figure someone or something in (something) v. birini/bir şeyi (hesaba/toplama) eklemek
figure someone or something out v. birini/bir şeyi anlamak
figure on (someone or something) v. (birine/bir şeye) güvenmek
figure someone or something in (something) v. birini/bir şeyi (hesaba/toplama) dahil etmek
figure in something v. bir şeyde rol oynamak
figure someone or something in v. birini/bir şeyi hesaba/toplama eklemek
figure someone or something into (something) v. birini/bir şeyi (bir şeye) eklemek/dahil etmek
figure in (something) v. (bir şeye) ilave etmek
figure into (something) v. (hesaba/toplama) dahil etmek
figure someone or something in v. birini/bir şeyi (hesaba/toplama) eklemek
figure someone or something in v. birini/bir şeyi ilave etmek
figure someone or something in v. birini/bir şeyi (bir şeye) ilave etmek
figure in (something) v. (bir şeyde) önemli rol oynamak
figure someone or something into (something) v. birini/bir şeyi (hesaba/toplama) eklemek
figure on (something) v. (bir şeyi) tahmin etmek
figure as v. olarak tanımlamak
figure on (something) v. (bir şeyi) ummak
figure someone or something in v. birini/bir şeyi eklemek/dahil etmek
figure someone or something in v. birini/bir şeyi (bir şeye) eklemek/dahil etmek
figure into (something) v. (hesaba/toplama) eklemek
figure someone or something into (something) v. birini/bir şeyi (hesaba/toplama) dahil etmek
figure someone or something out v. birini/bir şeyi çözmek
figure in (something) v. (bir şeyde) önemli bir etken olmak