Limit - Turco Inglés Diccionario

Limit

Significados de "Limit" en diccionario turco inglés : 43 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
limit n. sınır
limit n. limit
limit v. sınırlandırmak
limit v. kısıtlamak
limit v. sınırlamak
General
limit n. had
limit n. kenar
limit n. müsaade edilen en büyük sayı veya miktar
limit n. hat
limit n. nihayet
limit n. erey
limit n.
limit n. hudut
limit n. plen
limit n. çekilmez kişi/şey
limit v. limit koymak
limit v. daraltmak
limit v. belirlemek
limit v. tahdit etmek
limit v. kuşatmak
limit v. hasretmek
limit v. limitlerini belirlemek
limit v. sınır koymak
limit v. sınırlama getirmek
limit v. limitlemek
limit v. sınırlandırmaya tabi tutmak
limit v. sınırlamak
limit v. takyit etmek
limit N. kısıt
Trade/Economic
limit n. azami fiyat
limit n. hudut
limit n. limit
limit n. son
limit n. tavan
limit n.
Law
limit n. tahdit
limit v. tahdit etmek
Technical
limit v. kısıtlamak
limit v. sınırlamak
Automotive
limit n. limit
limit v. sınırlamak
Math
limit n. limit
Biochemistry
limit n. kısıtlama

Significados de "Limit" en diccionario inglés turco : 24 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
limit limit n.
General
limit terminus n.
limit limitation n.
limit pale n.
limit stint n.
limit boundary n.
limit tether n.
limit measure n.
limit hold-down n.
limit mitigation n.
limit butt [obsolete] n.
limit holddown n.
limit barrier n.
limit parameter n.
limit scantling [obsolete] n.
limit solstice n.
limit solstice n.
Trade/Economic
limit limit n.
limit margin n.
Technical
limit bound n.
Automotive
limit limit n.
Math
limit limit n.
limit lim. (limit) abrev.
Archaic
limit stent n.

Significados de "Limit" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
limit on the right n. sağdan limit
speed limit n. azami sürat
time limit n. zaman sınırı
price limit n. fiyat haddi
limit point n. limit noktası
central limit theorem n. merkezi sınır teoremi
left hand limit n. soldan limit
limit on the left n. soldan limit
fatigue limit n. yorulma sınırı
detection limit n. bulma sınırı
credit limit n. kredi limiti
limit of audibility n. işitilebilirlik sınırı
limit of elasticity n. esneklik sınırı
lower confidence limit n. alt güven sınırı
limit value n. sınır değer
limit of weight n. ağırlık sınırı
limit molar conductivity n. sınır molar iletkenlik
limit inferior n. alt sınır
load limit n. istiap haddi
limit check n. limit denetimi
limit equivalent conductance n. sınır eşdeğer iletkenlik
limit of error n. hata sınırı
time limit n. süre sınırı
liquid limit n. likit limit
speed limit n. asgari sürat
threshold limit value n. zehirlilik sınır değeri
limit superior n. üst sınır
lower limit n. alt limit
limit of a sequence n. dizinin limiti
age limit n. yaş haddi
upper limit n. üst sınır
limit of meaningfulness n. anlamlılık sınırı
limit excess n. limit aşımı
above limit n. sınır üstü
certain limit n. belirli sınır
letter of guaranty limit n. teminat mektubu limiti
flow limit n. akma sınırı
page limit n. sayfa sınırları
withdraw limit n. çekme limiti
daily withdraw limit n. günlük para çekme limiti
daily withdraw limit n. günlük çekme limiti
atterberg limit tests n. atterbey limit deneyleri
limit of authority n. yetki sınırı
confidence limit n. güven sınırı
expiration of time limit n. zamanaşımının dolması
limit increase n. limit artışı
limit-experience n. sınır deneyimi
time limit n. belirli süre
limit control n. limit kontrol
threshold limit value n. eşik sınır değeri
acceptable speed limit n. kabul edilebilir hız sınırı
speed limit n. sürat haddi
age limit n. yaş sınırı
tolerance limit n. hoşgörü sınırı
lowest limit n. en alt sınır
limit of function n. fonksiyon limiti
peremptory time limit n. kati süre sınırlaması
lower limit n. alt sınır
upper class limit n. üst sınıf limiti
spending limit n. harcama limiti
limit of significance n. anlamlılık sınırı
upper confidence limit n. üst güven limiti
limit of detection n. saptama sınırı
term limit n. bir makamda çalışmaya müsaade edilen, önceden belirlenmiş hizmet süresi
minimum legal limit n. minimum yasal sınır
minimum legal limit n. asgari yasal sınır
limit state n. sınır durumu
city limit n. yerleşim yerinin sınırları
city limit n. şehrin sınırları
speech limit n. konuşma sınırı
go beyond the limit v. çizmeyi aşmak
overstep the limit v. haddini aşmak
go beyond the limit v. haddini aşmak
pass the limit v. ileri götürmek
ovrstep the limit v. kantarın topunu kaçırmak
pass the limit v. ölçüyü kaçırmak
put someone over the limit v. limitinin üzerine çıkarmak
limit one's scope v. kapsamını daraltmak
exceed the limit v. limiti aşmak
lower the limit v. limit düşürmek
push the limit v. limiti zorlamak
limit one's authority v. yetkilerini kısıtlamak
exceed the limit v. aşırı gitmek
reach the limit of v. sınırına ulaşmak
limit oneself v. kendini sınırlamak
overstep the limit v. çok olmak
overstep the limit v. fazla olmak
know no limit v. sınır tanımamak
push the limit v. sınırı zorlamak
drive at a speed exceeding a legal limit v. hız yapmak
drive at a speed exceeding a legal limit v. sürat yapmak
be bound at the limit v. limite bağlı olmak
go over the limit v. sınırı aşmak
go over the limit v. ölçüyü kaçırmak
go over the limit v. limiti aşmak
limit the use v. kullanımı sınırlamak
know one's limit v. sınırını bilmek
exceed the time limit v. süreyi aşmak
limit the budget v. bütçeyi sınırlamak
limit the budget v. bütçe sınırlamak
limit someone's freedom v. özgürlüğünü kısıtlamak
exceed the speed limit v. hız limitini aşmak
lower the speed limit v. hız limitini düşürmek
know no limit v. dur durak tanımamak
know no limit v. dur durak bilmemek
exceed the speed limit v. hız sınırını aşmak
limit the bloodshed v. akan kanı/katliamı durdurmak
off-limit adj. yasak bölge
off-limit adj. izin verilmeyen
out of limit adj. limit dışı
this is the limit! interj. pes
Phrasals
limit someone to something v. sınırlamak
limit someone to something v. limit koymak
Phrases
with no price limit expr. tutar limiti olmadan
Colloquial
the limit [obsolete] n. gına getiren şey
the limit [obsolete] n. rahatsız edici kimse
the limit [obsolete] n. sinir bozucu şey
be the limit v. bardağı taşırmak
be the limit v. tahammül edilemez olmak
be the limit v. sınıra gelmek
be the limit v. hoş görülmez olmak
be the limit v. aşırı olmak
make limit v. sınır koymak
be the (absolute) limit [old-fashioned] v. haddini aşan biri/bir şey olmak
be the (absolute) limit [old-fashioned] v. eziyet olmak
be the (absolute) limit [old-fashioned] v. eziyet verici biri/bir şey olmak
be the (absolute) limit [old-fashioned] v. çok can sıkıcı biri/bir şey olmak
be the (absolute) limit [old-fashioned] v. sinir bozucu biri/bir şey olmak
be the (absolute) limit [old-fashioned] v. dayanılmaz/çekilmez biri/bir şey olmak
sky is the limit expr. sınır yok
sky is the limit expr. sınırsız
learning knows no age limit expr. okumanın yaşı yoktur
learning knows no age limit expr. öğrenmenin yaşı yoktur
Idioms
go the limit v. sınırı zorlamak
go to the limit v. sınırı zorlamak
be the (absolute) limit v. haddi aşmak
be the (absolute) limit v. sınırları zorlamak
be the (absolute) limit v. dayanılmaz/çekilmez noktada olmak
be the (absolute) limit v. burasına kadar getirmek
the sky's the limit expr. sınır yok
the (absolute) limit expr. burasına kadar getiren
the (absolute) limit expr. dayanılmaz/çekilmez noktada olan
the (absolute) limit expr. sınırları zorlayan
the (absolute) limit expr. haddi aşan
Speaking
there is no age limit for education expr. okumanın yaşı yoktur
Trade/Economic
limit price orders n. limit fiyatlı emirler
limit up n. borsa tavanı
central limit theorem n. merkezi limit teoremi
limit-up n. üst limit
limit pricing n. düşük sınır fiyatlaması