Safe - Turco Inglés Diccionario

Safe

Significados de "Safe" en diccionario turco inglés : 41 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
safe adj. güvenilir
safe adj. emniyette
safe adj. tehlikesiz
safe adj. emniyetli
safe adj. güvende
safe adj. güvenli
General
safe n. çelik kasa
safe n. kasa
safe n. depo
safe n. muhafaza yeri
safe n. zararlı haşarattan ve hava şartlarından korunması için havalandırılan veya soğutulan sandık veya dolap
safe n. çatı teknesi veya küvet gibi bir tesisatın altında yer alan su toplama haznesi
safe adj. muhakkak
safe adj. emin ellerde
safe adj. mahfuz
safe adj. korkusuz
safe adj. tehlikesiz
safe adj. güvencede
safe adj. güvenlikte
safe adj. salim
safe adj. sağlam
safe adj. kesin
safe adj. emniyette
safe adj. güvenceli
safe adj. emin ellerde
safe adv. emniyetle
safe adv. güvencede olarak
safe adv. sağ salim
safe adv. güvenle
safe interj. naber
safe exclam. harika
Colloquial
safe n. kondom
Trade/Economic
safe n. kasa
Technical
safe n. kasa
safe adj. emniyetli
safe adj. emin
safe adj. koruyucu
Military
safe adj. emniyette
Baseball
safe adj. kaleye ulaşmayı başaran
safe adj. vurucuyu kaleye ulaştıran
Ottoman Turkish
safe adj. masun

Significados de "Safe" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
a safe building n. sağlam bir bina
safe conduct n. geçiş izni
a safe politician n. güvenilir bir politikacı
safe period n. güvenli dönem
safe box n. para kasası
safe deposit box n. çelik kasa
render safe procedure n. güvenli hale getirme işlemi
safe deposit box n. özel müşteri kasası
safe vault n. çelik kasa
a safe neighborhood n. emniyetli bir mahalle
safe deposit box n. kiralık kasa
safe arrival n. sağ salim varış
safe custody n. saklama
safe drive n. güvenli sürüş
safe heating n. güvenli ısınma
safe access n. güvenli erişim
safe use n. güvenli kullanım
safe usage n. güvenli kullanım
safe sex n. güvenli cinsellik
safe sexuality n. güvenli cinsellik
jewelry safe n. mücevher kasası
safe harbor n. sığınacak liman
safe haven n. sığınacak liman
safe harbour n. sığınacak liman
safe-deposit n. değerli eşyaların saklanması için temin edilen kasa
safe-breaker n. kasa hırsızı
safe-deposit boxes in ottoman empire n. esnaf sandığı
safe-deposit box n. kiralık kasa
safe-deposit n. kasa
safe-deposit n. banka kasası
safe-deposit n. kiralık kasa
safe-deposit box n. bankadaki kiralık kasa
safe-deposit boxes in ottoman empire n. orta sandıkları
safe-blower n. kasa hırsızı
safe-deposit boxes in ottoman empire n. esnaf kesesi
safe-deposit boxes in ottoman empire n. teavün sandıkları
safe-deposit boxes in ottoman empire n. esnaf vakfı
safe area n. güvenilir alan
safe area n. güvenlikli alan
safe-deposit box n. (bankada) kiralık kasa
safe area n. güvenli alan
safe arrival n. sağ salim varma
safe arrival n. sağ salim ulaşma
safe arrival n. salimen ulaşma
crime (safe) haven n. suç cenneti
safe passage n. güvenli geçiş
safe shot n. güvenli vuruş
safe entry n. emin giriş
safe entry n. güvenli giriş
safe sex n. güvenli seks
safe sex n. korunmalı seks
meat safe n. et dolabı
safe flight n. güvenli uçuş
combination to the safe n. kasanın şifresi
diamond safe n. elmas kasası
iron safe n. demir kasa
steel safe n. çelik kasa
a safe neighbourhood n. güvenli bir mahalle
combination safe n. şifreli kasa
a safe neighborhood n. güvenli bir muhit
safe word n. bir tür şifre olarak kullanılan kelime
safe word n. güvenlik sözcüğü
safe word n. anahtar kelime
safe driver n. güvenli sürücü
room safe n. oda kasası
safe room n. güvenli oda
cash safe n. nakit kasası
hidden safe n. gizli kasa
oven-safe dessert cup n. fırına dayanıklı tatlı kasesi
secret safe n. gizli kasa
safe yield n. emniyetli verim
safe-keeping n. emniyet
safe-keeping n. himaye
safe-keeping n. korunma
safe-keeping n. koruma
safe-keeping n. emniyetli korunma
safe-keeping n. emniyetli koruma
fail-safe n. arızayı tümüyle önleyen şey
fail-safe n. bir şeyi bozulma korumalı yapan cihaz veya önlem
safe person n. güven hissi veren kişi
safe person n. güvenli kişi
pie safe n. telli mutfak dolabı
safe sports n. güvenli sporlar
make safe v. güvenli hale getirmek
play it safe v. sağlama almak
make safe v. sağlam kazığa bağlamak
play safe v. riske girmemek
play it safe v. riske girmemek
make safe v. emniyet altına almak
make safe v. sağlama bağlamak
be on the safe side v. ihtiyatlı davranmak
break a safe v. kasa soymak
make something safe v. güvenli kılmak
render something safe v. güvenli kılmak
make a safe landing v. güvenli bir iniş yapmak
play safe v. kendini emniyete almak
make the bomb safe v. bombayı etkisiz hale getirmek
safe oneself v. kendini emniyete almak
be on the safe side v. kendini emniyete almak
be in safe v. güvende olmak
feel safe v. güvende olmak
be safe v. güvende olmak
wish safe receipt v. iyi şans dilemek
wish safe arrival v. iyi şans dilemek
be in safe hands v. emin ellerde olmak
be safe from v. güvende olmak
be safe from v. bir şeyden azade olmak
be safe from v. bir şeyden korunmak
arrive safe v. sağ salim varmak
arrive safe v. salimen varmak
arrive safe v. kazasız varmak
feel safe v. güvende hissetmek
keep safe from v. -den sakınmak
keep safe from v. -den korumak
want to be safe v. güvende olmak istemek
ensure a safe operation v. emniyetli çalışma sağlamak
maintain a safe following distance v. takip mesafesini korumak
arrive safe and sound v. kazasız belasız varmak
play it safe v. sağlamcı davranmak
bring someone back safe v. birini sağ salim getirmek
be fire safe v. yangında güvende olmak
safe [obsolete] v. sağlam kazığa bağlamak
safe [obsolete] v. güvenli hale getirmek
safe [obsolete] v. emniyet altına almak
fail-safe v. arıza durumunda güvenli moda dönmek
fail-safe v. bozulma korumalı cihazla donatmak
safe and sound adj. kazasız belasız
safe and sound adj. salimen
safe and sound adj. sağ salim
safe and sound adj. sapasağlam
fail safe adj. bozulmaya dayanıklı
fail-safe adj. tedbirli
dishwasher-safe adj. bulaşık makinesinde yıkanabilir
eye-safe adj. göz için güvenli
safe for people adj. insanlar için güvenli
safe and secure adj. güvenli ve emin
food safe adj. yiyecek maddeleri için uygun veya güvenli
safe from danger adj. güvende
microwave-safe adj. mikrodalgaya uygun
microwave-safe adj. mikrodalgada kullanılabilir
microwave-safe adj. mikrodalga fırında kullanım için uygun
safe [uk] adj. harika
safe [uk] adj. mükemmel
safe-deposit adj. değerli eşyaların emniyetini sağlayan
fail-safe adj. başarısızlık ihtimali bulunmayan
fail-safe adj. sorunsuz
quite safe adj. oldukça güvende
quite safe adj. oldukça güvenilir
quite safe adj. oldukça güvenli
for safe keeping adv. emaneten